Logo EurActiv.com.tr

Lizbon Anlaşması Klaus’a 2. Dünya Savaşı’nı hatırlatıyor

Bookmark and Share
Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus

14.10.2009
Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus Avrupa Birliği’nin (AB) Lizbon Anlaşması’na onay vermek için güçlü ve bağlayıcı garantiler talebinde bulunacak. Klaus’un metni imzalamadan önce mülkiyet haklarının zedelenmeyeceğine dair teminat istediği belirtildi.

İrlanda’da 2 Ekim’de anlaşmanın kabulünden sonra gözler Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne çevrildi. Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczyński’nin onay sürecini bu hafta metni imzalayarak tamamlaması bekleniyor.

Ancak Çek Anayasa Mahkemesi Lizbon Anlaşması’nın ülkenin anayasasına uygun olmadığı yönünde bir grup senatörün açtığı itiraz davasıyla ilgili kararını henüz açıklamadı. Şüphecilerin lideri konumundaki Klaus da bu nedenle anlaşmayı imzalamaya yanaşmadı.

Birliğin dünya sahnesinde daha önemli bir rol alabilmesi ve karar verici mekanizmaların akışını düzenlemek üzere hazırlanan Lizbon Anlaşması’nın önündeki son engel Klaus oldu.

Kaczyński anlaşmayı cumartesi günü imzaladı. Çekler ise anlaşmadan daha önce İngiltere ve Polonya’nın koparabildiği kısmi muafiyet talebinde bulunarak herkesi şaşırttı. 

Klaus anlaşmanın İkinci Dünya Savaşı sonrasında Çekoslovakya’dan sürülen Almanların mülkiyet iddialarına kapı açabileceğinden endişe duyduğunu söyledi. Çek hükümeti ise yapılan analizlerin bu korkuların yersiz olduğunu ortaya koyduğunu açıkladı.

Ancak Klaus’un yardımcısı Ladislac Jakl Pazar günü cumhurbaşkanının AB’den bağlayıcı bir garanti ve siyasi bildirge talebinde bulunduğunu kaydetti.

Jakl canlı yayında “Cumhurbaşkanı herhangi bir açıklama ile yetinmeyecek, her vatandaş için garanti talebinde bulunuyor. Onun için bu şart asli, gerekli ve çiğnenemez” dedi.

Lizbon Anlaşması’na göre AB’ye uzun süreli tek bir başkan ve dış işleri bakanı atanabilecek, bazı alanlarda ulusların vetoları kaldırılabilecek.

Bugüne kadar Çek Meclisi anlaşmayı onaylamış olmasına rağmen metni imzalamayı geciktiren Klaus, bu durumun bir süper devlet yaratabileceğini, Brüksel’e ve büyük devletlere fazla yetki verebileceğini söylüyor.

Mart ayında AB’nin dönem başkanlığı sırasında Çek hükümetinin görevden çekilmek durumunda kalması ve Çek devlet başkanının duruşu bölgedeki dost ülkeleri de endişelendiriyor.

İrlanda stili ‘bildirge’ yeterli değil

Jakl, Klaus’un İrlandalıların korkularını gidermek üzere AB’nin teklif ettiği vergi ve kürtajla ilgili yasalarda sağladığı teminatların dile getirildiği bildirinin Çekler için yeterli olamayacağını belirttiğini söyledi.

“İrlanda stili bana kesinlikle imkansız bir yol gibi görünüyor” diyen Jakl böylece yasal bağlayıcılığı bulunan garantiler verilmesinden çok daha kolay olabilecek bir çözümü kabul etmeyeceklerini kaydetmiş oldu. Jakl, Klaus’un ne tür garantiler istediği konusuna açıklık getirmedi.

Geçici Çek hükümetine başkanlık eden Jan Fischer ise Klaus’un talebini ne şekilde ele alacakları konusunun pazartesi gündeminde yer alabileceğini söyledi.

AB onay sürecinin tamamlanması için acele ediyor. Çünkü yeni kanunlar çerçevesinde ve Lizbon Anlaşması’nın Ocak itibarıyla yürürlüğe girebilmesi için yeni bir Avrupa Komisyonu’nun göreve gelmesi gerekiyor.

Eğer Klaus metni imzalamayı önümüzdeki yılın mayıs ayında İngiltere’de yapılması beklenen seçimlere kadar geciktirirse Lizbon iktidara gelmeye kararlı görünen muhafazakârların söz verdiği üzere ülkede halk oylamasına sunulma tehlikesiyle karşılaşacak.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics