Logo EurActiv.com.tr

Türkiye'nin Enerji Sorunu

23.01.2008
21’inci yüzyılın başından itibaren neredeyse her yılın ilk günlerinde enerji krizleri ortaya çıkıyor. Bu krizler genellikle, Rusya’nın, satın aldığı gazın karşılığını ödemeyen ülkelere karşı cezalandırma niteliğinde başvurduğu gaz vanalarını kapama uygulamasıyla ilgili olsa da, Türkiye de bu krizleri yakından takip ediyor ve kendi önlemlerini almaya çalışıyor. 2008 yılının ilk günlerinde enerji alanında yaşanan kriz ve gelişmeler ise birçok bakımdan öncekilerden farklı. Bu sefer krizin ana sorumlusu İran ve bu konuda günümüzde yaşanan gelişmeler de öncelikle Türkiye’yi doğrudan etkiliyor.

Kaynak: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi
Yazar: İlyas Kamalov

Aslında İran’ın Türkiye’ye ihraç ettiği gazı kesmesini şaşırtıcı bir gelişme olarak nitelendirmek yanlış olur. Zira İran iki yıldır, özellikle havaların en soğuk olduğu bir dönemde, Türkiye’ye ihraç ettiği gazda kesintiye gidiyor ve Türkiye’yi zor durumda bırakıyor.  İran bu yıl da, önceki yıllardaki tutumunu sürdürerek Türkiye’ye ihraç ettiği gazı kesti ve bu alanda “güvenilir bir partner” olmadığını bir kez daha ispatlamış oldu. Halbuki 2007 yılının ikinci yarısında Türkiye ile İran, enerji alanında çok yönlü işbirliğine ilişkin ön mutabakata varmış ve bu kapsamdaki görüşmeleri sürdüreceklerini kararlaştırmışlardı.  Türk yetkililer, her ne kadar, İran’ın bu  son adımından duydukları rahatsızlığı dile getirseler de, bu konuda  sert açıklamalarda bulunmuyorlar. İran ile yapılan anlaşmaların iptal edilebileceğine veya İran’ın Türkiye’nin karşılaştığı zararları üstlenmesi gerektiğine dair açıklamaların yapılmamasının ve Türk tarafının İran’ı bu konuda uyarmamasının, İran’ın bundan sonraki  tutum veya adımları üzerinde ne gibi bir etki yapacağı bilinmiyor.

Enerji konusu, Türkiye’nin İran ile enerji krizi yaşadığı bu günlerde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ABD Başkanı George W. Bush ile yaptığı görüşmenin gündeminde de yer aldı. Konuyla ilgili somut açıklamalar yapılmamasına rağmen, iki liderin NABUCO projesini görüştüklerini ve ABD’nin, Rusya’yı devre dışı bırakarak, Orta Asya enerji kaynaklarının Türkiye üzerinde Avrupa’ya ihraç edilmesini desteklediğini tahmin etmek mümkün.

Rusya tarafından baypas edildiği düşüncesini taşıyan Türkiye ise, kendisine dışarıdan yüklenen “enerji koridoru” misyonuna olumlu bakıyor. Kazakistan’ın Burgaz-Dedeağaç hattına petrol vermeyi kabul etmiş olması, Bakü-Tiflis-Ceyhan hattını zayıflatacak. Ayrıca, Rusya’nın Orta Asya gazının Rusya üzerinden Avrupa’ya ihraç edilmesi konusunda Türkmenistan ve Kazakistan ile anlaşmaya varması da Türkiye’nin gerçekleştirmek istediği Transhazar ve Nabucco projelerini erteliyor, hatta  bir bakıma imkansız kılıyor.  Bu, Türkiye için hayli olumsuz bir gelişme.Birkaç ay önce Rusya, Yunanistan ve Bulgaristan ile Burgaz-Dedeağaç petrol boru hattının inşası konusunda anlaşmaya varmış ve Rusya, böylece Türk boğazlarını da baypas etmişti. Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen,  Türkiye’nin “enerji koridoru” olacağı konusunda Türkiye’de yoğun tartışmalar yapılıyor. Ancak, bu misyonu Türkiye’nin kendi insiyatifiyle üstlenmediğini ve  bu daha çok Batı tarafından  gündeme getirildiğini belirtmekte yarar var.  Bununla birlikte, Rusya’yı devre dışı bırakmak isteyen ve Türkiye’ye “enerji koridoru” hayalleri yaşatan aynı Batı, Türkiye’yi siyasî anlamda dışlama çabalarını da sürdürüyor. Halbuki, ancak AB üyesi olan bir Türkiye  enerji kaynaklarının Batı’ya ulaştırılması konusunda daha güçlü ve başarılı olabilecek ve gerçek bir “enerji koridoru” misyonunu  üstlenebilecek. 

ABD’nin Nabuco’yu desteklemesine ve Türkmenistan başta olmak üzere, Orta Asya ülkelerinin bu projeye karşı çıkmamalarına karşın,  bu ülkelerin diğer birçok ülkeyle işbirliği gerçekleştirebilecek  imkanlara  ve enerji kaynaklarını çıkarma ve ihraç etme alt yapılarına sahip olup olmadıkları konusunun da ayrıca tartışılması gerekiyor. Nitekim, İranlı yetkililerinin açıklamalarına göre, Türkiye’ye gönderdikleri gazı kesmelerinin en büyük nedeni, kendilerine gelen Türkmen gazının da kesilmiş olması. Ayrıca Türkmenistan’ın da, özellikle son dönemde dışarıya açılma politikası çerçevesinde, enerji kaynaklarını bir araç olarak kullandığını ve bütün tarafları memnun etme çabasında olduğu imajını güçlendirmeye çalıştığını hatırlamak gerekir. Bu bağlamda, Rusya ile enerji alanındaki ilişkilerin gözden geçirilerek yeniden bir değerlendirilme yapılmasınada yarar bulunmakla birlikte, Rusya ile işbirliğinin tamamen kesilmesi noktasına hiçbir şekilde gelinmemesi gerekiyor. Zira, Rusya bir taraftan enerji alanında Türkiye’nin en büyük tedarikçisi, diğer taraftan da, enerji kaynaklara sahip diğer ülkelerle kıyaslandığında, en güvenilir, alt yapısı en güçlü ve  dolaysıs ile  işbirliğine de  en uygun ülke olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, Türkiye’nin bundan sonraki süreçte ne gibi adımlar atması gerekiyor? Buna benzer sorular, Avrasya coğrafyasındaki diğer ülkeler için de soruluyor. Örneğin, Ukrayna’nın enerji oyunlarında Batı’nın değil de Rusya’nın yanında yer alması gerektiği dile getiriliyor. Türkiye’nin bu bağlamda fazla seçeneğinin bulunmadığını söylemek mümkün. Zira, Türkiye, bir taraftan en pahalı Rus gazını alırken; diğer taraftan  Rusya’nın bütün projeleri, her ne kadar doğrudan Türkiye karşıtı imajını vermeseler de, Türkiye’yi devre dışı bırakıyorlar. Yine, Orta Doğu’da istikrarın bir türlü sağlanamaması; gerek Türkiye’yi, gerek AB’yi ve kendi enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkeleri alternatifsiz bırakıyor. Bu bağlamda, Türkiye için  en önemli ve öncelikli çözümlerden biri,  kaynak çeşitliliğine gitmek ve bu kaynakları kendi topraklarında aramak ve çıkarmak. Bu bağlamda, nükleer enerji, hiç şüphesiz, Türkiye’ye büyük yarar sağlayacak.. Diğer taraftan,  Türkiye, Mavi Akım hattının İsrail ve Güney Avrupa’ya kadar uzatılması sürecini de hızlandırarak en azından bölgesel anlamda bir “enerji koridoru” olmalı.

ÖNEMLİ: “Analizler” diğer kişi ve kuruluşların yaptığı yorumlardır. EurActiv.com.tr, tarafsız bir platform olarak kendi görüşünü belirtmez. “Analizler” kısmındaki herhangi bir dokümanda yer alan fikirler, yazara aittir.

© EurActiv 2007-2008. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM