Haber:
Daha önce Avrupa Birliği’nin (AB) Orta ve Doğru Avrupa’da genişlemesine karşı olduğunu belirten Menon, gerekçe olarak genişlemenin kördüğüme sebep olacağını ileri sürmüştü. Prof. Menon, yakın zamanda yayımlanan “Avrupa: Birlik Devleti” başlıklı kitabında, bu konuda “tamamen yanlış” olduğunu kabul ettiğini söyledi.
2004 yılında gerçekleşen beşinci büyümeden bu yana AB içerisindeki ayrılıkların “eski” ve “yeni” üyeler arasında değil, ancak daha eski üyeler arasında mevzuatın belli konularından kaynaklandığını ileri süren Menon, “Nice Anlaşması mevzuatında bile AB düzgün bir şekilde işliyor. Konsey’de verilen oylar bu konuda AB’nin hiç yavaşlamadığını göstermektedir. AB, aynı hızla mevzuat üretmeye devam etmektedir. İfade edilmesi gereken herhangi bir kurumsal kriz söz konusu değildir” dedi.
Ancak Prof. Menon daha fazla üye ile AB’nin arada sırada üye devletlerin merkezi idareye daha fazla dayandıkları ABD’de görülen bir muamma ile karşılaştığını belirtti.
Bununla birlikte profesör, ulusal hükümetlere, taslak Komisyon tekliflerinde söz sahibi olmalarını sağlayabilecek “sarı kart uygulaması”nın Lizbon anlaşması için önemli bir yenilik olacağını belirtti.
Menon’a göre ulusal meclislere Avrupa’da karar alıcılar arasında yer verilmesinin Birliğin ulusal siyasi sistemlere organik bir bağla bağlı olduğunun anlaşılmasına önemli oranda yardımcı olabilir.
Menon, “İnsanların Avrupa’ya oldukça şüpheli yaklaştıkları bir devirde bu tür bir bağın çok önemli” olduğunu ileri sürdü.
Öte yandan, Menon Lizbon anlaşmasında yer verilen en çok göze çarpan yenilikler konusunda ise şüpheleri olduğunu belirtti. Bu yeniliklerin kalıcı bir Konsey başkanı konumu ile yeni bir dış hizmet servisi olduğunun altını çizen Menon, “Bunların işlerliğinden emin olamayız” diye konuştu.








