Logo EurActiv.com.tr

Solana, Ashton’a ‘imkânsız bir görev’ bıraktı

Bookmark and Share

14.12.2009
Avrupa’nın önde gelen siyasi analistlerine göre, olağanüstü hareketli diplomat Javier Solana varisi Catherine Ashton’a yapılması “neredeyse imkânsız” bir görev listesi bıraktı. On yıl Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilciliği görevini yürüten Solana 8 Aralık’ta Brüksel’de gazetecilere ve çalışma arkadaşlarına veda etti

Haber

19 Kasım zirvesinde AB devlet ve hükümet başkanları Belçikalı siyasetçi Herman Van Rompuy’u AB’nin ilk cumhurbaşkanı ve İngiliz Barones Catherine Ashton’ı ilk dış işleri bakanı olarak seçtiler.

Ashton ve Rompuy 1 Aralık 2009’da Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte yeni görevlerine başladılar.

30 Kasım’da Solana Konsey’in Web sitesinde yayımlanan bildirisinde görev süresinin sona erdiğini ilan etti.

İnsanca tavır

Solana karizmasını  bir kez daha ortaya koyarak yüzlerce meslektaşını ve gazeteciyi kucakladı, eski güzel günleri birlikte anımsadıkları şakalar yaparken arkadaşlarıyla birlikte güldü. Solana’nın Brüksel’de birkaç saat süren veda programının sponsorluğunu “Autoworld” üstlendi.

Rompuy ve Solana uzun bir görüşme gerçekleştirdiler. Veda toplantısının geri kalan kısmında Solana kalabalıkların arasına karıştı.

Çok yüklü bir program

Solana’nın yakın arkadaşları ve çalışma grubu kendisinin yıllarca yabancı  temsilcilerle “inanılmaz” sayıda uçuş ve sonsuz sayıda toplantıyı gerçekleştirdiğini belirterek bu temsilcilerinde birkaçının dünyanın en zor insanları olduğunu; aslında Solana’nın çok çalışarak neredeyse hiç uyumadan bütün bunları başardığını dile getirdiler.

Nitekim birkaç  keresinde Solana çalışma arkadaşlarından kitap ve bazı belgeler istediği uyku tutmadığı zamanlarda kendisini bilgilendirme yoluna gittiği belirtildi.

En kötü  dönem, Kosova Savaşı

1964’te İspanyol Sosyalist İşçi Partisi’ye (PSOE) gizlice katılan eski bir solcu militan olan Solana ülkesinin NATO’ya katılımını engelleyecek kampanyalara katıldı. Mayıs 1982’de İspanya halk oylaması  sonrasında Atlantik İttifak’ına katıldı.

Kısa bir süre önce Solana EurActiv’e on beş yıllık üst düzey uluslar arası  temsilcilik hayatında en kötü dönemin 1999 Kosova Savaşı olduğunu söyledi.

24 Mart - 10 Haziran 1999’da NATO barbarlık ve etnik temizlik girişimleri üzerine eski Yugoslavya’da Arnavut nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı Kosova’ya hava harekâtı düzenledi. NATO uçakları 38,000’den fazla sortide bulundu. Birkaç sivil hedef kazara vurulması tepkilere yol açtı.

NATO genel sekreterliği görevinde ve Kosova Savaşı sırasında Solana Sırpların hışmına uğradı. Solana’nın yüzünün resmedildiği tuvalet kâğıtları Belgrad sokaklarında satışa sunuldu.

Avrupa Politika Merkezi (EPC) Müdürü Antonio Missiroli EurActiv’e Solana için 1999’da NATO’nun ilk büyük ölçekli askeri harekâtı sırasında ittifaka liderlik etmenin kolay olmadığını söyledi. Nitekim savaş yalnızca Soğuk Savaş dönemi değil birliğin 1949’da kurulmasından yana yaşanan en büyük olaydı.

