Haber
Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, kaliteli çalışma ilişkilerinin AB'nin ekonomik krizi aşmasında yardımcı olabileceği bildirildi. Rapora göre, kaliteli çalışma ilişkileri, ekonomik değişimin yönetilmesi ve maliyetinin azaltılmasında, işçilerin ve firmaların geçiş şoklarından korunarak değişime uyum sağlamalarının kolaylaştırılmasında kilit role sahip bulunuyor.
Sendika üyeliğinde ''mütevazı düşüşe'' (2000'de yüzde 27,4'ten 2005'te yüzde 25,6'ya) karşın Avrupa'da toplu pazarlık önemini koruyor. 2006 yılı verilerine göre, Avrupalı işçilerin yaklaşık üçte ikisi toplu iş sözleşmeleri kapsamında bulunuyor.
Toplu pazarlığın kapsamını büyük ölçüde belirleyen işveren örgütlerine üyelik düzeyi ise sabit görünüyor.
AB'ye üye ülkeler arasında belirgin farklılıklar da bulunuyor. İşçi sendikası üyeliği yüzde 8-80, işveren örgütleri üyeliği yüzde 20-100 arasında değişiklik gösteriyor.
AB-15 ülkelerinde toplu pazarlığın kapsamı yüzde 68 iken 2004 sonrasında birliğe katılanlarda bu oran yüzde 43 düzeyinde kalıyor. Ücret pazarlığı, cinsiyete bağlı ücret farkları, ücret eşitsizliği ve çalışan yoksulluğu üzerinde etkili oluyor. Diğer değişkenler sabitken sendika üyeliğinin yüzde 10 daha yüksek olduğu yerlerde ücret eşitsizliği yaklaşık yüzde 2 azalıyor. Toplu pazarlığın kapsamında yüzde 10'luk bir artış ise çalışan yoksulluğu üzerinde yüzde 0,5'lik bir düşüş yaratıyor.
Rapora göre, asgari ücret, AB'de ücret tespitinde önemi giderek artan bir unsur haline geliyor.
AB'ye üye ülkelerin 20'sinde yasal asgari ücret bulunuyor. Ücret tabanı, sadece güçlü işveren örgütlerinin ve işçi sendikalarının eş güdüm içinde daha fazla sayıda firma ve işçi için görüşmelerde bulunduğu üye ülkelerde yasal olarak değil, toplu sözleşme ile belirleniyor.
Avrupa Komisyonu, sosyal ortakların güçlü olmaları ve güvene dayalı bir ilişki kurmaları gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle AB, Avrupa Sosyal Fonu aracılığıyla özellikle birliğe 2004 sonrasında katılan ülkelerde sosyal ortaklara desteğini ciddi ölçüde arttırdı.
Rapor, sosyal ortakların, tüm Avrupa'da, federasyonlarının AB düzeyinde özerk çerçeve anlaşmalarını sadece görüşebileceğini değil, bunları uygulayabileceğini de gösterdiklerini vurguluyor.
AB çapında sektörel düzeyde sosyal diyalog, yemek hizmetlerinden profesyonel futbola kadar genişletilmiş durumda.








