Arka Plan:
Referans'tan Begüm Gürsoy'un haberine göre AB'nin yıllardır Türkiye'yi doğalgaz arzında sadece ücret ödenen bir "geçiş ülkesi" olarak görme çabasına karşılık Türkiye'nin "ticari ortak olma" taleplerinin reddedilmesi, Nabucco'dan Türkiye'nin elde edebileceği geliri düşürecek. Edinilen bilgiye göre AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun Türkiye ziyaretinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bu konu görüşüldü.
Nabucco Projesi'nde Türkiye'yi olumsuz etkileyecek yaklaşımlardan biri de projenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın inisiyatifinden alınıp Dışişleri Bakanlığı'na verilmesi olacak. Bu beklentinin ise AB ile Nabucco ortaklarından geldiği belirtiliyor. AB Türkiye'den, kendi arz güvenliğinden önce Nabucco'nun arz güvenliğini düşünmesi gerektiği telkininde de bulundu.
ARZ GÜVENLİĞİNDE ÖNCELİK TARTIŞMASI
Nabucco Projesi çerçevesinde Türkiye üzerinden Azerbaycan, İran, Irak ve Mısır doğalgazının AB pazarına ulaştırılması hedefleniyor. Bu çerçevede Türkiye'nin hem İran hem de Azerbaycan'la mevcut bir doğalgaz anlaşması zaten bulunuyor. Edinilen bilgiye göre AB Nabucco ile ilgili görüşmelerde Türkiye'ye, kendi arz güvenliğini hemen sağlama telaşına girmemesi gerektiği yönünde telkinde bulundu. Bu durumda Türkiye'nin AB'nin arz güvenliğini tehlikeye attığı söylemlerinin artacağı da AB'nin Türkiye'yi bu konuda ikna etmekte ileri sürdüğü söylemler arasında bulunduğu kaydedildi.
İlk etapta 30 milyar metreküplük gaz pazarlanacak olmasına rağmen, 2020 yılından sonra bu miktar 130 milyar metreküpe kadar çıkacak. Avrupa hinterland'ı içinde doğalgaz rezervleri ve arz yollarına bakıldığında ise en uzun süreli gaz akışının İran, Irak ile Hazar bölgesinden ve Türkiye üzerinden sağlanabileceği tespit edildi.
Yapılan analizlere göre, bu bölgedeki rezervin yaklaşık 183 yıl yeteceği hesaplanırken, şu anda dünyada yoğun olarak tüketilen Rus gazının ise 80 yıl yeteceği öngörülüyor. Kuzey Denizi kaynaklarının ise 83 yıl boyunca besleyeceği ancak Kuzey Afrika kaynaklarının 43 yıl, Avrupa kaynaklarının ise 22 yıl boyunca AB ülkelerini beslemeye devam edebileceği hesaplandı.
Bu nedenle uzun vadede Hazar ile İran ve Irak gazının öne çıkacağı hesabı yapılırken, Türkiye'nin de bu kaynakların Avrupa pazarına taşınması noktasında önemli olduğu vurgulandı. Böylece 2020 tarihinden sonra, Türkiye'nin konumu daha da önem kazanacak. AB şu anda doğalgazda dışa yüzde 50 oranında bağımlı bulunurken, 2030 yılında bu bağımlılık oranı yüzde 80'e çıkacak ve Türkiye üzerinden artan miktarda Avrupa'ya aktarılacak gazın önemi de artacak. Türkiye'nin rolünün 2020 yılından sonra büyük önem kazanacağını kaydeden uzmanlar, bu tarihten sonra Türkiye'nin güzergahtaki rolünün pasif mi aktif mi olacağının önemli olacağını vurguladılar.
MALİYETTE IRAK OPSİYONU ETKİLİ OLACAK
Nabucco boru hattı yapımına 2010 yılında başlanması hedeflenirken, bu kapsamda 2.841 kilometrelik ana boru hattı inşaatı ile kompresör istasyonları yapılacak. Daha sonra ikinci aşamasına geçilerek Gürcistan, İran, Horasan üzerinden kaynak ülkelerin gazının ana boru hattına bağlanması sağlanacak ve ardından işletim ve pazarlama süreci devreye girecek. Nabucco boru hattı için ana senaryo, iyimser senaryo ve Irak opsiyonuna göre 3 ayrı yatırım maliyeti çıkarıldı. Ana senaryoya göre; ana hatta 3.9 milyar euro, besleme hatlarına da 529 milyon euro olmak üzere 4.4 milyar euro harcanacak.
İyimser senaryoya göre ana hatta 4.5 milyar euro, besleme hatlarına 541 milyon euro olmak üzere 5 milyar euro harcanacakken, Irak doğalgazının da Nabucco'ya dahil edilmesi durumunda iyimser maliyet 604 milyon euro artış gösterecek. Yatırım maliyetinin yüzde 61 ile büyük bölümü ise Türkiye için harcanacak. Türkiye geçişine 2.7 milyar euro harcanacakken, Bulgar geçişi 391, Macar geçişi 521, Avusturya geçişi de 69 milyon euro'ya mal olacak. Maliyetin yüzde 60-70'inin borç, yüzde 30-40'ının ise özkaynaktan finanse edilmesi hedefleniyor.
DEĞİŞKEN-SABİT TARİF TARTIŞMASI
AB'nin gaz arzında önemli rol oynayacak Nabucco'da Türkiye'nin pozisyonunun ne olacağı tartışılırken, tarifenin sabit ya da değişken olması konusunda da tartışma yaşanıyor. Nabucco'da henüz herhangi bir alıcı ve satıcı anlaşması dahi yokken yaşanan bu tartışmada ise Türkiye tarifelerin değişken olması gerektiğini çünkü doğalgaz fiyatlarını etkileyen petrolün fiyatının da sabit olmadığını savunuyor. Avrupa ülkeleri ise sabit bir tarife üzerinden Türkiye ile anlaşma kurmak istiyor. Türkiye aracı bir rolü üstlenmek yerine, kaynak ülkelerdeki şirketlerle alıcı şirketlere ortak gaz satışı yapmayı hedefliyor.
Nabucco'da geçiş ücretinin ise bin metreküplük gaz başına 3.2-3.6 euro arasında olacağı tahmin ediliyor. Nabucco üzerinden öncelikle Azeri, Türkmen ve Kazak gazları taşınmak istenirken, İran Güney Pars sahasından da gaz akışı sağlanması hedefleniyor. Uzun vadede ise Irak ve Suriye üzerinden Mısır gazı başta olmak üzere Katar gibi diğer çevre kaynakların da bu hatta dahil edilmesi planlanıyor.
KİMLER FİNANSAL ORTAK OLMAK İSTİYOR
Nabucco'da Alman RWE'nin ortak olmasına karar verilmeden önce Fransız Gas de France ve Total ile Alman E.ON da projeye talip olmuştu. Total ile görüşmelerde mesafe alınamadığı için görüşmeler sonlandırılmasının ardından Gas de France ile görüşüldü ancak daha sonra sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören ve sonradan Fransız Meclisi'nden de geçen yasanın etkisiyle görüşmeler donduruldu. Bunun üzerine RWE ile görüşmelere başlandı.
E.ON şirketi ise Nabucco'nun Macar ortağı MOL şirketi ile olan ortaklığı ve rakip projelere katılımı nedeniyle reddedildi. Böylece RWE ile de görüşmeler tamamlanarak, 6'ıncı ortak olarak ilan edildi.
Ancak bu arada Kanadalı Enbridge, Polonyalı PGNIG alt katılımcı olarak niyet beyan ettiler. Finansal ortak olmak isteyenler arasında ise Japonya'dan Mitsui, Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD) yer alırken, Hintli GAIL'in talebi ise reddedildi. Bunun yanı sıra İngiliz Merrill Lynch, Japon Sumitomo şirketleri ile JBIC de finansal yeni şirket ortağı olma niyeti gösterdi.