Saldırılar her yönden

Missiroli “Ayrıca unutmayalım ki Kosova Savaşı ittifak içinde de gerginliklere sebep oldu” derken Amerikan, İngiliz, Fransız, Alman ve İtalyan devlet başkanları arasında “Quint” olarak bilinen daimi tele-konferans döneminde Sırbistan’ın bombalanması için hedefler üzerinde gerçekleştirilen görüşmeleri hatırlattı. Missiroli’nin deyimiyle bu duruma Pentagon karşı çıkarak “komite savaşı istemediklerini” söyledi.

Missiroli “Kosova belli bir dereceye kadar bir son ve bir başlangıçtı. Yugoslavya savaşlarının on yıllarca süren mutsuzluğunun sonu, sonuncusu olurken aynı zamanda Kosova Savaşı NATO’nın askeri koşullarda liderlik yapabileceğini de gösterdi; ayrıca NATO’nun başka yönlere baktığı farklı bir dönemdi. Ve Solana farklı bir göreve getirildi” şeklinde konuşmasını sürdürdü.

"Solana gibi bir şahsiyet için o dönemde gerilimler aynı zamanda Kosova’daki savaşın meşruluğu konusunda itirazların olması gerçeğiyle de ilgiliydi. Rusya kuvvet kullanılması halinde veto tehdidinde bulunduğu için NATO, BM Güvenlik Konseyi’nin desteğine sahip değildi. Ancak bu kendisine yapılan teklifi kabul etmesine katkıda bundu ve AB’ye yüksek temsilci olarak atandı.”

Maastricht Anlaşması’nın kabulünden sonra Solana AB Ortak Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği görevine getirildiğinde, üye devletler sadece kıdemli bir diplomat olma konumunu Solana figürünü uygun gördüler

“Aslında Kosova Savaşı’nın ortasında anlaşma yürürlüğünde olan şey şuydu: üye devletler önce kıdemli bir siyasi figürü atamak istediler ama aynı zamanda Amerikalılar karşısında itibar kazanmak için NATO’nun görevden ayrılmak üzere olan genel sekreteri olmasını da istediler ve tabii deneyim de rol oynadı. Yani karar anlaşmada değişiklik yapmadan üst düzey bir diplomattan kıdemli siyasi figüre doğru kaydı.”

Missiroli’ye göre Solana kendi iş tanımını içeriğin dışına taşımadan görevini yerine getirmekte son derece başarılıydı. Ayrıca Avrupa dış politikasına dostça bir ses kazandırdı.

Pattana’yı  bulmak

Bu esas üzere, AB liderleri Avrupa Dış İşleri Hizmeti adı verilen yeni bir birim oluşturmaya karar verdiler. Birliğin bir “Pattana”ya gerek duyduğu fikri ağır bastı. Pattana, Solana’nın ve Chris Patten’in niteliklerini kendisinde bir araya getirebilen biri olmalıydı.

Solana ve Patten birlikte çok iyi işler başardılar. Ama bu durum Benita Ferrero-Waldner görevi Patten’den devralınca sona erdi. Ferrero-Waldner’in Solana’ya karşı savunmaya geçmesi Anayasa Anlaşması’nda Solana’nın Kasım 2006’da yeni yüksek temsilci olarak atanması kararıyla ilgiliydi. AB Anayasası başarısızlıkla sonuçlandığı için Solana, birliğin çifte görevli ilk yüksek temsilcisi olamadı.

Yardımcı  arayışı

Solana, zorunluluğu bir değere dönüştürmeyi başardı ve çok kısıtlı  bir kadro ile çalıştı. Bu onun için bir kusur değil bir üstünlük oldu çünkü Solana bürokrasiye liderlik etmekten çok bir tür seyyar diplomat rolü üstlendi ve bu konuma çok uygun olduğunu gösterdi.

“Solana’nın en önemli başarısı Barones Ashton’a pozisyon yaratmasıydı” diyen Missiroli bununla birlikte Ashton’ın Solana’nın yoğun seyahat trafiğine ek olarak bir komiserin üstlendiği bürokratik görevleri de yerine getirmesi gerektiğini söylerine ekledi. Missiroli, kendisine yardım edecek birileri olmadan Ashton’ın bu görevleri yerine getirmenin neredeyse imkânsız olduğuna dikkat çekti.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics