Arka plan:
BM çerçevesinde yıllardan beri sonuçsuz kalan konuyla ilgili tartışmalar nihayet Kosova’nın 17 Şubat Pazar günü Sırbistan’dan bağımsızlığını tek taraflı olarak ilan etmesiyle sona erdi.
AB’nin dört büyük ülkesi (Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya) 18 Şubatta yaptıkları açıklamayla nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman Arnavutlardan oluşan Kosova’yı bağımsız bir devlet olarak tanıdıklarını bildirdiler. Kosova, Eski Yugoslavya’nın parçalanması sonrasında bağımsızlığını ilan eden altıncı ülke olurken ABD, ülkenin bağımsızlığını memnunlukla karşıladıklarını belirtti.
Kosova’nın bağımsızlığının AB içinde kabul edilmesinin önünde duran en büyük engeli İspanya oluşturuyor. Madrid hükümeti, bu durumun potansiyel tehlike arz eden emsal teşkil ettiği endişesini sık sık ifade ediyor. İspanyollar Avrupa genelinde tüm azınlık grupların, İspanya’daki Bask bölgesi ve Katalanlar da dâhil olmak üzere, bu durumu kötüye kullanabilecekleri vurgusunu yapıyorlar.
AB Dış İşleri Konseyi’nin sonuç bildirgesinde bu nedenle “ılımlı diplomatik” bir dil kullanılmasına karar veren bakanlar kararın, uluslar arası yasalar, Kosova ile ilişkiler ve ulusal teamüller ışığında tek tek ülkelere bırakılmasından yana tavır alıyorlar. İspanya’nın ricası üzerine, nihai uzlaşı noktasında bakanlar “bağımsızlık” ya da “tanınma” sözcüklerine yer verilmediğini açıkladılar.
Brüksel’de bir diplomat İspanya’nın duruşu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada bulunan formülün Brüksel’dekilerden ziyade İspanyol’lara yönelik olduğunu söyledi.
Öte yandan, Kıbrıs, Yunanistan, Romanya, Slovakya ve Bulgaristan da toplantı öncesinde İspanya’nın yanında yer aldıklarını belirttiler. Bu ülkelerin tamamı tanınmaya karşı olduklarının altını çizdiler. Ancak AB üye ülkelerinin çoğu Kosova’nın bağımsızlığının tanınmasından yana. Önümüzdeki hafta, AB üyelerinden en az 15’inin bu yeni devleti resmen tanıyacakları bildiriliyor. Tanınma ile ilgili endişeleri gidermek için AB dış işleri bakanları Kosova’nın bağımsızlık ilanının “nevi şahsına münhasır” bir durum olduğunu belirtme konusunda mutabakata vardılar. Bu durum, AB’nin tanıdığı toprak bütünlüğü ilkesi konusunda sorulara yer bırakmıyor ve dolayısıyla emsal teşkil etmiyor.
Kosova’nın hali hazırda Birleşmiş Milletler (BM) teminatı altında olması nedeniyle AB bakanlarının buldukları bu çözüm, AB dönem başkanlığını yürüten Slovakya’nın Dış İşleri Bakanı Dimitrij Rupel tarafından, “Avrupa Birliği, bir kez daha birlik sınavını geçmiş bulunuyor” açıklamasıyla ifade edildi.
Bu arada Kosova’nın bağımsızlığına itiraz eden Sırbistan, Fransa, Türkiye ve ABD’deki büyükelçileri geri çağırdı.
Görüşler:
AB dış işleri bakanları toplantısından önce AB Ortak Dış ve Güvenlik İlişkileri Yüksek Temsilcisi Javier Solana tüm tarafları “sağduyulu” davranmaya çağırdı.
İspanyol Dış İşleri Bakanı Miguel Angel Moratinos ise, “İspanya’nın Kosova’nın muhtemel tanınması ile ilgili duruşu açıktır. Bu tek taraflı kararı tanımıyoruz,” dedi.
Fransız Dış İşleri Bakanı Bernard Kouchner, AB Konsey’nin “herkes için iyi olan bir zafer kazandığını” belirtti. “Sırplar’ın bunu bir yenilgi olarak görmeleri gerekmez çünkü taahhütlerini yerinde getirdiklerinde istedikleri zaman AB’ye katılabilirler.”
İngiliz Dış İşleri Bakanı David Miliband oldukça açık bir ifadeyle, “Kosova’yı tanıyacağız. Bunu bu akşam yapacağız,” diye konuştu.
Alman Dış İşleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de aynı derece kararlılıkla Almanya’nın “yakında Kosova’yı tanıyacağını” belirtti.
İtalya’nın Dış İşleri Bakan Vekili Massimo D'Alema, ülkesinin Kosova’yı Çarşamba günü tanıyacağını açıkladı.
“Sırpların durumu çok zor. Ama umarım vatandaşlar geleceğe bakacaklardır,” diyen AB Genişleme Komiseri Olli Rehn, Belgrad hükümeti ile ülkenin AB üyeliği için geçiş anlaşmasının imzalanması için gerek şartlar olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Poettering ise Kosova’nın bağımsızlık ilanının kendi vatandaşlarının iradesi olduğunu söyledi.
Dün yayınlanan NATO basın bildirisinde, “Dün, Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra NATO, KFOR’un Kosova’da BM Güvenlik Konseyi 1244 numaralı kararı doğrultusunda ve dış işleri bakanlarının Aralık 2007’de kabul ettikleri gibi Kosova’da konuşlanmaya devam edeceğini teyit etmektedir” bilgisine yer verildi.
AP’ın en büyük siyasi grubu olan merkez sağ EPP-ED Kosova’nın sorumlulukla davranması gerektiğinin altını çizerek, “azınlık haklarının tam uygulanması konusuna bilhassa dikkat edilecektir,” açıklamasını yaptı.
Atılacak Adımlar:
20 Şubat 2008: Almanya’nın Kosova’yı resmen tanıması bekleniyor.
20 Şubat 2008: AP genel kurulda Kosova’nın bağımsızlığını ele alıyor.
Haziran 2008: AB polis gücü Kosova’da tam aktif hale geçiyor.








