Arka Plan:
AB ve Rusya arasında enerji alışverişine resmiyet kazandırmak için 2000 yılında başlatılan bir enerji diyaloğu bulunuyor: Buna göre, AB Rusya’nın enerjide ana ortağı ve Birlik petrol ve doğal gaz ihtiyacının yüzde 25’ini Rusya’dan temin ediyor (bakınız Link Dosyası, İng.).
Avrupalı şirketlerin Rusya’daki yatırımlarının sınırlandırılması ve önemli enerji kaynaklarına erişimlerinin kısıtlanması sebebiyle ikili ilişkiler güçlükle yürüyor (EurActiv 06/02/07, İng.).
Bu endişelerle Avrupa Komisyonu Eylül ayında sunduğu enerji piyasası tekliflerine bir mütekabiliyet şartı eklerken AB’nin enerji altyapısının üçüncü ülkelerce kontrol edilmesini önlemek amacını güdüyor. Brüksel’de “Gazprom şartı” olarak literatüre geçen bu koşul, yabancı firmaları Avrupa enerji şirketlerinde kontrol payına sahip olabilmeleri için kendi üretim ve etkinliklerinin transferini “paylaşmakla” yükümlü tutuyor (EurActiv 20/09/07, İng.).
Konu Başlıkları:
16 Ekim günü AB Enerji Komiseri Andris Piebalgs ve Rus Enerji Bakanı Victor Krishtenko Brüksel’de yaptıkları bir görüşmede enerji konusunda gerilen ilişkileri masaya yatırdılar. Buluşma 23 Ekim’de enerjinin gündemin ilk maddesi oluşturacağı AB-Rusya zirvesi arifesinde bir ön görüşme niteliğini taşıyor.
Enerji yatırımlarında 'Mütekabiliyet şartı'
AB ve Rus temsilcilerden oluşan heyet Komisyon’un 19 Eylül tarihli enerji özelleştirme paketine dahil ettiği “mütekabiliyet şartını” tartışmak üzere biraraya geldi.
Brüksel’de düzenlenen ortak basın toplantısında Piebalgs görüşmeleri “samimi ve başarılı” olarak tanımlarken Krishtenko Moskova’nın AB gaz güvenliğini temin edeceğine ilişkin verdiği sözü yineledi.
Krishtenko Rus hükümetinin herhangi bir resmi tutum belirlemeden önce tartışmaların sonucunu beklediğini, Moskova’nın tartışmalarla “yakından ilgilendiğini ve görüşmeleri “zenginleştirici” bulduğunu söyledi.
Rusya halen kendi elektrik sektörünü paylaşıma açmış durumda ancak gaz firmaları, özellikle Gazprom, dikey entegre halde Rus devleti ile yakın ilişkiler yürütüyor.
Krishtenko hükümetinin belli bir resmi tutumu olmaması konusunda “mühendis olarak kendi görüşünün” elektrik ve gaz şebekeleriyle ilgili “şüpheler” içerdiğini, bu çekincelerin elektrik ve gaz şebekelerinin aynı biçimde paylaşılmasından kaynaklandığı açıklamasında bulundu. Gaz ve elektrik alt yapılarının farklı işlevleri olduğuna dikkat çeken Rus Enerji Bakanı bu şebekelerin yatırım kararları ve uzun vadeli iş anlaşmaları da dahil olmak üzere farklı piyasa mekanizmalarının yönetimi altında bulunduğunu sözlerine ekledi.
Yeni bir 'erken uyarı’ sistemi mi?
Gazetecilerin konuyla ilgili sorularına Krishtenko AB ve Rusya arasında iki aşamalı bir erken uyarı sisteminin oluşturulmasının mümkün olduğunu söyleyerek cevap verdi.
Aşamalardan biri, yeni mevzuat ve uzun vadeli risklerle ilgili bilgi alışveriş mekanizması olabilir. Örneğin Moskova Komisyon’un mütekabiliyet şartı teklifi karşısında şaşkınlığını gizleyemediğini belirtti.
Krishtenko diğer aşamanın ise kısa vadede “zorluklara sebep olabilecek önemli konularla ilgili” bilgi paylaşımı şeklinde planlanabileceğini söyledi. Avrupalılar özellikle 2006 yılında başgösteren Ukrayna ve Rusya arasındaki gaz anlaşmazlığı sırasında Rusya’nın gaz transferini kısa süreliğine kesmesi nedeniyle endişeli görünüyor.
Önümüzdeki kış gaz transferinin kesilmesi olayının tekrarlanması ihtimali kendisine sorulduğunda Krishtenko “herhangi bir engel görünmüyor” demekle yetindi. Ancak Rus bakan Ukrayna’ya göndermede bulunarak “periyodik risklerin transit ülkeler şartlarında ihtimal dahilinde” olduğunu sözlerine ekledi.
Son gelişmeler ve atılacak adımlar:
26 Ekim 2007: AB-Rusya zirversinde enerji meselelerinin ayrıntılı bir şekilde ele alınması bekleniyor.








