Arka plan:
Rusya’da cumhurbaşkanlığı seçimleri her dört yılda bir düzenleniyor. Son iki seçimi üst üste kazanan Putin, partisinin meclis seçimlerinde sahip olduğu güçlü desteğe rağmen Rus anayasası, kendisinin üçüncü bir kez devlet başkanlığında bulunmasını engelliyor.
3 Martta açıklanan önseçim sonuçlarına göre oyların yüzde 99’u sayıldı. Buna göre, 42 yaşındaki Birinci Başbakan Yardımcısı Medvedev oyların yüzde 70’ini alarak 7 Mayıs tarihinde düzenlenecek yemin etme töreninde devlet başkanı olmaya hak kazandı.
Başarısının mutluluğunu yaşayan Medvedev cumhurbaşkanlığı sürecinin mevcut politikaların doğrudan devamı olacağını ve gelecekte Putin’le birlikte çalışacağını açıkladı. Medvedev, Putin’in başbakanlık görevini yürüteceği önümüzdeki dönemin “ülkenin gelişiminde olumlu bir etken olacağını ve ilginç sonuçlar doğurabileceğini” ifade etti.
Eski bir Rus Gizli Servisi (KGB) ajanı olarak kendisinin bir kukladan başka bir şey olamayacağı şeklindeki iddialara karşılık, Medvedev başbakan ile cumhurbaşkanı arasında güç paylaşımı olacağı ve cumhurbaşkanının özellikle dış politikaya liderlik edeceği konusunda ısrar etti.
Seçim sonuçlarında Komünist Parti lideri Gennady Zyuganov’un oyların yüzde 17,8’ini alarak ikinci sırada bulunduğu, aşırı milliyetçi Liberal Demokrat Parti lideri Vladimir Zhirinovsky’in yüzde 9,4 oy oranıyla üçüncü sıraya yerleştiği ve Avrupa yanlısı Demokrat Parti lideri Andrey Bogdanov’un oyların sadece yüzde 1,3’ünü alabildiği görüldü.
Rusya Merkez Seçim Komisyonu, 109 milyon kayıtlı seçmenin yüzde 69,6’sının bu seçimlerde oy kullandığını açıklarken Medvedev grubu “seçimlere katılım oranının hayli yüksek olduğunda” ısrar ediyor. Medvedev seçim kampanyası başkanı Sergei Sobyanin, Ruslar’ın kendi devlet başkanlarını kendilerinin seçmek istediklerini ve bu seçimi başka hiç kimseye bırakmak istemediklerini” belirtirken, “bu durum, seçimlerin sonucunun önceden belirlenmediğini ve gerçek bir seçim olduğunu ortaya koymuştur,” açıklamasında bulundu.
Görüşler:
Öte yandan Putin, Medvedev’in zaferini memnunlukla karşıladı. “Birlikte seçtiğimiz ve birlikte uygulamakta olduğumuz rotamıza devam etmeyi garanti altına almış olduk,” şeklinde konuşan Rus devlet başkanı seçmenlere teşekkür etti. “Rus sivil toplumu etkili ve sorumlu bir davranış sergilemiştir. Bu seçimler yasalara ve anayasaya uygun olarak gerçekleştirilmiştir.”
Ancak yabancı gözlemciler ve eleştirmenler seçimlerin alay konusu olduğunu, adayların seçime katılmaktan alıkonulduğunun, seçmenler üzerinde katılımı arttırmak için oy kullanma baskısı uygulandığının, Medvedev kampanyasında Kremlin’in kaynaklarının kullanıldığının ve devlet yayın organlarının tarafsız kalamadıklarının altını çizdiler.
Atlantik’in öte yanında ise, Amerikan devlet başkanlığı seçimlerine katılan Demokrat Parti adayı ve New York senatörü Hillary Rotham Clinton, “Rusya’daki seçimlerin ülkenin demokrasiden geri adım attığının bir göstergesi” olduğunu söyledi.
Avrupa Parlamentosu Liberaller ve Demokratlar İttifakı lideri Graham Watson, Rusların serbest ve adil seçim hakkından mahrum kaldıklarını söyledi. “Bu durum ayrıca Rusya’nın Avrupa Konseyi’ne verdiği sözleri zayıflatmakta ve otoriter rejim korkularını güçlendirmektedir.”
Avrupa İşbirliği ve Güvenlik Örgütü (OSCE) Rusya seçimlerini izlemek için gözlemci göndermeyi reddetmişti. Organizasyon bu konuda, kısıtlamaların çok fazla olduğunu dolayısıyla görevin anlamsız olduğunu belirtti. Toplam 96,000 oy merkezinde 300 uluslararası gözlemci Rus devlet başkanlığı seçimlerini izledi. Bağımsız Rus seçim gözlem komitesi, Golos, ise seçimlerde yolsuzluk ihbarları alırken, seçmenlerin oy kullanma konusunda etkilenmeye çalışıldığı yönünde şikâyetler aldı.
Dünya eski satranç şampiyonu ve Kremlin eleştirmeni Garry Kasparov 5,000 kişinin imzalarına başvurduğu imza kampanyası ile dünyanın bu seçimleri kabul etmemesi çağırısında bulundu. “Bu seçim Putin’in varisinin bir yaptırımı olmuştur. Önceden belirlenen bir aday bir diğeri ile yer değiştirmiştir. Dünya liderleri Medvedev’i kabul ederlerse, onlar da bu maskaralığı kabul ediyorlar ve değer veriyorlar demektir.
“İnanıyorum ki bu seçimler bir nebze temiz olsaydı çok farklı sonuçlar alabilirdik,” diye konuşan Komünist Parti lideri Zyuganov ise kendi oy oranının aslında yüzde 30 civarında olduğunu ve seçim sonuçlarına mahkemede itiraz edeceğini açıkladı.








