Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

Yunanistan, göç politikasında entegrasyon istiyor

Bookmark and Share
(en) (fr)

10.01.2014
Bazı Avrupa ülkelerinin ortak göç politikasını acil bir öncelik olarak görmediğinin farkında olan Yunanistan, altı aylık AB dönem başkanlığı süresince ortak bir iltica sistemi ve Avrupa'ya yasadışı göç akınlarının yönetiminde daha fazla koordinasyon gerektiğini anlatmak için kullanmak istiyor.

Yunanistan Kamu Düzeni ve Vatandaşları Koruma Bakanı Nikolaos-Yorgos Dendias, 'Güvenlik ve emniyet olmadan ekonomide iyileşmeden söz edemeyiz' dedi.

Son aylarda yüzlerce kişi, Avrupa kıyılarına varmaya çalışırken hayatını kaybetti. Geçtiğimiz Ekim ayında 356 Afrikalı göçmen, teknelerinin İtalya'nın Sicilya yakınlarındaki Lampedusa adasına varmasına kısa bir süre kala alabora olması sebebiyle hayatını kaybetmişti.

Yunan yetkililer, konunun yalnızca insani olmadığına işaret ediyor. Kendilerine göre konu, Mayıs ayında düzenlenecek Avrupa seçimlerine giderken aşırı sağcı partilerin halihazırda seçim kampanyaları için göç karşıtı bir platform kurduğu bir sırada aynı zamanda ekonomik ve siyasi bir sorun.

Sınır yönetimi

Yunanistan yalnızca başta Suriye, Libya ve Somali olmak üzere Afrika ve Ortadoğu'nun sorunlu bölgelerinden gelen yeni göç akınlarının etkilerini hafifletmek için yollar aramakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomide iyileşmeye yardımcı olmak için daha fazla yasal göçün önünü açmaya çalışıyor.

Düzensiz göçle mücadele için önlemler geri kabul, kaçakçılık ve insan kaçakçılığıyla mücadele ve sınır yönetimi kapasitesinin artırılmasına odaklanıyor.

Dendias, 'Daha entegre ve etkin bir sınır yönetimine ihtiyacımız var' diyor. Ama daha etkin bir yönetim, daha fazla finansman gerektiriyor.

AB'nin sınır yönetim birimi Frontex'in 2013 yılında yaklaşık 86 milyon Euro'luk bir bütçesi vardı. Ancak kurum şu anda üye ülkelerin katkı ve desteklerine bağımlı durumda. Bu da, kurumun kendi teknik ekipmanı olmadığı ve yalnızca 28 AB üyesi ülkenin kendisine sunduklarını ödünç aldığı anlamına geliyor.

Kayıt altına alınan yasa dışı göçün yüzde 50'den fazlasının ana giriş noktası konumundaki Yunanistan yine de 2012'den bu yana, Frontex'in yardımıyla başta Türkiye ile sınırında olmak üzere güvenlik önlemlerini artırdı ve ülkeye giren yasadışı mültecilerin sayısını azalttı.

Avrupa ve Dış Politika İçin Helenik Vakfı'nda (ELIAMEP) araştırmacı Angeliki Dimitriadis, 'Kurumun (Frontex) tam olarak rolü, faaliyetleri ve kontrol altında olup olmadığına ilişkin gerçek bir endişe var' dedi.

Dimitriadis, birimin kapasite artırma, geri kabul, sınır denetimi ve üçüncü ülkelerle ortak operasyon konularında evrim geçirdiğini ve çok hızlı bir şekilde evrim geçirdiğini söyledi.


Dimitriadis, 'Caydırıcılık üzerine çok fazla odaklanıyor ve Temel Haklar Sözleşmesi'ni bünyesinde barındırmasına rağmen operasyon alanındaki hiçbir insan hakkı ihlalinin kendi sorumluluğu olmadığını, bunların üye ülkelerin sorumluluğu olduğunu savunuyor' dedi.


Dublin düzenlemesi saldırı altında

Yunan Bakan ise şu anda AB'nin dayanışma odaklı net rehberlere her zamankinden çok ihtiyaç duyduğunu söyledi ve son tarih olarak AB seçimlerinden sonrasına, Haziran'da düzenlenecek Avrupa Birliği Konseyi toplantısına işaret etti.

Göçe ilişkin Dublin düzenlemesinde Haziran 2015'te yürürlüğe girecek değişikliklerden memnun olmayan değişikliklere ret oyu kullanan Yunanistan, gelecek göç akınlarının yükünün 28 üye ülke arasında eşit bir şekilde paylaşılmasına dair bir tartışma başlatmak istiyor.

Düzenlemeye göre göçmenler, AB'de yalnızca giriş yaptıkları ülkede sığınma başvurusunda bulunabiliyor ve iltica başvurularının bu ülkede işleme konması gerekiyor.

Yunanistan ve güneydeki diğer ülkeler (İtalya, Malta ve İspanya), coğrafi konumları nedeniyle binlerce iltica başvurusunu yürürlüğe koymak zorunda kalanların kendileri olduğunu söylüyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos, '10 milyon nüfuslu bir ülkenin 1.5 milyon mülteciyle neden tek başına baş etmesi gerektiğini açıklamanız gerekiyor' dedi.

Dimitriadis'e göre Yunanistan'a gelenlerin bugün önü kesilse bile göçmen akışı AB'nin diğer noktalarında artacak.

'Avrupa, kapsamlı bir göç politikasının kabul edilmesi ve uygulanmasını erteliyor. Ancak en önemli sorun, insan haklarına saygı göstermekle topraklarına düzensiz bir şekilde giren kişilerin sayısını azaltma konusunda bölünmüş olması' diyen Dimitriadis, tartışmalı durumun benimsenen politikalarda da kendini gösterdiğini belirtti.

Daniela Vincenti/Atina

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics