Euractiv.com.tr
Yeni AB başkanlığı ile değişimli dönem başkanlığı arasında bir tür rekabet ortaya çıkacağını söyleyenler haklı çıktı.
Bunun ilk işaretini AB’nin yeni başkanı Herman van Rompuy verdi.
Rompuy 4 Aralık’ta yaptığı ilk toplantıda AB devlet başkanlarını 11 Şubat’ta ekonomik kriz zirvesi için toplanmaya çağırdı. 27 ülkenin liderleri zirvede krize karşı önlemleri tartışacak.
Böylece Brüksel'de ilk kez „AB ekonomik kriz zirvesi“ toplayacak olan Rompuy, bu atağı ile dönem başkanı İspanya’nın da önüne geçmiş oldu.
İspanya Başbakanı Zapatero, ülkesinin dönem başkanlığında öncelikli olarak AB’de ekonomik kriz ve artan işsizlik sorununa eğileceğini söylemişti.
Ancak İspanya, aralık 2009’da yaptığı bir açıklama ile dönem başkanlığı boyunca, Lizbon Anlaşması gereği seçilen yeni AB Başkanı Rompuy ve Dışişleri Bakanı Lady Ashton’a da daha geniş bir alan bırakacağını ve daha çok geri planda destekleyici konumda kalacağını da belirtmişti.
Rompuy’un AB liderleri için Zirve kararı, İspanya’nın AB Başkanlığına öncelik tanıdığının bir kanıtı olarak da gösterilebilir.
AB’nin ciddi sorunları
AB ve euro bölgesi şu sıra ciddi ekonomik sorunlarla yüzyüze.
AB içinde işsizlik oranının 2010’da yüzde 10’lara yükselmesi bekleniyor.
Ayrıca Yunanistan’ın ekonomik iflasın eşiğinde olması ve AB’den ekonomik yardım gelip gelmeyeceğinin netleşmesi de liderlerin karar vermesi gereken önemli bir konu.
Yunanistan’ın yanısıra, İspanya, İrlanda, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerde de kamu borçları giderek artıyor.
Rompuy, Zirve toplama gerekçesini „AB vatandaşları, bizden açık, net ve anlaşılır kararlar bekliyorlar. Ekonomik krize karşı alınacak önlemler ve izlenecek politikanın netleşmesi lazım“ diye konuştu.
Rompuy, AB olarak sağlam bir temele dayalı sosyal modeli korumak ve Avrupalı yaşam stilini sürdürebilmek için ekonomik büyümenin devam etmesi gerektiğini belirtti.
11 Şubat Zirvesi, Rompuy için de, AB’de yeni liderlik rolü ve ekonomik kriz gibi önemli bir konuda oynayacağı koordinatörlük rolü açısından da önem taşıyor.









