Logo EurActiv.com.tr

Yoksul ülkeler Kopenhag’da ‘Yeni Dünya Düzeni’ arayışında

Bookmark and Share
(en) (fr) (de)

18.12.2009
Gelişmekte olan ve yükselen ülkelerin Batılı ve sanayileşmiş devletlerin bundan böyle egemen olamayacakları yeni bir dünya düzeni yaratma girişimi Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da devam eden iklim değişikliği konferansında sonuca ulaşılmasını engelliyor.

Haber

Birleşmiş Milletler iklim konferansının son iki gününü izlemek üzere kente 130 dünya lideri geldi. Amerikan Başkanı Barack Obama’nın da bugün Kopenhag’da olması bekleniyor. Görüşmeciler başarısızlık riskinin hiç bu kadar fazla olmadığını kaydediyor.

“Son müzakereler gerilimli geçecek” diyen Danimarka Başbakanı Lars Løkke Rasmussen görüşmelere başkanlık ediyor. İklim Bakanı Connie Hedegaard bu görevden daha önce istifa etmişti.

 ‘Yeni Dünya Düzeni’

Lienen, EurActiv’e konferansın zengin ve yoksul ülkeler arasındaki güvensizliği açığa çıkardığını söyledi.

Lienen’e göre, gelişmekte olan ülkeler konferansı zengin ülkeleri bundan böyle başat güç olmalarını engelleyecek bir yeni bir dünya düzeni oluşturmak için kullanıyor.

“Sanırım yeni dünya düzeninin başlangıcındayız” diyen Lienen çözümsüz küresel idari sorunlar nedeniyle iklim konferansını feda etmenin acınası bir durum olduğunu sözlerine ekledi.

İngiliz Başbakanı Gordon Brown da benze şekilde müzakerecilerin aradaki farkı kapatmak için çok çalıştıklarını söyledi. “Bu hafta içinde anlaşma sağlayamazsanız insanlar bu anlaşmayı herhangi bir zamanda imzalayıp imzalamayacağınızdan şüphe duyacaklar”.

Zengin-yoksul bölünmesi

Zirvede gerilim sanayileşmiş ülkelerin emisyon indirim hedeflerine odaklanmamalarından kaynaklanıyor.

Pazartesi günü G77-Çin bloku adı verilen ve 130 gelişmekte olan ve yükselen ülkeden meydana gelen grup görüşmeleri birkaç saatliğine durdurarak Danimarka hükümetini, gelişmiş ülkelerin çıkarlarını göz önünde bulundurduklarını açıklaması üzerine protesto etti.

AB, kendi sera gazı salımlarını 2020’ye kadar yüzde 20, 2030’a kadar yüzde 30 oranında azaltma hedefini başarabilmek için gelişmekte olan ülkelerin de emisyon indirim hedeflerine dair taahhütlerde bulunmalarını bekliyor.

Ancak görüşmelerde Avrupa Parlamentosu’nu (AP) temsil eden Jo Leinen bunun son dakika kararı olduğunu şimdi diğerlerinin yeterince vaatte bulunmaması nedeniyle gerçekleşmesinin mümkün olmadığını kaydediyo.

Kyoto ölüyor mu?

G-77 ve Çin, 40 zengin ülkenin karbon salımını sınırlayan Kyoto Sözleşmesi’nin bertaraf edilmesine karşı dün uyarıda bulundu

Özellikle ABD Kyoto’yu ekonomik endişeler nedeniyle onaylamıyor.

Ancak gelişmekte olan ülkeler zengin ülkelerin Kyoto Sözleşmesi’nde belirtilen sorumluluklarını yerine getirmelerini ve 2013’ten itibaren onun yerine geçecek yeni ve daha ciddi taahhütler içeren bir anlaşmanın ana çerçevesinin belirlenmesini istiyorlar.

“Kyoto Sözleşmesi’nde imzası bulunan gelişmiş ülkelerin anlaşmayı bizzat bertaraf etmek istediklerini görüyoruz” diyen Nafie Ali Nafie Sudan delegasyonuna liderlik ediyor.

Sanayileşmiş ülkeler sözleşmeden çok daha zayıf “tek bir sorumluluk”tan yana tavır alıyorlar; BM İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması (UNFCCC) ile Kyoto Sözleşmesi’ni daha hafifletici şekilde yeniden yorumlamak istiyor.

Nafie gelişmiş ülkelerin Kyoto Sözleşmesi’ni bir kenara iterek “eşitlik, ortak ama farklı sorumlulukları ile yeteneklerine” ilişkin ilkeleri hafife almak niyetinde olduğunu söyledi.

Hindistan Çevre Bakanı Jairam Ramesh Çarşamba günü Kyoto’nun yeni bir anlaşmanın yürürlüğe konulması suretiyle genişletilmesine ilişkin görüşmelerin durma noktasına geldiği uyarısında bulundu. Ramesh’e göre gelişmiş ülkeler sözleşmeye ciddi şekilde karşı çıkıyor ve kimileri tek, yeni bir anlaşmanın bütün ülkeler için küresel ısınmayla mücadelede aynı şekilde bağlayıcı olmasını istediklerini kaydediyor. “Şunu algıladık: Kyoto Sözleşmesi henüz ölmedi ama yoğun bakımda.”

İki aşamalı yaklaşım

Ancak gelişmekte olan ülkeler Kyoto Sözleşmesi’nin müzakerelerin ana elemanı olarak kalmasını istiyor. Nafie “G-777, Kyoto Sözleşmesi’nin ana unsur olacağı iki aşamalı bir sonuç üzerinde durulmasını istiyor” derken iki aşamalı müzakere mekanizmasının Bali Eylem Planı’nda belirlendiği ve iki yıl önce onaylandığı bildiriliyor.

Bu eylem planına göre, gelişmiş ülkeler Kyoto’nun sona ereceği 2012 sonrası için emisyon indirim hedeflerini ve UNFCCC çerçevesinde gelişmekte olan ülkelerin küresel ısınmayla mücadele çabalarına nasıl yardım edeceklerini açıklaması gerekiyor.

Taraflar:

AP Kopenhag delegasyonu başkanı Leinen EurActiv’e şu ana kadar gördüklerinin pek de yüreklendirici olmadığını söyledi. Leinen ABD, Rusya, Kanada ve Avustralya’nın tekliflerini açıklamalarını ümit ettiğini kaydetti.

“İndirim hedefleri üzerine anlaşmaya varılmaksızın bu konferansta muhtemelen uzun vadeli finansmanla ilgili bir anlaşma çıkmayacak” şeklinde konuşan Leinen finansman sorunun Kopenhag sonrasına ertelenmiş gibi bir görüntü oluştuğu ve bunun da toplantının başarısızlıkla sonuçlandığı anlamına geleceği uyarısında bulunuyor.

Öte yandan Barroso hedeflerle ilgili anlaşmanın gerçekleşeceğine inanıyor. “Eğer ümit ettiğim gibi herkes mevzuatla ilgili engellerin üstesinden gelmeye hazırsa inanıyorum ki kapanışa yakın günlerde makul ve iddialı bir sözleşme için gerçek müzakere zeminine sahip olacağız. Gelecek yıl bu zeminde yasal bağlayıcılığı olan bir anlaşma imzalayabiliriz.”

Kopenhag’dan dönen İsveçli AP üyesi Lena Ek bütün tarafların eylem için harekete geçmesi gerektiğini söyledi. “Bir anlaşmaya varabilmek için her şeyden önce üç şeye ihtiyaç var: Çin rapor vermeye başlamalı, Amerika finansman sağlamaya başlamalı ve AB 2020’ye kadar yüzde 30 emisyon indirimi taahhüt etme. Bunun lamı cimi yok, artık eylem zamanı.”

AP Yeşil Alman üyesi Rebecca Harms Avrupa liderlerinin artık kaybedecek zamanı olmadığını söyledi. “AB’nin 2020’ye kadar yüzde 30 emisyon indirimi hedefinden vazgeçtiğine dair haberler müzakerelerin bu kadar kritik noktasında son derece endişe verici. AB bu sözü diğer görüşmecilerin burnunun dibinde iki yıldan beri vermeye devam ediyor: Şimdi bundan vazgeçmek konuşmaları tamiri imkânsız şekilde yaralar. AB başkanlığı eski sözleri terk ettiğimizi gösteren yedek planlardan vazgeçmeli.”

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) devlet başkanlarının gelişi sırasında kendilerine sunulacak metinlerin yetersiz olduğunu kaydetti. “Birçok açıdan son oturumlar daha fazla anlaşmazlığı ortaya çıkardı” diyen WWF lideri Kim Carstensen “Çok zor kararlar giderek daha da zorlaşırken ilkeler üzerine sıkı laflar edip işin ayrıntısına girip iklim değişikliğiyle mücadele için pek fazla bir şey yapmayacağız gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

Sivil toplum kuruluşu Oxfam gelişmiş ülkelerin finansman konusunda yardımcı olmalarını istedi, yoksul ülkelerin kendileriyle işbirliğine hazır olduğunu hatırlattı. Oxfam CEO’su Jeremy Hobbs “Zengin ülkelerin müzakerecileri kendi siyasi liderlerinin lehine bir anlaşma için uğraşan sihirbazlara benziyorlar. Hareket ediyormuş izlenimi uyandırıyorlar ama iş eyleme gelince yaptıkları pek fazla bir şey yok. Kopenhag’da bir intihar anlaşması imzalamayacaklarını açıklayan yoksul ülkeler aptal yerine konulacak” uyarısında bulundu.

Arka plan:

Kopenhag zirvesi son dönemece girerken zengin ve yoksul ülkeler hala küresel ısınmayla mücadele için yeni küresel anlaşmanın ne şekilde olacağı üzerine görüş ayrılıklarını gideremedi.

Gelişmekte olan ülkeler sanayileşmiş ülkelerin sera gazı emisyonunu 2020’ye kadar 1990’lardaki miktarın yüzde 25-40 altına çekmeye sözünü yerine getirmeleri çağırısında bulunuyor. Yoksul ülkelerden kendilerine küresel ısınma ile mücadele edebilmeleri ve düşüş karbonlu ekonomiye geçebilmeleri için mali yardımda bulunmaları bekleniyor.

Öte yandan ABD gibi zengin ülkeler iddialı orta vadeli 2020 hedefleri üzerinde uzlaşmanın çok zor olduğunu ileri sürüyorlar. AB ise daha önce verdikleri emisyon hedefini ancak sanayileşmiş ülkeler benzer şekilde davranırsa artıracağını belirtiyor.

Gelişmekte olan ülkelere yardım konusunda pek fazla ilerleme yok. AB’nin yoksul ülkeler için €7,2 milyar bağışta bulunmayı açıklamasına rağmen hafta sonu toplanan çevre bakanları kısır döngüyü bozamadı.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics