Logo EurActiv.com.tr

Kolat: Almanya Türkleri hala dışlıyor, çünkü göç ülkesi olmayı sindiremedi

Bookmark and Share
Kenan Kolat. Almanya Türk Toplumu Başkanı

09.08.2010
Almanya Türk Toplumu Başkanı (ATT) Kenan Kolat, Euractiv.tr'nin sorularını yanıtladı. Kolat, göç ülkesi olmayı hazmedemeyen Almanya'da Türklerin bunca yıla rağmen hala dışlandığını söyledi. Türklere uyumsuz imajı yapıştırılmak istendiğini belirten Kolat'a göre göçmen gençler için ciddi bir meslek eğitim planı yok. ATT yeni kurulan gençlik örgütü ile "kurban rolü"nü aşmak istiyor. Almanya İslam'da muhatap bulamıyor. ATT Türkçe eğitimine de büyük destek veriyor.

Euractiv.com.tr

Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat, Almanya'da uyum ve Türk gençleri konusunda son gelişmeler hakkında sorularımızı yanıtladı.

-Sayın Kolat, Almanya’da son olarak Berlin’de yeni bir Uyum Yasası getiriliyor. Bu yasa Türkler için neler getiriyor. Anlamı ne? Olumlu veya olumsuz yönleri ne?

Kolat: Berlin Eyalet Hükümeti Katilim ve Uyum Yasasini gündemine almis bulunuyor. Bu yasa önerisi icinde eyalet örgütümüzün de bulundugu Eyalet Göc ve Uyum Danisma Kurulu tarafindan istenen bir yasadir ve Almanya'da bir ilktir.

Yasa eyalet kurumlarinin kültürlerarasi acilimi saglamasini yasal güvence altina almaktadir. Göçmen kökenlilerin devlet dairelerinde meslek egitimi görmeleri ve daha sonra işe alinmalari icin kota olmasa bile, bu alanda hedef koymalarini sart kosacaktir.

Bu da tüm birimlerin göçmenleri daha dikkate almalarini saglayacaktir. Her ne kadar yasa bugünden yarina tüm sorunları çözmese de yine kamuyounda bir bilincin olusmasina katkisi olacaktir.

Yasa önerisinde eksik olan noktalardan en önemlisi, yasanin sadece ilk iki kuşak icin gecerli olmasidir. Bu da burada doğan ya da daha sonra gelenleri dikkate almamaktadir. Zira dişlanma olaylari kisinin pasaportundan bağımsiz olarak de gerçeklesmektedir. Her şeye rağmen yasa dogru yöne atilmis önemli bir adimdir.

-Almanya’da uyum konusu ana gündem maddelerinden birisi. Burada tam olarak ne isteniyor? Niçin olmuyor?

Kolat: Bu konuda Almanya hala göc ülkesi oldugu gercegini sindirmis degil. Uyumdan kasit aslinda insanlarin topluma katilimlari, her alanda sisteme dahil olmalari anlaşılmali aslinda, ama bu ne yazik ki olmuyor.

Belli bir kesimde uyum asimilasyon olarak algılanıyor. Her ne kadar tüm politikacilar, uyum asimilasyon degildir deseler de, pratik politikalarda sanki bu dogrultuda imiş izlenimini veriyorlar.

Son zamanlarda "Alman" kavraminin içi kültürel olarak doldurularak, Alman vatandaşı olan yabanci kökenlilerin Alman olamayacagi ortaya getiriliyor.

Bu ise, Alman vatandaşıiğına geçen yabancı kökenlilerde kendisini bu ülkeyle özdeşleştirmemesine yol acabiliyor. Diğer yanda da uyum konusu gündemde tutularak, böylesi sorunlari olmayan insanlarin önlerini kesildigini de görüyoruz. 

Istatistiksel dislanma adini verdigimiz fenomen gün gectikte etkisini gösteriyor. Bu su demek: Kamuoyunda Türkler uyumsuzdur imaji yaratiliyor, bunun sonucu olarak da bir yandan dişlanmalar artiyor, diger yandan işe alınmalarda isletmeler Türkleri tercih etmez hale geliyor.

-Almanya bilindiği gibi yaşlanıyor ve önümüzdeki dönem nitelikli işgücü açığı ortaya çıkıyor. Bu açığı göçmenlerle kapatmak istiyorlar. Ama ellerinin altındaki göçmen gençlere, özellikle Türk kökenli gençlere bu konuda bugüne kadar yeterli eğitimi ve nitelikli vasıfları vermediler. Neden?

Kolat: Nitelikli isgücüne Almanya'nin aslinda cok gereksinmesi var. Teknolojinin ilerlemesiyle nitelikli eleman konusunda büyük zorluklar var Almanya'da. Türklerin alt siniflardan, katmanlardan gelmeleri nedeniyle eğitim durumlari cok içacici degil.

Ancak sizin de söylediginiz gibi varolan olanaklari da kullanmiyor Almanya. Yeterli egitim düzeyi olmayan yabanci kökenlilerin is yasamina hazirlanmasi konusunda cok ciddi bir plan bulunmuyor Almanya'da. Bunun temel nedeni yukarida belirttigim göç ülkesi olmanin hazmedilmemis olmasidir.

-Türk gençleri Almanya’nın işgücü açığını ne kadar kapatabilir?

Kolat: Burada Türk ya da Alman diye bir ayrim yapmaya gerek yok, zira Alman gencleri arasinda da işsiz olanlarin orani az degil.

Gelisen ve değisen dünyaya uygun egitim programlari ve sistemleri uygulanmadikca genclerin heba olma tehlikesi bulunuyor su anda Almanya'da. Hedef tüm genclere kökenlerine bakilmaksizin bir persepektif vermekten gecmektedir. Ama bunu kavramak ve yasama gecirmek gereklidir. Bu ise su anda olanakli görülmüyor.

-Hartz IV sürekli Almanya’nın gündeminde. Bilindiği kadar sosyal yardım alan göçmenlerin en az yarısı Türk. Hart IV tartışmaları Türkleri nasıl etkiliyor?

Kolat: Sosyal yardim alanlarin icinde Türklerin orani eger olaya sinifsal yani tabakasal olarak bakilirsa normalin üzerinde degil. Alman kökenlilerin %13'ü alt gelir gruplarindan gelirken, bu oran Türklerde %80 civarinda.

Yani sorun etnik degil, sosyal.

Böyle bakılırsa o zaman, yani soruna dogru tanı konulursa cözümler bulunabilir. Türklerin kalifikasyonlarinin düşük düzeyde olmasi sonucunda işsizlikten en cok etkinlenmeleri söz konusu oluyor. Bu işsizlik ne yazik ki yapısal bir işsizlik, zira kalifikasyonu az olan isler artik hemen hemen yok artik.

-İslam konusu da Almanya’nın heyecanlı tartışmalarından birisi. Bu konuda Almanya Müslümanlara ve Türklere nasıl yaklaşıyor.

Kolat: Alman Anayasasinda en cok yer alan maddeler din ile ilgilidir. Almanya'da her türlü dersi müfredattan cikartabilirsiniz, ama din dersini cikartamazsiniz. Bunun sonucu olarak da etnik ögeleri ortadan kaldirmak söz konusu olabilir, ama dinsel ögelerin anayasal güvebcesi vardir.

Bu nedenle bir Türk azinligi yerine Müslüman azinligin gelismesi Alman Anayasasi geregince kacinilmaz gibi görülebilir. Almanya Islami yillarca görmezden geldi. Islamcı hareketlerin ve akımların gelismesiyle bu kez de Islamı nasıl kontrol altına alabilir, bu kesimleri nasıl törpüleriz noktasına ilerlendi.

Islam Konferansinin amaci da zaten genel anlamda bu. Devlet kendisine kiliseler gibi bir muhatap kurulus ariyor, ama Islamdaki çokcu yapilar nedeniyle bir gelisme yeterince olamiyor.

-İslam konusunda TGD’nin politikası ve hedefleri neler?

Kolat: Almanya Türk Toplumu seküler Müslümanlarin da bu tartismalarin icinde olmasini istiyor. En büyük grup oldugunu düsündügümüz seküler kesimlerin bir örgütü bulunmuyor. Bu boslugu su anda TGD dolduruyor ve Islamda çağdas yorumların dile getirilmesine katkı sağlıyor, bu görüşlere platform sunuyor.

-TGD Gençlik Şubesi kuruldu. Bu kurum neler yapmak istiyor. Kaç kişi buraya bağlı?

Kolat: Young Voice TGD - Gencligin Sesi adiyla genclik örgütümüz yeni kuruldu. 50 kurucu üyeyle olusturdugumuz kurulusumuzun hedefi 2 yil icin 1.000 üyeye ulasmak.

Şu anda 3 eyalette eyalet örgütleri kuruldu. Tamamen genclerden olusan ve kendi kendilerini yöneten bu kurulusun temel hedefi "kurban" rolünden cikarak Almanya'nin gelecegini sekillendirmek.

Bu dogrultuda özellikle alt siniflardan gencleri topluma kazandirmak icin destekleme programlari hazirliyorlar, genclik kurultaylari düzenliyorlar.

-TGD’nin yeni yıl faaliyetinde neler var?

Kolat: Bu yilin hedefleri arasinda federal düzeyde bir Katilim Yasasi hazirliklari var. Almanya'da ilk kez bir göcmen örgütü bir yasa taslagini tam anlamiyla hazirlatip meclisteki partilere verecek.

Bu bizce sembolik anlami da olan bir olay. Örgütlenmemizin olmadigi eyaletlerde örgütlerin olusturulmasi, bilim konseyi, hukuk konseyi calismalarinin hizlandirilmasi ve 2030 yilina yönelik hedeflerin hazirlanmasi calisma programında yer aliyor.

-Türkçe eğitim konusunda TGD neler yapıyor?

Kolat: Bu temel bir calisma alani. Üyemiz Almanya Türk Veli Birlikleri ve Ögretmen Dernekleri federasyonu ile birlikte Cokdillilik Kampanyasi baslattik. Internet sitemizde de (www.tgd.de) yer alan bu bildiriyi simdiye kadar 150 Alman bilim insani imzaladi. Türkçeye karsi olan her girisimin karsisinda TGD durmaya devam edecek, bu dogrultudaki girisimleri destekleyecektir.

 

 

 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics