Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

GDO tartışması kızışıyor, Erdoğan: AB dışında standart kabul edilemez

Bookmark and Share

04.11.2009
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GMO) ürünlere ilişkin yayınlanan yönetmelikle ilgili tartışmalar sürüyor. Erdoğan GMO'da AB kuralları dışında bir standardın kabul edilmeyeceğini söylerken Baykal yönetmeliğin bir an önce yürürlükten kaldırılması gerektiğini bildiriyor.

Haber

Ak Parti Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, son dönemde genleriyle oynanan gıda ürünlerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yayınladığı yönetmeliğe işaret ederek, ''Medya bu konuyla ilgili maalesef Bakanlığımızın yayınladığı yönetmeliğin tam aksine, teşvik ettiği manasına köşe yazıları ve haberler yapılıyor. Bu yönetmelik teşvik eden değil, engelleyen bir yönetmeliktir, dikkatli okusunlar'' dedi.

İlgili bakanın bugün Mecliste de konuyla ilgili açıklamalarda bulunacağını kaydeden Erdoğan, ''Biz genleriyle oynanmış gıda ürünleri konusunda hassasız. Bu konuda kesinlikle AB standartlarının dışında, 'ABD böyle istiyor',  hayır, AB dışında bir standardı zaten kabul etmedik, yönetmelik de buna amirdir. Sadece duyduklarıyla bunları yazıyorlar, bunlar yanlış bilgilendirmedir. Bu sürece dikkat edelim'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise, Hükümetin Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili yönetmeliği mutlaka yürürlükten kaldırması gerektiğini belirterek, "Milletin sağlığına yönelik bir tuzaktır. Eğer onlar yürürlükten kaldırmazsa biz CHP olarak, tüketici olarak, haklarımız kullanacağız ve bu yönetmeliğin iptali için gereken girişimleri mutlaka gerçekleştireceğiz" dedi.

Baykal, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de 7 yıl boyunca tek başına iktidar olmanın büyük bir fırsat olduğunu kaydeden Baykal, ancak AK Parti iktidarının bu kolay ele geçmeyen şansı kullanamadığını ileri sürdü. AK Parti’nin tek başına iktidar olduğu 7 yıllık dönemde dünyanın da kalkınmaya geniş olanaklar tanıyan bir süreç geçirdiğini aktaran Baykal, tüm bu koşullara karşın ülkede işsizliğin, yoksullaşmanın ve borçların arttığını, gelir dağılımın giderek çarpıklaştığını, ekonominin daraldığını savundu.

"Dünyanın gerisinde kalınmıştır, Türkiye tarihinin gerisinde kalınmıştır. Ne zaman? En şanslı dönemde. ’Ekonomi iyiye gidiyor’ diyenlerin buna cevap vermesi gerekir" diyen Baykal, ister borçlanma, ister büyüme rakamlarına bakılsın, ortaya çıkan sonucun başarıdan söz etmeyi imkansız kıldığını ileri sürdü.

Baykal, "Ülke büyümeden zenginleşmek mümkün mü? Zenginleşen bir avuç insan. İktidar çevresi eşler, dostlar, oğullar, damatlar... Ama bu Türkiye’nin zenginleşmesi anlamına gelir mi? Türkiye’nin zenginleşmesi, ülke büyürse gerçekleşir" diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 2010 yılında çeşitli ürünlere zam yapılacağı yönünde açıklamaları olduğunu belirten ve "Zam yağmuru geliyor" diyen Baykal, zamların arkasında Hükümetin yanlış ekonomi politikasının ve bunun sonuçlarının yattığını ifade etti.

Hükümetin uygulamaları sonucunda Türkiye’de tasarruf oranının giderek düştüğünü de kaydeden Baykal, "Bu gelecekten umudunu kesmiş bir ekonomi haline dönüştüğümüzü, geleceğe yönelik iddiasını kaybetmeye başlaşmış, hazır yiyen bir ekonomiye dönüşmeye başladığımızı ortaya koyan bir tablodur" dedi.

