Logo EurActiv.com.tr

İngiltere'nin Orams kararına Dışişleri'nden sert açıklama

Bookmark and Share

20.01.2010
İngiliz mahkemesi, Orams Davası kapsamında Kuzey Kıbrıs'da mülkiyet hakları konusunda Rum mahkemelerinin kararlarının geçerli olduğu görüşüyle, emsal teşkil edebilecek bir karara imza attı. Bunun üzerine Türk Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada Güney Kıbrıs'ın haksız şekilde elde ettiği AB üyeliğini suistimal ettiğini bildirdi.

Haber

Kıbrıslı Rum Meletis Apostolides, şu anda Türk yönetiminde bulunan Lapta bölgesinde 1974'deki işgal öncesinde kendisine ait olan arsa üzerinde villa inşa ettikleri gerekçesiyle İngiliz David ve Linda Orams çiftine bir Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemesinde dava açıp, kazanmıştı. Mahkeme, İngiliz Orams ailesinin Apostolides'e ait toprakları iade etmesi, araziyi işgal ettikleri süre için kira mahiyetinde bir tazminat ödemesi, inşa ettikleri villayı yıkmaları, ve mahkeme masraflarını ödemelerine karar vermişti. Ancak itirazlar ve farklı mahkemelerde açılan davalar, 2004'ten bugüne dek sürdü.

Orams çiftinin itirazları, Rum temyiz mahkemesinde reddedilmiş, ancak daha sonra İngiltere'deki yüksek mahkeme, Orams çiftinin İngiltere'deki mülklerine tazminat amacıyla el konması talebini reddederek, davayı Lüksemburg'daki Avrupa Adalet Divanına yollamıştı.

Ama Divan, Rum mahkemelerinin Türk kesimindeki sivil ve ticari meselelerle ilgili kararlarının geçerli olduğuna, ve diğer Avrupa ülkelerinde de tanınıp uygulanması gerektiğine hükmetti.. Bugün İngiltere'de İstinaf mahkemesinin verdiği karar, bunun nasıl yorumlanacağını göstermek bakımından önem taşıyordu..

Mahkeme, Avrupa Adalet Divanı'nın kararını destekleyerek, Rum mahkemesinin kararının İngiltere'de uygulanacağını bildirdi. Bu karar, emsal oluşturabileceği için, Kıbrıs'ın türk kesiminde, mülkiyeti rumlara ait arazi ya da bina satın alan çok sayıda İngiliz'i yakından ilgilendiriyor.  Ama mahkeme, her bir davanın kendi koşulları içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, itiraz yollarını da açık bıraktı.

İngiliz Mahkemesi'nin kararının ardından Dışişleri Bakanlığı eleştirel bir açıklama yayınladı:

"İngiliz İstinaf Mahkemesi bugün (19 Ocak) kamuoyunda Orams davası olarak bilinen, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi GKRY mahkemelerinin KKTC'deki taşınmaz mülklere ilişkin aldığı kararların AB mevzuatı uyarınca İngiltere'de tenfizinin mümkün olup olmayacağına ilişkin kararını açıklamış ve GKRY mahkemelerince alınan kararın İngiltere'de uygulanabileceğini bildirmiştir. 

Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) Orams davasına ilişkin olarak 28 Nisan 2009 tarihinde verdiği karar sonrasında Bakanlığımızca yapılan açıklamada, sözkonusu kararın müzakere sürecinde belirlenmiş parametrelere ve kurulacak yeni ortaklığın doğasına aykırı olduğu ve GKRY'nin haksız şekilde elde ettiği AB üyeliğini, çözüm çabaları aleyhine nasıl suiistimal ettiğinin açık bir örneği olduğu bildirilmişti. Maalesef, İngiliz İstinaf Mahkemesi'nin bu olumsuz unsurları teyit eden son kararı birçok açıdan düşündürücüdür. 

Her şeyden önce, İngiliz İstinaf Mahkemesi'nin kararı, iki kesimliliğe, siyasi eşitliğe dayanan ve iki Kurucu Devletin oluşturacağı yeni bir ortaklık kurulmasına yönelik kapsamlı çözüm çabaları BM çerçevesinde el'an devam eden Kıbrıs sorununun daha da karmaşık hale gelmesine ve GKRY'nin çözüm hedefinden uzaklaşmasına neden olabilecek niteliktedir. 

2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddetmesine rağmen, adeta ödüllendirilerek AB'ye tek taraflı olarak üye yapılan GKRY'nin bu üyeliğinin bir sonucu olan kararın, Ada'da BM çerçevesinde adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması için çabaların yoğunlaştığı ve kritik bir aşamaya ulaştığı bu noktada çözüm hedefine zarar verme riski yüksektir. 

Bu kararın zamanlaması, Ada'da sürdürülen müzakerelerdeki kritik aşama göz önüne alındığında, iyi niyet ve hukuki objektiflik açısından fevkalade talihsiz olmuştur. İlgili bütün tarafların bilmesini isteriz ki, bu kararın müzakerelerdeki mülkiyet başlığı altındaki konulara etkide bulunması söz konusu olamaz. 

Ada'da devam etmekte olan müzakere sürecine olumsuz etkide bulunması muhtemel olan bu kararın alınması sürecinde, garantör ülke olan İngiltere'nin izlediği yaklaşım da dikkat çekmiştir. İngiliz İstinaf Mahkemesi'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da vurgu yapılan Ada'nın kuzeyinde etkin bir hukuk sisteminin mevcudiyetini de göz ardı ettiği görülmektedir. 

Anılan karar ile ilgili alınacak önlemler KKTC makamlarıyla müştereken değerlendirilmektedir."

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics