Logo EurActiv.com.tr

BM iklim görüşmeleri öncesinde zor günler

Bookmark and Share
(en)

30.03.2009
Almanya’nın Bonn kentinde 29 Mart Pazar günü bir araya gelen yüzlerce delege, aralık ayında sona erecek olan Kyoto Protokolü’nün mirasçısı olabilecek yeni bir anlaşma için girişimlerde bulundu.

Haber

Çoğu uzmana göre bu yılın sonlarına kadar kapsamlı bir anlaşmaya varılması mümkün değil.

“Bu yılın ilk müzakere dönemiyle birlikte iklim değişikliğinde siyasi bir çözüme dünya daha yakın,” şeklinde konuşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği (BM) Çerçeve Anlaşması (UNFCCC) genel sekreteri Yvo d Boer, “Geri sayım başladı ve ülkelerin yapmaları gereken çok şey var,” dedi.

Bu yıl yapılması planlanan görüşmelerin çoğu sanayileşmiş ülkelerin emisyon indirim hedefleri etrafında gerçekleşecek.

BM iklim görüşmeleri temsilcisi Todd Stern dün yaptığı açıklamada ülkesinin tüm dünyayı tehdit eden bir sorun haline gelen sera gazı salımına en yüksek oranda sebep olan birinci derecede sorumlu olduğunu söyledi.

Stern, 2,600 delegeye hitaben, “Bu geri dönüşten oldukça memnunuz. Kaybettiğimiz zamanı telafi etmek ve önümüzdeki ödevi bir an önce yerine getirmek istiyoruz,” diye konuştu.

Sanayileşmiş ülkeler görüşmeleri yavaşlatıyor mu?

Son haftalarda Obama yönetiminin belli başlı isimleri başkanının her hangi bir anlaşma için ülke içi destek kazanabilmesi için en az altı aya daha ihtiyacı olduğunu söyledi.

Nitekim Amerikalılar Kongre’nin bu konuda yeşil ışık yakmasını bekliyor ve Temsilciler Meclisi ve Senato’nun onayı olmaksızın anlaşmanın imzalanması halinde eski Başkan Bill Clinton tarafından imzalanan ancak kabul görmeyen Kyoto Protokolü’nde olduğu gibi bir takım iç sürtüşmelerin yaşanmasından korkuyor.

Sonuç olarak birçok delege ve BM yetkilisi ana ilkeleri kapsayan bir çerçeve anlaşmasının Kopenhad’ta Aralık ayında toplanacak zirvede imzalanmasının mümkün olduğuna ve ayrıntıların 2010’a bırakılacağına inanıyor.

Diğer ülkeler de benzer şekilde daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını ifade ettiler. Japonya Haziran’dan önce ulusal emisyon indirim hedefinin belirlenemeyeceğini açıklarken Rusya ve Ukrayna’nın da bu konuda hedef bildiriminde bulunmaları bekleniyor.

Anlaşma yönünde ilerleme çok yavaş

Tüm ülkelerin Kopenhag’da varılacak anlaşmanın ayrıntılarının nasıl uygulanabileceğine dair herhangi bir ayrıntılı teklifte bulunmadıklarını da belirten Boer, yakın bir zamanda EndsEurope’a yaptığı açıklamada bu konuda değişik ülkelerden değişik genel kapsamlı teklifler geldiğini ancak Bonn’daki ilk toplantıdan ümitli olduğunu söyledi.

Müzakerelere yakın isimlere göre, Bonn toplantısı yeni bir iklim anlaşmasının ne şekilde yürürlüğe konulabileceğine dair uygulamalar ele alınacak. Takip ve gelişmekte olan ülkelerin emisyon indirim faaliyetleri üzerinde durulacak konular arasında yer alıyor.

Bonn görüşmelerinin önemli hazırlık belgelerinden biri Güney Kore ve Güney Afrika’nın sunduğu ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteklediği Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin emisyon indirim girişimlerinin uluslar arası arenada kayıt altına alınması teklifi oldu. Buna göre, gelişmekte olan ülkelerin girişimlerine gelişmiş ülkelerin mali ve teknolojik anlamda katkıları bekleniyor.

Potansiyel anlaşmanın BM iklim görüşmelerine nasıl entegre edileceği konusunda geçen hafta bilgi veren de Boer’in açıklamalarına rağmen ülkelerin sera gazı emisyonları için gelişmiş ülkelerin finansman sağlaması konusunda ve BM’nin temiz gelişim mekanizmasının (CDM) reformu konusunda uzlaşma aranması gerektiğine inanıyor.  CDM’ye göre gelişmiş ülkelerin yoksul ülkelerdeki projeleri finanse etmeleri ve karşılığında karbon kredisi talep etmeleri öngörülüyor.

Emisyon indirimleri: Dağıtım ve sınıflandırma

Emisyonların yeni bir sınıflandırılması tabi tutulmasına bazı ülkeler şiddetle karşı çıkıyor.  İlgili metinde, “Kopenhag’ta üzerinde anlaşmaya varılmış olan ve emisyonların her ulusun kendi şartlarıyla orantılı; liderlik, işbirliği, teşvik ve müzakerelerin gözetildiği daha verimli bir formül düşünülebilir. Bu tür girişimlerden en yüksek düzeyde başarı düzeyi hedeflenebilir,” ifadesine yer verildi.

Ocak’ta Avrupa Komisyonu yayımladığı bildirgede her ülkenin kişi başına GSYİH, 1990-2005 yılları arasındaki emisyon değişimleri ve 1990-2005 arasındaki nüfus eğilimleri dikkate alınarak farklı yollarla emisyon indirim hedeflerine katkıda bulunması önerisini dile getirdi.

Bonn’daki toplantı sonrasında müzakereciler Kopenhag zirvesi öncesinde Haziran ayında Bonn’da ve sonbaharda Bangkok’ta tekrar bir araya gelecekler.

 

 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics