Haber
Paskalya tatili sonrasında Fischer’in takımını oluşturması ve Meclis’ten güven oyu talep etmesi bekleniyor. Bakanlar Kurulu’nun 9 Mayıs’ta göreve başlaması öngörülüyor. Birbirine iki rakip parti ortak bir cephede 200 sandalyeli meclisin 149’unu elinde bulunduruyor.
Bu durum istifasını sunmuş bulunan Başbakan Topolanek’in Prag’da 7 Mayıs’ta gerçekleştirilecek AB zirvesinde başkanlık etmesini engellemiyor. Zirvede AB liderlerinin altı eski Sovyet ülkesini AB’ye daha yakınlaştırabilmek amacıyla geliştirdikleri “Doğu Ortaklığı” girişimini ele almaları bekleniyor.
İki parti arasında varılan mutabakata göre de Haziran’daki AB zirvesine Cumhurbaşkanı Klaus başkanlık edecek. Bu zirvede ise İrlanda’nın Lizbon Anlaşması’nı ikinci kez halk oylamasına sunmasına ilişkin bir raporu liderlere sunması bekleniyor.
Fischer’in kabinesini 2009’un ilk yarısında AB dönem başkanlığını üstlenen Çek Cumhuriyeti’nin bu görevi tamamlamak, 2010 yılı devlet bütçesini hazırlamak ve krize karşı bir önlemler paketi sunmak gibi görevleri bekliyor.
Çek Cumhuriyeti’nde erken seçim Ekim’de yapılacak. Ancak mecliste grubu bulunan partilerin seçim sonrasında yeni hükümet üzerinde anlaşmaya varamamaları halinde Fischer yönetimi göreve devam edecek.
‘Tamamen akıldışı’
İstifa sürecindeki Çek hükümeti bölgesel gelişim bakanı Cyril Svoboda EurActiv-Fransa’ya ülkesinin şu anda içinde bulunduğu siyasi durumun “tamamen akıldışı” olduğunu söyledi.
Svoboda Çek Cumhuriyeti’nin halen teknik olarak AB’nin dönem başkanı olduğunu ancak siyaseten bunun çok zor olduğunu sözlerine ekledi. “Güven kaybettik.”
Svoboda’nın üyesi bulunduğu KDU-CSL yeni hükümet kurulması çabalarına katılmama kararı aldı.
Svoboda konuya, “Partim bu koalisyonu terk etmeye karar verdi. Çünkü erken seçim öncesinde hür ve bağımsız olmalıyız,” şeklinde açıklık getirdi.
Lizbon Anlaşması’nın onaylanması konusunda karamsarlık hakim
Lizbon Anlaşması Çek Senatosu’nda onay bekleye dursun çoğu parti ABD ile radar sistemi anlaşması imzalanmadan Lizbon Anlaşması’nın kabulünün mümkün olmayacağı konusunda uyarıyor. Svoboda bunun en ciddi sorun olduğunu belirtiyor.
“Bugün anlaşmanın kurban edilmesi sürecini yaşıyoruz. Senato’da onay sürecini başarmalıyız ve anayasal çoğunluğa sahip olmalıyız. Ancak sanırım liberal, Hıristiyan, sosyal demokrat bütün senatörlerin ikna edilmesi ve bu çoğunluğun sağlanması çok zor olacak. Bugün bu çoğunluk mevcut değil.”
Çek siyasetçi ülkesinin devlet başkanı Klaus’un Lizbon Anlaşması’na karşı olduğunu ancak yine de metni Senato’dan geçmesi halinde imzalayabileceğini söyledi Svoboda bu oylamanın Mayıs’ta yapılabileceğini sözlerine ekledi.
Arka plan:
Mart ayında siyasi çalkantıların ortasında kendini bulan Çek Cumhuriyeti’nde Mirek Topolanek başkanlığında kurulan azınlık hükümeti meclisten güvenoyu alamayınca görevi bırakmak durumunda kaldı.
Hükümet krizi ülkenin AB dönem başkanlığı görevini ikinci plana iterken birlik karşıtı tavırlarıyla bilinen Klaus’un elini güçlendirdi. Dolayısıyla Lizbon Anlaşması’nın Çekler tarafından onaylanıp onaylanmayacağına ilişkin endişeler artmaya başladı.
Topolanek’in lideri olduğu ODS, Hıristiyan Demokratlar (KDU-CSL) ve Yeşiller (SZ) azınlık hükümeti mecliste çoğunluğu temsil etmiyor ve yasa tasarılarının kanunlaşabilmesi için bağımsız adayların desteğine ihtiyaç duyuyordu.
Yeni çoğunluk ise şimdi rakip partiler ODS ve Sosyal Demokratlardan (CSSD) oluşuyor.








