Logo EurActiv.com.tr

Sürdürülebilir Şehirler

Bookmark and Share

İklim değişikliği dikkatleri zorunlu olarak Avrupa nüfusunun %80 ine ev sahipliği yapan ve doğal kaynakları yüzölçümleriyle orantısız şekilde kullanan Avrupa şehirlerine yöneltti.

Politika Özeti

Avrupa Komisyonu kentlere Avrupa Birliği sürdürülebilir gelişme çabaları bakımından büyük önem veriyor. Komisyon 2006 Ocak ayında “Kentsel Çevre Tematik Stratejisi”ni başlattı.  

Komisyon’un 6. Çevre Eylem Programı (6. ÇEP) dahilindeki yedi tematik stratejiden biri olan bu stratejinin kapsamı Avrupa Birliği’nin kentsel konularda doğrudan bir yetkinliği olmadığı için sınırlı. Buna karşılık, sosyal konulardaki, ulaştırma, çevre ve alanlarındaki Avrupa Birliği sektörel politikalarının kentler üzerinde önemli etkileri olabilir.

Ayrıca, kentsel ve mekânsal gelişmeden sorumlu Avrupalı bakanlar 24 Mayıs 2007 tarihinde Sürdürülebilir Avrupa Şehirleri Leipzig Anlaşması’nı imzalayarak bir Avrupa kent politikasının temellerini de attılar. 2008 Ocak ayında, 100’e yakın Avrupalı belediye başkanı, Komisyon Destekli Avrupa Birliği Belediye Başkanları Taahhüdü’ne katıldı. Bu taahhüt, Avrupa Birliği’nin belirlediği karbondioksit salınımlarını 2020 yılına kadar %20 oranında azaltma hedefinin ötesine geçme kararlılığını içeriyor.

Konular:

Karışık Tablo

Avrupa kentleri arasında çevresel sürdürülebilirlik bakımından uçurum var. Örneğin, Londra, İngiltere hükümetinden bağımsız olarak uyguladığı iddialı iklim değişikliği programıyla göze çarparken, Avrupa’nın öteki başkent ve kent merkezleri bu konuda çok gerilerde kalmakta.

Ayrıca, sürdürülebilirlik yalnızca çevresel değil sosyal ve ekonomik konularla da ilgili bir kavram.

2008 Eylül ayının sonunda, Komisyon Avrupa’da yapılan bir kentsel denetimin sonuçlarını açıkladı. Konutlandırma, sağlık ve suçtan çevre ve iklimle ilgili konulara dek her alanı kapsayan bu denetime göre Avrupa’da kent hayatı standartları arasında uçurumlar bulunuyor.  

Kentlere Enerji Sağlanması

Bölgesel enerji olanaklarından faydalanan Varşova ile Avrupa Birliği’ne yeni üye olan devletlerdeki öteki kentler dışında, Avrupa’nın kentsel alanlarının çoğu büyük enerji santrallerinde üretilen ve evlere uzun mesafeden tek taraflı olarak büyük enerji şebekeleri yoluyla taşınan elektriğe bağımlı. 

Elektriğin taşındığı yol ve pekçok binayla evin bir an önce iyileştirilmesi gereken, yetersiz elektrik tesisatları hatırı sayılır enerji kayıplarına yol açıyor. Sistem, bu yol açtığı bu israf sebebiyle giderek daha çok eleştirinin hedefi oluyor.

Binalardaki enerji israfının azaltılması için yalıtımın iyileştirilmesi ve başka önlemlerin alınmasının yanı sıra, enerjinin üretim ve dağıtım şeklinin değiştirilmesi de giderek daha sık öneriliyor. Yeni sistemde binaların kendi elektriğini kendisinin üretmesi öngörülüyor. 

Komisyon’un 23 Ocak tarihli iddialı yenilenebilir enerji mevzuatı teklifine cevaben Parlamento’nun verdiği ilk okuma raporunda mikro jenerasyon veya merkezi olmayan üretim öngörülüyor.

Boşa Harcama, Fazlasını İsteme

2007 Haziranı’nda EurActiv’e şehirlerle ilgili çeşitli sürdürülebilirlik konuları üzerine konuşan eski Londra belediye başkan vekili Nick Gavron’a göre, enerji ihtiyacı ve atık yönetimi meseleleriyle bir hamlede başa çıkmanın yolu şehir sakinlerinin ürettiği atıkların ısı ve enerji üretimi için kullanılması.

Ancak, ister Londra’da ister başka bölgelerde olsun bu öngörü gerçeğe dönüşmekten hâlâ çok uzakta. Geri dönüşüm seviyeleri şehirden şehire büyük farklılıklar gösteriyor. Komisyon’un kentsel denetimine göre, Dresden ve Frankfurt gibi şehirler atıklarının neredeyse %8o ini geri dönüşüme gönderirken, Brüksel atıklarının %90’ından fazlasını yakıyor. Avrupa Birliği şehirlerinin yaklaşık üçte biri ise atıklarının %80’inden fazlası için açık atık çukurlarını kullanıyor.

Yeşil gruplar, sorunun bir parçasının da ülkelerdeki atıklarla ilgili değişik ulusal mevzuatlar olduğunu söylüyor. AB’ye üye devletlere bağlayıcı atık önleme hedefleri koyma girişimleri 2008 Haziranı’nda oylamaya katılan Parlamento üyelerinin onayını alamadı.

Su sorunu

Temiz ve güvenilir su tedariği pekçok kent için, özellikle de kent sakinlerinin tatlı suya ulaşabilmek için çiftçilerle yarışmak zorunda kaldığı Avrupa Akdeniz havzasında, giderek büyüyen bir sorun haline geliyor.

Atık yönetimi konusunda olduğu gibi, Avrupa Birliği’nde su politikalarına da ortak bir yaklaşım bulunmuyor. Almanya gibi bazı üye ülkeler sıkı su fiyatlandırma politikaları uygularken öteki üye devletler fiyatlandırma politikalarına hiç baçvurmuyor.

Komisyon, su fiyatlandırma politikalarının, su israfını azaltacak bir araç olarak daha çok kullanılmasını önerdi. Öte yandan çevreci topluluklara göre şehir sakinleri su tasarruf etmeye ikna edilebilse bile, çiftçilerin suyu daha verimli şekilde kullanmasını sağlayacak teşvikler çok az.

Şehir içinde yolculuk

Pekçok Avrupa şehri, büyük ölçüde özel taşıtların aşırı kullanılmasından kaynaklanan trafik sıkışıklığı, yüksek seviyede kirlilik, gürültü ve kazalardan şikayetçi.

Komisyon’un verdiği bilgiye göre, büyük şehirlerdeki yolculukların %75’i arabayla yapılıyor. AB içindeki kentsel alanlarda yapılan yolculuklar sırasında kat edilen kilometre sayısının 1995 ile 2030 yılları arasında %40 artmış olacağı tahmin ediliyor. Bu artışın hem kent sakinlerinin sağlıklarında ve yaşam kalitelerinde hem de kentlerin ekonomik faaliyetlerinde önemli etkileri olacak.

2007 Eylülü’nde, Komisyon olası çözümlerin ve Avrupa kentlerindeki artan trafik sıkışıklığı, hava kirliliği ve güvenlik sorunlarıyla baş etmek için AB’nin harekete geçebileceği alanların belirtildiği yeni bir stratejiyi ana hatlarıyla ortaya koydu.

Şehirlerin Konumu

AB Komisyon Başkanı José Manuel Barroso 6 Ekim 2008’de Avrupa Bölgeler ve Şehirler Haftası kapsamında yaptığı konuşmasında şöyle dedi: “Bizim paylaşımcı ve dayanışma içinde bir dünya ve gelecek beklentisi taşıyan bir Avrupa’ya ihtyacımız vardır. Günümüzdeki belirsiz ekonomik durum sebebiyle, böyle bir Avrupa’ya her duyulan ihtiyaç zamankinden fazladır. Avrupa’daki bölgeler ve şehirler amaçlarımıza ulaşmada kilit rol oynayacaktır.“

AB Komisyonu’nun Bölgesel Politikalardan üyesi Danuta Hübner ise şöyle konuştu: “Sürdürülebilir gelişme için edilecek mücadeleye şehirlerde karar verileceği neredeyse kesindir. Kaynaklarını yenilikçi ve sürdürülebilir bir şekilde, akıllıca kullanan, ekonomisi güçlü şehirlere ihtiyacımız var. Şehirler herkes için, bugün bizim için, yarın gelecek nesiller için.”

AB Komisyonu’nun kentsel çevre için hazırladığı tematik strateji üzerine verilen Parlamento raporunun yazarı olan Avrupa Parlamentosu Sosyalist Üyesi Macar Gyula Hegyi, “Şehirlerde yaşayan vatandaşların Avrupa Birliği ödeneklerinden yeterince faydalanamayışından dolayı üzüntü duyuyorum.” diyerek AB bütçe kaynaklarının tarıma ve bölgesel altyapı projelerine aşırı ölçüde aktarılmasından duyduğu endişeleri dile getirdi. 

Hegyi, ulaşım kirliliğinin kentsel sürdürülebilirliğin sağlanması yolundaki en önemli sorunlardan biri olduğuna da inanıyor.

Lüksemburg’un Yeşil Avrupa Parlamentosu üyesi Claude Turmes, AB yenilenebilir enerji mevzuatı konulu raporunda, “gelişen şehirler ve bölgelerle, çok çeşitli teknolojilerin aşağıdan yukarıya yerleştirilmesi için kurulacak stratejik iş ortaklığı”nın AB fonlarıyla desteklenmesi için çağrıda bulundu, çünkü böylesi bir stratejik iş ortaklığı binaların Avrupa enerji sistemindeki işlevini dönüştürmek için gerekli.

Görev başındayken, trafik sıkışıklığı vergisini kabul ettiren Eski Londra belediye başkanı Ken Livingstone şöyle düşünüyor: “Ulusal hükümetler küresel ısınmayla mücadelede ilerleyebilecekleri bir yol üzerinde hâlâ uzlaşmaya çalışırken, küresel seragazı salınımlarının yaklaşık dörtte üçü’ünden sorumlu olan şehirler, bugün  yıkıcı iklim değişikliğini önleme yolunda liderlik edip kararlı eylemlerde bulunuyor.” 

Avrupa’nın belli başlı, büyük şehirlerini birleştiren bir ağ olan “Eurocities”, AB bağlamında çeşitli kentsel konularda raporlar yayınlar ve bildiriler hazırlar. Haziran 2008’de yayınladığı  iklim değişikliği konulu bildiride, teşkilat yerel düzeydeki yönetimlerin iklim değişikliği ile mücadelede ana rolü oynadığını, böylelikle AB kurumlarıyla ve üye devletlerle sağlanacak eşgüdüm için şehirlerin çok önemli ortaklar olduğunu beyan etti.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics