Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

Doha zirvesi, iklim desteği tartışmaları arasında başlıyor

Bookmark and Share
(en)

26.11.2012
AB'nin, Pazartesi günü Doha'da başlayan iklim zirvesi öncesinde, AB'nin bu yıl sonunda sona erecek iklim fonunu yenileme konusunda bir taahhütte bulunması beklenmiyor. Ancak iklim desteği, konferansın ikinci haftasında açıklanabilir.

AB'nin 23 Kasım'da yaptığı, 'kalkınmakta olan ortaklarla AB'nin iklim fonlarının 2013-2014'te nasıl devam edeceğini Doha'da görüşüleceği' açıklamasına kalkınma alanında faaliyet gösteren STK'lardan tepki geldi.

Oxfam'ın AB politikaları danışmanı Lies Craeynest, EurActiv'e yaptğı açıklamada 'Eğer AB ve diğer gelişmiş ülkeleriklim eylemini 2013-2014 döneminde gerçekleştirmek istiyorlarsa, Doha'ya elleri boş gelemezler. Kalkınmakta olan ülkelere destek için verilen muğlak sözler, iklim değişikliğinin etkilerini şu anda hisseden topluluklara yardımcı olmuyor' dedi.

Üst düzey AB yetkilileri, çoğu üye ülkenin iklim desteklerini orta vadeli mali planlarına dahil ettiğini ve liderlerin, taahhütlerini konferansta açıklayacağına inanıyor.

AB'nin iklim başmüzakerecisi Artur Runge-Metzger, 16 Kasım'da Brüksel'deki bir yuvarlak masa toplantısında yaptığı konuşmada 'Para konusunda normalde açıklamaları yapanlar memurlar değil, üstleri olacaktır. Büyük ihtimalle [konferansın] ikinci haftasında olacak. Ancak bunun bir taahhüt olacağını sanmıyorum. Yalnızca şu anda elimizde ne olduğu ve önümüzdeki, ve hatta belki bir sonraki yıl için neler üzerinde anlaşıldığı olacaktır' dedi.

Bu tür açıklamalar genellikle müzakerelerin gidişatıyla paralel yapılıyor.

İngiltere ve bazı diğer üye ülkelerin, kamu ve özel sektörden fon kaynaklarını birleştirecek girişimler istediği bildirildi. Runge-Metzger, 'Doha'da bununla ilgili çok gürültü çıkacağından eminim' dedi.

Kopenhag'da verilen sözler

2009'da Kopenhag'daki iklim zirvesinde gelişmiş ülkeler, iklim değişikliğinin hafifletilmesi ve değişikliğe uyum sağlanması için 2020'ye kadar yılda 100 milyar dolar sağlama sözü vermişti. 2010-2020 dönemi için de Hızlı Başlangıç Finansmanı kapsamında 30 milyar dolar ayrılmıştı.

AB bu toplamın 7.2 milyar Euro'sunu sağladı, ancak Oxfam'ın yayımladığı yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre, bu paranın yalnızca yüzde 33'ünün 'yeni', yalnızca yüzde 24'ünün de ulusal gelirlerin yüzde 0.7'sini yurtışı yardımlarına ayırma sözüne 'ek' olarak verildiği tahmin ediliyor.

Oxfam, bu miktarın büyük kısmının eski destek sözlerinin yeniden paketlenmesi olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Genel Sekreteri Christiana Figueres, Yeşiller grubunun Avrupa Parlamentosu'nda 15 Kasım'da düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşmada 'Tabii bu, AB'nin tamamı kemer sıkma önlemlerine karşı protestolara sahne olurken paradan bahsetmek için tam olarak doğru bir an değil. Ancak kalkınmakta olan ülkeler de mali desteği 2020 yılına kadar 100 milyar dolara çıkarma sözü veren ülkelerin buna ne kadar bağlı kalacağıyla ilgili bilgiye sahip olmadıkları için endişelenmekte haklı' dedi.

2015'te yeni iklim anlaşması

AB'nin, 1 Ocak 2013'te Kyoto Protokolü'nün yerine geçecek bir küresel iklim anlaşması üzerinde 2015'e kadar karara varılmasını öncelik haline getirdiği anlaşılıyor.

Avrupa Komisyonu'nun iklimden sorumlu üyesi Connie Hedegaard, 'Doha'nın, Durban'da kaydedilen ilerlemenin üzerine inşa olması gerekir ve 2015 için yasal bağlayıcılığı bulunan bir iklim anlaşması hazırlama konusunda ilerleme sağlamalıyız. Emisyonları, 2 derecelik bir artışın altında kalabilmek için daha fazla azaltmak için önlemler üzerinde anlaşmaya varmak da bir o kadar önemli' dedi.

Küresel emisyonların yüzde 12 ile 14 arasını gerçekleştiren AB, Avustralya ve Ukrayna gibi bazı tarafların, Kyoto'nun uzatılması konusunda anlaşmaya varması da mümkün.

Ancak ABD, Kanada, Rusya, Japonya gibi büyük oyuncular yeni anlaşmayı imzalamayacak. Bu kısmen, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin daha fazla sorumluluk almasını istemelerinden kaynaklanıyor.

8 yıl daha Kyoto

Kyoto'ya olumlu bakan ülkeler arasında da anlaşmazlıklar yaşanıyor. AB, protokolün sekiz yıl uzatılmasını teklif ediyor;  kalkınmakta olan ülkeler ise daha uzun bir anlaşma istiyor.

Figueres, AP'de yaptığı konuşmada AB'ye bu konuyu çözme çağrısında da bulundu. Figueres, Bir çözüm üzerinde çalışıldığını görüyorum. Özellikle AB, Doha'ya sekiz yıllık dönemle ilgili somut tekliflerle gelirlerse, beklentiler yükselecektir' dedi.

Figueres aynı zamanda UNFCCC olacak, AB'nin, iklim değişikliğinin etkilerinin geniş kapsamlı ve düşük maliyetli olarak hafifletilmesi için pazarların önemiyle ilgili bir açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.

Genel Sekreter, 'AB'nin öne çıkacağına gövünüyoruz. Yanıtlar AB'nin elinde' şeklinde konuştu.

Arthur Neslen

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics