Logo EurActiv.com.tr

AB iklim paketi sanayi kesimini ‘cesaretlendirdi’

Bookmark and Share

16.12.2008
Kimya sanayine göre Avrupa Birliği’nin (AB) geçen hafta kabul ettiği iklim değişikliği anlaşması “doğru yönde atılmış bir adım”. Öte yandan çevre grupları bu kararın kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını ifade ediyor.

Haber

AB liderleri iklim değişikliği ve enerji paketi mevzuatıyla ile ilgili görüşmeleri 11-12 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenen zirvede tamamlamışlardı.

Liderlerin vardıkları mutabakatın 27 üye ülkenin CO2 salımlarını 2020 yılına kadar yüzde 20 oranında azaltma sözü verdikleri anlamına geliyor.

Almanya ve Polonya gibi ülkelerin baskıları sonucunda anlaşmada birliğin ağır sanayi ve fosil yakıtıyla çalışan santrallerinde maliyetlerin aşağı çekilmesine imkân tanıyan imtiyazlara yer verildi.

Katı AB iklim kanunlarının “karbon sızıntısı” adı verilen ve fabrikaları tesislerini birlik dışına taşımaya sevk edebileceği uyarıları sanayi kesimince sık sık dile getirildi.

Kimya endüstrisi çimento, çelik, cam ve kâğıt gibi diğer enerji yoğun sektörlerle birleşerek gözden geçirilmiş AB Emisyon Ticaret Planı (ETS) çerçevesinde imtiyaz talebinde bulundu.

En büyük imalat üssüne sahip Avrupa ülkesi olma özelliğini taşıyan Almanya uzun süreden beri AB’nin “karbon sızıntısı” riskine karşı harekete geçmesi çağırısında bulunuyor ve bu konunun özellikle ele alınmasını istiyordu. Ancak Almanya AB liderlerinin üzerinde anlaşmaya vardıkları ve AB’nin 2013 sonrası dönemde CO2 salımına tavan uygulanması ve CO2 ticaret planına imkân sağlayan iklim değişikliği ve enerji paketini memnunlukla karşıladıklarını duyurdu.

Avrupa Kimya Endüstrisi Konseyi (CEFIC) Genel Müdürü Alain Perroy, “Avrupa Konseyi karbon sızıntısının gerçek bir risk olduğunu düşünüyor,” dedi.

Ancak böyle bir taahhüdün hem yasal hem de siyasi anlamda teyit edilmesi gerektiğinin altını çizen Perroy, “Artık etkin üretim için ilgili sektörlerde uygulanacak kuralları görmemiz gerekiyor,” diye konuştu.

Pakete göre sanayi kesimine müsaade edilen emisyon miktarı 2013 yılından itibaren her yıl azaltılacak. Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso 12 Aralık’ta zirve sonrasında yaptığı açıklamada “kurallara uymayanların daha fazla ödeme yapacakları” uyarısında bulundu.

CEFIC özellikle uluslar arası rekabet ortamında bulunan ve temiz teknoloji kullandıkları saptanan sanayi kesimlerine tahsis edilen ücretsiz CO2 emisyon hakları tanınması süreci olan “performans ölçütleri”ne yapılan referansları memnunlukla karşıladı.

Ancak örgüt CO2 ticaretine yönelik sektörlerin belirlenmesi gerektiğini ve kimyasalar maddelerin kullanıldığı tekstil, otomobil, ev eşyaları ile bilgisayar sektörü için bunun “esas” olduğunu vurguladı. “Bütün kullanıcıların dâhil olduğu takas analizinin gerçekleştirilmesi için yasal metinde tedarik zincirine yer verilmesi önemlidir. Düşük karbon ekonomisi geçiş uygun şekilde gerçekleştirildiğinde büyük bir fırsat olabilir. CEFIC performans ölçütlerinin kullanımından yanadır.”

Taraflar:

Avrupalı Yeşiller zirvenin sonucu karşısında öfkelenerek her hükümetin kirliliğe sebep olan kendi sanayi dallarının lobicisi gibi davrandığını ve bu önemli mevzuatı ciddi bir şekilde zarara uğrattığını ileri sürdüler.

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu, “Emisyon açık artırmalarından muaf tutulan sanayi kesimleri hatta enerji sektörü emisyon planını ekonominin modernizasyonu için gerçek bir teşvik olmaktan çok beklenmedik kar elde etme aracı haline dönüştürme riski taşımaktadırlar,” açıklamasında bulundu.

Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (WWF) ise Avrupa’da imalat sektörünün ETS’nin geleceği tartışmalarında karbon tahsislerinin satın alınması için gereken koşulların tamamından muaf tutulduklarına dikkat çekti. Örgüt üstelik bunun sanayi dallarının uluslararası rekabetini etkileyebilecek bir koşul bulunmazken yapıldığını ileri sürdü.

Yeşil Barış, OXFAM, WWF, Yerküre Dostları ve İklim Eylem Ağı gibi çevre grupları ve gelişim örgütlerinin yayımladıkları ortak bildiride AB liderlerinin “utanması” gerektiğini belirttiler. “AB liderleri muhtemelen iklim değişikliği anlaşmasının büyük bir başarı olduğunu ileri süreceklerdir; aslında bu AB için büyük bir başarısızlıktır.”

Aynı kuruluşlar verilen tavizler sonucunda bundan böyle kirliliğe sebep olan şirketlerin ücretsiz elde edecekleri emisyon tahsislerinin bedelini tüketicilerin ödemek durumunda kalacaklarını iddia ettiler. Ortak bildiride ayrıca karbon tahsislerinin açık artırmaya sunulmasının gözden geçirmelerde ETS kapsamındaki bütün sanayi dalları için bir norm olması gerektiğine vurgu yaptılar.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics