Arka Plan:
AB göçmenlik politikası zaman çizelgesi:
- Ekim 1999: Tampere AB zirvesinde ortak bir AB göçmenlik politikasının hedefleri belirlendi.
- Kasım 2000: Komisyon Topluluğun göçmenlik politikası bildirisini (İng.)yayınladı.
- Temmuz 2001: İlk somut adım olarak Komisyon Üçüncü dünya ülkelerinden gelen işçilerin kabulü ve AB’de kalışı ile ilgili koşullar yönergesini (İng.)sundu.
- Haziran 2003: Konsey’de bu yönerge taraftar toplayamadı. Komisyon daha sonra Göçmenlik, Uyum ve İstihdam bildirgesi (İng.)ile tartışmalara katkıda bulundu.
- Nisan 2005: Komisyon Ekonomik göç idaresine AB yaklaşımı üzerine Yeşil Tebliğ (İng.)ile ilgili istişarelerde baskıyı artırdı.
- Aralık 2005: İstişarelerden elde edilen sonuç "Yasal Göç Politikası Planına (İng.)" eklendi.
- Mart 2006: Komisyon teklif edilen yönergeyi geri çekerek diğer ülkelerden gelen işçiler üzerindeki üç yıl süreli blokaj Konsey’de kaldırıldı.
Konu Başlıkları:
Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 8 Ekim günü gerçekleştirilen bir toplantıda vekiller aşağıdaki soruları uzmanlara ilettiler:
- Göçmenlik giderek yaşlanan üye ülkeler nüusuna ve çalışma yaşındaki nüfus azalmasına bir çare midir?
- Bu durumda üyeler kalifiye işçiye mi yoksa daha düşük nitelikli olanların da dahil olduğu bir karma gruba mı yönelmelidir?
- Ekonomi sektöründe kotaya dayalı olan Avustralya ve Kanada AB için örnek alınmalı mıdır?
- AB’ye giriş yapan işçi göçmenlerin oturum statüsü ne olmalıdır, uzun vade, orta vade; ve bu düzenlemelerin göçmenlerin uyumu üzerine etkisi nelerdir?
- Göçmenler AB vatandaşlarının sahip olduğu aynı çalışma ve sosyal haklardan yararlanmalı mıdır?
- Göçmen işçilerin sosyal güvenlik kazanımlarını kendi ülkelerine transfer edebilmelerinin en iyi yolu nedir?
- Göçmen işçilerin AB’ye uyumunu en üst düzeyde başarmak için ne tür politikalar işleme koyulmalıdır? Sosyal ortaklar, STÖ’ler ve sivil toplumun bu konudaki rolü ne olabilir?
Taraflar:
Almanya’daki Oldenburg Üniversitesi’nden Norbert Cyrus ve İngiltere Göçmen Politikası ve Topluluğu Merkezi’nde 'Göçmenlik İdaresi (İng.) 'konusunda çalışan Alessio Cangiano (İng.) soruları yanıtladılar.
Cangiano Avustralya ve Kanada’da göçmen işçilerin istihdam piyasasına kabul edilebilmeleri için meslek, dil yeterliliği gibi kendi kişisel karakteristiklerinin dikkate alındığı puan toplama sistemine tabi olduklarını söyledi. “Kalifiye elemanlar aslında sosyal güvenlik sistemlerine kendi aldıklarından daha fazla katkıda bulunuyorlar. Tarım, hastane ve sosyal hizmet sektörlerinde düşük nitelikli işçilere talep giderek artıyor. Ancak göçmenlik çalışma yaşı grubunda bulunan nüfustaki azalmayı durdurmak için sadece kısa vadeli bir çözüm sunuyor” dedi.
Cyrus bu konuda talebe bağlı yaklaşım görmek istediğini söylerken şu anda kaynağa bağlı sistemin yürürlükte olduğunu belirtti. Göçmenlere bulundukları ülkede kendilerine iş sağlanması yanında oturum ve çalışma izni de verilmesi gerektiğini dile, belli bir deneme sürecinden sonra bu işçilerin geçici iş statüsünden kadrolu statüye geçirilmesinin uygun olduğunu dile getirdi.
Avrupa Yaşam ve İş Koşullarının Geliştirilmesi Vakfı (Eurofound) Başkanı Huber Krieger ise, “Avrupa önceki yıllarda başka ülkelerden misafir işçi programı adı altında kabul ettikleri ancak daha sonra ülkeyi terketmeyen birtakım üye ülkelerin deneyimlerinden kendisine dersler çıkarmalıdır. Göçmen işçilerin bulundukları ülkenin kendilerine sunduğu iş ve kariyer olanaklarının işçilerin nitelikleri ve yeterliği ile uygun olmalıdır. Bu şekilde işçilerin gelir ve statü kaybının, ev sahibi ülkenin de refah kaybının önüne geçilmiş olur” dedi.
Son gelişmeler ve atılacak adımlar:
- 8 Ekim 2007: Avrupa Parlamentosu İstihdam Komitesi “Göçmen işçilerin uyumu” konusunda bir oturum gerçekleştiriyor.
- 12 Ekim 2007: Bilimsel araştırma için üçüncü ülkelerden şahısların kabulü ile ilgili özel mevzuat yönergesinin (İng.)uygulamaya koyulması için son gün.
- 23 Ekim 2007: Komisyon’un iki yeni teklif sunması bekleniyor:
- "Yüksek nitelikli göçmen giriş ve oturum sağlama koşulları” ve
- "Göçmenlerin oturum ve çalışma için tek bir izin belgesine tabi tutulması ve tek bir ortak haklar dizisine sahip olması.