Konuşmasında tarım ve hayvancılık sektöründen rakamlar veren Baykal, benzer durumun tüm sektörlerde yaşandığını ve sıkıntıların giderek arttığını ileri sürdü.

-GDO’LU ÜRÜNLER-

Türkiye’nin şimdi de "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) açılımı" ile karşı karşıya olduğunu anlatan Baykal, "GDO, bizim gıdamızın, hayvanlarımızı beslerken kullandığımız yemlerimizin genetik yapısının Allah’ın verdiği, doğanın oluşturduğu yapısının düzeninin değiştirilmesi suretiyle yeni bir ürün haline dönüştürülmesidir" dedi.

Baykal, Türkiye’nin biyolojik güvenlik yasasına ihtiyacı olduğunu ve bunun uzun süredir tartışıldığını belirterek, ancak buna ilişkin yasal düzenleme beklenirken ilgili bakanlığın bir yönetmelik ile Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar konusunun gündeme getirildiğini anlattı. Türkiye’de hormon konusunda güven veren bir tablo olmadığını savunan Baykal, tüketicinin yedikleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, bunun da ötesinde dış piyasada satılamayan ürünlerin iç piyasanın tüketimine sunulduğunu söyledi.

İnsan sağlığı açısından GDO’lu ürünlerin yaratacağı risk ve sorunların çok iyi anlaşılması ve güven veren bir şekilde aydınlığa kavuşturulması gerektiğine dikkati çeken Baykal, "Olay sadece bir beslenme sağlığı konusu değil. Aynı zamanda Türkiye’de tarımın, çiftçiliğin, ekonominin kontrollünün Türkiye’nin dışına çıkması, Türkiye’nin kendi ihtiyacı için kendi imkanlarıyla üretim yapabilen ülke olmaktan çıkıp başkalarının denetimine üretimini teslim etmesi sonucunu doğuracaktır" diye konuş.

GDO’lu ürünlere ilişkin yönetmelikte bu ürünlerin bebeklere verilmemesi gerektiğinin belirtildiğini söyleyen Baykal, "Bebeklere yasaksa büyüklere neden yasak değil? Bebeğe zararlı peki annenin karnındaki bebeğe zararlı değil mi? Kim bu ayrımı yapıyor, neye göre yapıyor. Bu 70 milyonunun sağlığını, sadece 70 milyonun değil gelecek kuşakların istikbalini tehlikeye atmaktır" diye konuştu.

Yönetmeliğe göre GDO’lu olup olmadığının ürünün üzerine yazılamayacağını da ifade eden Baykal, şöyle konuştu: "Türkiye’nin şartları, Türkiye’nin ürünlerinin hastalıklara karşı dirençli olmasının gerekleri dikkate alınarak mı bu üretiliyor? Hastalıklara karşı ilacı da bünyesine koyarak mı bunu yapıyorsun? O koyduğun ilacın onu kullanan insana geçmesi riski, bunun sakıncası yok mu? Böyle işlerde zarar yıllarca sonra ortaya çıkar. Yıllarca sonra ortaya çıkabilecek zararlar hakkında hükmünüzü nasıl verdiniz? Yapılmış onlarca araştırma var, çok kaygı verici tespitlere yol açmış.

Şimdi bunu sessizce kamuoyunda tartışmak, kanunu bir kenara bırakarak, bir vur kaç operasyonuyla şimdi çıkarmanın hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını anlamak mümkün değildir. Yani birden bire açılım maçılım derken böyle bir gıda tuzağını, insan sağlığına yönelik bir tehdidi, tehlikeyi, Türk tarımına yönelik bir tuzağı kendi elimizle yürürlüğe koyuyoruz. Bu yanlıştır, tartışılmamıştır.

Derhal Hükümet bu GDO yönetmeliğini iptal etmelidir." Baykal, konunun denetiminin bürokratlardan oluşan bir kurula verileceğini, bunun da yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek, hükümetin kamuoyunu konuyla ilgili olarak bilgilendirmesi gerektiğini kaydetti.

Baykal, "Bu açılımda diğer açılımlar gibi tuzaklarla doludur, sakıncalıdır, milletin sağlığına yönelik bir tuzaktır. Bunun derhal yürürlükten kaldırılması lazım. Eğer onlar yürürlükten kaldırmazsa biz CHP olarak, tüketici olarak her birimiz bu konudaki haklarımız kullanacağız ve bu yönetmeliğin iptali için gereken girişimleri mutlaka gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

AB'de sıkı denetim var

Avrupa Birliği'nde GDO'lu  ürünlerin üretimini, ithalatını, kullanımını kabul edilmiyor. AB içinde GDO üretimini yasaklayan 6 ülke var. Bunlar Avusturya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, Almanya ve Lüksemburg. 

İsrail ve ABD'nin AB'ye GDO'lu ürün ihrat etmek istemesi birlik içerisinde önemli bir tartışma konusu.

bu ürünlerde sıkı bir denetim ve etiketleme politikası uyguluyor. GDO etiketlemesi yapılabilmesi için ilgili ürünün yüzde 0.9 oranında GDO içermesi gerekiyor. AB bu konudaki uygulamalarını 2003’te yürürlüğe giren 1829/2003 sayılı yönetmeliğe göre yürütüyor.
Yönetmeliğin etiketlemeyle ilgili bölümünde, bu uygulamanın ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan gıda maddeleri için’ ve ‘GDO içeren ya da GDO’dan oluşan ürünlerle üretilen gıda maddeleri için’ geçerli olacağı belirtiliyor. GDO içermesine karşın etiketlemeye gidilmeyecek durumlar ise 18.10.2003 tarihli AB Resmi Gazetesi’nde şu şekilde ifade ediliyor: “Bu bölüm, yüzde 0.9 oranından daha yüksek olmayan oranda GDO içeren, GDO’dan oluşan ya da GDO’yla yapılan gıda ürünleri için uygulanmayacaktır.”
Yüzde 0.9 oranının aşıldığı durumlarda ise spesifik bir etiketleme yöntemi uygulanıyor. İlgili yönetmeliğe göre:
1- Birden fazla malzeme içeren ürünlerde, içindekiler listesinde ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş’ ifadelerinin ilgili malzemenin hemen arkasından parantez içinde yazılması gerekiyor.
2- Malzemenin bir kategorinin ismi olarak gösterildiği durumlarda, ‘genetiği değiştirilmiş ... içerir’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiş ... içerir’ ifadelerine içindekiler listesinde yer verilmesi gerekiyor.
3- İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda ‘genetiği değiştirilmiş’ ya da ‘genetiği değiştirilmiş ...le üretilmiştir’ ifadelerinin etiketin üzerinde açıkça görülür şekilde yer alması gerekiyor.
4- İlk iki maddedeki GDO vurguları, içindekiler listesinin altında dipnot olarak yer alabilir. Bu durumda en az içindekiler listesinde yer alanların boyutunda yazılması gerekir. İçindekiler listesinin bulunmadığı durumlarda etiketin üzerinde açık şekilde yer almalıdır.
5- Gıda ürünün nihai tüketiciye satıldığı aşamada, paketlenmemiş ürünlerde olduğu kadar büyüklüğü 10 cm2’yi geçmeyen paketlerde satılan ürünler için GDO’yla ilgili ifadeler sürekli ve görülür bir şekilde ürünün sergilendiği tezgâhın üstünde ya da hemen yanında ya da paketleme malzemesinin üzerinde kolay şekilde tespit edilebilecek ve okunabilecek büyüklükte olmak kaydıyla yer almalıdır.

GDO’lu ürünlerle beslenen hayvanlardan elde edilen et, süt ya da yumurtalar için GDO etiketlemesi yapılmıyor. AB içinde GDO’larla ilgili yasal düzenlemeye yönelik yeni bir değerlendirme süreci başlatılmış durumda. Bu çalışmada mevcut yasal düzenlemeyle ilgili risk değerlendirmesi, onay süreci ve etiketleme unsurlarına yoğunlaşılıyor. Değerlendirme raporunun 2010’un yaz aylarında yayımlanması bekleniyor.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics