Kısa Haberler:
Sözleşmenin ilanı, devlet ve hükümet başkanlarının, yasal esasa dayalı bu sözleşmeye atıfta bulunan yeni bir AB Antlaşmasına 13 Aralıkta Portekiz’in başkenti Lizbon’da imza atmalarından sadece bir gün önce gerçekleştirildi.
Ancak Avrupa Parlamentosu’nun birlik kavramına kuşkulu yaklaşan kimi vekillerin meclis başkanlarına seslenerek Lizbon Antlaşması’nda halk oylamasına gidilmesi çağırısında bulunmaları üzerine kutlamalar kesintiye uğradı. Yalnızca İrlanda’nın halk oylamasına gideceği yeni antlaşmanın ulusal meclislerde oylamaya sunulacağı bildiriliyor.
Mecliste çatlak sese sebep olan vekiller “haytalar” şeklinde kınanırken Liberal parlamento üyesi Graham Watson, “İngiliz UKIP, Euroskeptik Muhafazakârlar ve aşırı sağcı Polonyalı vekiller bugün futbol stadyumlarının serserice davranışlarını Avrupa Parlamentosu’na taşımışlardır” yorumunu yaptı.
AB dönem başkanlığını yürüten Portekiz Başbakanı José Socrates, “Ne kadar susturmaya çalışanız da bugün Avrupa tarihinin en önemli günü olacaktır. Bu sözleşme, Avrupa değerlerine bir bağlılıktır.”
Temel Haklar Sözleşmesi’nde Avrupalılara bir dizi klasik temel özgürlükler yanında siyasi, ekonomik ve sosyal haklar da tanınıyor. AB devlet ve hükümet başkanları 2000 yılında Fransa’nın Nice kentinde toplanan Avrupa Konseyi’nde sözleşmeyi ilan etmişlerdi ancak sözleşme sadece siyasi bir değer taşıyordu. Lizbon Antlaşması ise Temel Haklar Sözleşmesi’ni tüm AB kuruluşları, organizasyonları ve üye devletleri için bağlayıcı bir hale getiriyor. Muafiyet hakkına sığınan Polonya ve İngiltere ise bu ülkeler arasında yer almıyor.








