Logo EurActiv.com.tr

Olli Rehn AB genişleme sürecini değerlendirdi

Bookmark and Share
Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn

31.03.2009
Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, bu sabah Avrupa Politika Merkezi’nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda, birliğin son dönemde büyük eleştiriler alan 2004-2007 genişlemeleri ile gelecekteki genişleme vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulundu:

Haber

Küresel bir ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde AB vatandaşlarının gerek istihdam gerek refah alanında büyük endişeler taşıdığını bildiren Rehn, birliğin bu endişelere karşılık gelecek uygun ekonomi ve istihdam politikalarıyla cevap vermesi gerektiğini söyledi.

Genişleme "günah keçisi" addedilmemeli

“Ekonomik durgunlukla mücadele ederken, AB genişlemesini bir “günah keçisi” olarak görmemeliyiz, çünkü toplumsal problemlerin sorumlusu genişleme değil” diyen Rehn açıklamasında üç ana konuya değindi.

İlk olarak 2004-2007 genişlemelerinin bilançosunu ele alan Rehn, şu yorumda bulundu:

“20 yıl önce Berlin duvarının yıkılması ile Avrupa’da demokratikleşme süreci başlamıştır. 2004-2007 genişlemeleri de kıtadaki istikrarın, demokrasinin ve kişisel özgürlükler ile ekonomik dinamizmin çapası olmuştur. Genişleme ile refah ve özgürlükler alanı 500 milyon kişiyi içine alan bir alana yayılmıştır.

Genişleme, gerek uluslararası ticaret müzakereleri gerek küresel iklim değişikliği ve kalkınma gibi konularda AB’nin dünyadaki ağırlığını artırmıştır. Ayrıca kriz yönetimi kapasitesini yükseltmiştir.

Ekonomik açıdan bakılacak olursa da, genişleme hem yeni hem de eski üyelere fayda sağlamıştır.

Yeni ve eski üyeler arası ticaret hacmi 1999 yılında 175 milyar Euro iken 2007 yılında 500 milyar Euro’ya çıkmıştır.

Küresel finans krizi patlark vermeden önce 2004 yılından bu yana yeni üye ülkelerde istihdamın büyüme oranı yılda % 1.5 oranında artmıştır.”

2009 yılı önceliği Kıbrıs sorununun çözümü

Rehn’in üzerinde durduğu ikinci konu önceki genişlemelerden çıkarılacak dersler oldu.

Birliğin 2005 yılında üç C olarak adlandırılan genişleme prensipleri ortaya koyduğunu bildiren Rehn, Sağlamlaştırma, Koşulluluk ve İletişim prensiplerinin hala geçerli olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:

“Taahhütlerimizi sağlamlaştırdık. Koşulluluk prensibini aday üyelerden Hırvatistan ve Türkiye’ye olduğu gibi benchmark metodolojisi uygulayarak güçlendirdik. İletişim konusunda da genişlemenin başarıları ve zorluklarının daha geniş halk kitlelerine duyurulmasına çalışmalıyız.”

Rehn 2004 yılında kendisine yöneltilen genişlemeye ilişkin Programının ne olduğu sorusuna, 6 maddeli bir cevap verdiğini belirtti ve aşağıdaki 6 maddeli programın 5’ini tamamladıklarını bildirdi:

“2009 yılında 27 üyeli bir Avrupa Birliği olacak.

Hırvatistan’ın katılımı ile genişlemenin son aşamasına ulaşılacak.

Batı Balkanlar Ortaklık Antlaşmaları ile Avrupa entegrasyonu sürecine dahil edilecek.

Türkiye Avrupa yolunda ilerlemeye devam edecek.

Kosova’nın statüsü kararlaştırılacak.

Kıbrıs yeniden birleşecek.”

Bu hedeflerden geriye bir tek Kıbrıs sorununun çözümünün kaldığını bildiren Rehn, 2009 yılı önceliklerinin bu konu olduğunu bildirdi.

Koşullar yerine getirilince üyelik verilmeli

Son olarak genişlemenin geleceğine değinen Rehn, şunları kaydetti:

"AB olarak kendimizi, Batı Balkanlar ve Türkiye’nin kalkınması konusunda tam bir memnuniyet hali içerisine sokmamalıyız. Ne tarihin sonu gelmiştir, ne de sonsuz bir barış ortamı sağlanabilmiştir.

Başarılarımızı riske atmamalıyız, bunu yerine üyelik koşullarını kendi çaplarında yerine getiren ülkelere AB üyeliğini sunarak Avrupa perspektifini sağlamlaştırmalıyız.”

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics