Kısa Haber:
Üst düzey İngiliz yetkililer Barroso’nun yaptığı açıklamaya yanıt vermekte gecikmedi. İngiliz makamları AB’nin üçüncü ülkelerden ithalat durumunda “karbon vergisi” uygulanmasını şart koşmaları durumunda bununla mücadele edeceklerini bildirdiler.
Komisyon Başkanı 21 Ocakta İngiltere’nin başkentinde iş adamlarına 2013 yılından sonra sera gazı salımının azaltılmasına ilişkin uluslararası anlaşma sağlanamaması halinde AB’nin “ithalatçıların Dünya Ticaret Örgütü koşullarına uygun bir sistem olduğu sürece Avrupalı rakipleriyle birlikte tahsisat edinmek durumunda kalacaklarını” söyledi.
Barroso, “Sonuç sadece üretim ise ve aslında kirlilik hiç karbon disiplini uygulamayan ülkelere kayıyorsa AB şirketlerini emisyonları azaltmak için zorlamanın bir anlamı yok” diye konuştu.
ABD ve Çin gibi daha gevşek çevre yasaları uygulayan ülkelerin rekabetini bertaraf etmek için iklim ticaret yaptırımları fikrini Fransızlar uzun süreden beri teşvik ediyor.
İşçi sendikaları bu plana destek veriyor. Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu genel sekreteri John Monks (ETUC) konuyla ilgili şu yorumda bulundu. “İstihdamı korumak ve gezegenimizi kayıplar gezegeni olmaktan korumak için çözüm var: Avrupa içindeki ve dışarıdaki şirketlerin karbon maliyetlerini eşitlemek için karbon vergisi gibi ithal telafi mekanizması ve bu vesileyle sanayiden de gayret göstermeleri istenebilir.”
Ancak birçok insan bu durumda AB’nin en fazla ticaret gerçekleştirdiği kimi ülkelerle bu ilişkilerin kötüye gitmesinden korkuyor.
ABD Barroso’nun karbon vergisi önerisinin kendilerini dehşete düşürdüğünü söyledi. Amerikan Ticari Temsilcisi Susan Schwab, “Bir dizi öneri karşısında dehşete düştük; iklim ya da çevrenin piyasaların kapatılması için birer bahane olarak kullanıldığını gördük.”
İngiliz Enerji Bakanı Malcolm Wicks de bu tür planların “korumacılık” olduğunda ısrar etti. Wicks 22 Ocakta BBC’ye verdiği demecinde, “Ticari engel olarak görülen her türlü tedbire karşıyız” diye konuştu. İngiliz bakan ülkesinin, Avrupalı üreticilere rekabette dezavantajlı duruma düşmeyecek şekilde ücretsiz tahsisatta bulunulması gibi daha hassas bir yaklaşımdan yana olduğunu belirtti. Wicks böyle bir sistemin Birlikle ticarette bulunan diğer ülkeleri cezalandıracak cinsten olmaması gerektiğinin altını çizdi.
Barroso, çimento ve çelik gibi enerji yoğun sektörlere emisyon izinlerinin ücretsiz olması seçeneğini gözardı etmedi. Bu fikir Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası (ERT) ve İşAvrupa gibi sanayi grupları tarafından dillendirilmekte.
Şu ana kadar yasal taslakların serbest tahsisat ya da “karbon eşitleme sistemi” ile mi ilgili olacağı henüz belirlenmiş değil. Ancak Komisyon’a bu durumun 2011’de gözden geçirme sunması yönündeki çağrı AB dışında en fazla yeniden yerleşme riski taşıyan sanayi sektörlerinin belirlenmesi çağırısında bulunuldu.















