Haber
Yirmi günlük bir doğal gaz krizi sonrasında Ukrayna geçen hafta Rus gazını diğer Avrupa ülkelerine aktarmaya başladı.
Arka plan:
Ukrayna’da 2004 yılında gerçekleşen “Portakal Devrimi’nin eski müttefikleri Yuşenko ve Başbakan Yulia Timoşenko şimdi daha ciddi bir siyasi anlaşmazlıkla karşı karşıya.
Son doğal gaz krizi Timoşenko’nın Rus meslektaşı Vladimir Putin ile imzaladığı doğal gaz anlaşmasının Yuşenko tarafından veto edilmesiyle patlak vermişti. Uzmanlar 17 Ocak’ta varılan nihai anlaşmanın ekonomik açıdan Ukrayna için bir önceki anlaşmaya göre daha kötü sonuçlar içerdiğini belirtiyorlar.
Bloomberg’e göre, yeni anlaşma ülkenin derin bir ekonomik ve siyasi politika uçurumunun kenarında durduğu bir sırada Ukrayna’nın gaz harcamalarını hemen hemen yüzde 7 arttırarak $9,16 milyara yükseltecek. Gözlemciler Rusya’nın Ukrayna’da Yuşenko’ya karşı gücünü kullanacağına inanıyor. Kremlin Yuşenko’yu NATO yanlısı tutumu nedeniyle cezalandırmak istiyor.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Hrihoriy Nemyria’ya göre Yuşenko’nun Brüksel ziyaretinin arkasındaki neden Rusya-Ukrayna doğalgaz anlaşmasının yürürlükte kalması.
Yuşenko’nun ekonomi danışmanlarından Oleksander Shlapak’ın verdiği bilgiye göre, Timoşenko’nun 17 Ocak’ta Putin ile imzaladığı anlaşmayı Yuşenko’nun yeniden kaleme almak istemesi üzerine iktidardaki koalisyon hükümetinin bu anlaşmayı tekrar bozmasından korkuluyor.
Krizin en fazla etkilediği ülkelerden Slovakya’da ise Başbakan Robert Fico, Yuşenko’nın girişimlerinin “tam bir çılgınlık” olduğunu söyledi.
Alman Marshall Fon’un Brüksel’de Pazartesi günü düzenlediği bir tartışmaya katılan Nemyria bu bilgiyi sızdıran yetkiliye sözlü saldırıda bulundu. “Genellikle bir kamu görevlisinin renksiz, tatsız ve kokusuz olması gerektiğini söyleriz. Ama sanırım bu görevli renksiz ve tatsız ancak çok kötü kokuyor.”
Sıradaki sorun Beyaz Rusya mı?
Ukrayna başbakan yardımcısı yeni sorunların oluşabileceğinin ipuçlarını verdiği konuşmasında Beyaz Rusya’nın Rusya ile gaz anlaşmasını henüz imzalamadığına ve bunun “normal” olmadığına dikkat çekti.
Yuşenko Brüksel’deki ziyaretini tamamladıktan sonra Polonya’nın Wroclaw kentine geçerek Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski ve AB dönem başkanlığını yürüten Çek Başbakanı Mirek Topolánek ile görüşecek. Polonya’nın Ukrayna ve Beyaz Rusya üzerinden Rusya’ya ithalatını azaltması üzerine Polonya’ya aktarılan gaz miktarı yüzde 76 oranında düşmüştü ve bunun görüşme gündeminin ana maddesi olacağı belirtiliyor.
Gaz krizi sırasında Polonya Beyaz Rusya üzerinden giderek daha fazla miktarda gaz ithal ederek açığı kapatmaya çalışıyordu.
Rusya’nın Avrupa karşıtı politikası
Avrupa Konseyi Dış İlişkiler Komitesi üyesi ve “Rus gazı ne tür bir muameleye tabi tutulmalı” konulu tebliği kaleme alan Pierre Noel katıldığı toplantıda Rusya’nın AB politikalarına ilişkin iddialı politikaları olduğunu ve kendinin bu politikaların “Avrupa karşıtı” olduğuna inandığını söyledi.
Aynı toplantıda bulunan Rusya’nın AB Büyükelçisi Vladimir Chizhov bu suçlamalara şiddetle karşı çıktı. “Sarkozy rejiminin AB-Rusya ilişkileri konusundaki genel görüşünün daha iyi olduğuna inanıyorum.” Noel ise, “Bizde Sarkozy rejimi yoktur. Biz, Fransız devletiyiz,”şeklinde karşılık verdi.
Taraflar:
Noel hazırladığı tebliğde, AB’ye karşı “böl ve yönet” politikaları güden Rusya’yı AB’nin nasıl durdurabileceğine ilişkin önerilerde bulundu.
“Enerji Düzenleyicileri İşbirliği Kurumu”nun gücü arttırılmalı,” diyen Noel’e göre, “Avrupa yanlısı bir düzenleme idaresi kurulmadan ikinci anlaşma halen başarısızlığa uğramışken bir üçüncü anlaşmanın başarılı olma ihtimali yoktur. Piyasa bütünlüğünü gerçekleştirebilecek siyasi güce sahip bir düzenleme koordinatörü gereklidir. Gerçek, güçlü ve bağımsız Avrupa enerji düzenleme kurulu uzun vadedeki hedef olmalıdır. Dahası, yeni Stratejik Enerji Gözden Geçirmesi Avrupa yanlısı bir enerji piyasaları idaresine ilişkin siyasi münazaraların düzenlenmesi için bir fırsat olmalıdır.”
Gazprom maddesine doğrudan atıfta bulunmaktan kaçınan Noel, “Gazprom’un Avrupa’da iletim veya depolama menkullerini elde etmesine müsaade etmek piyasa bütünlüğüne karşı bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle Avrupa piyasası yetkilileri teklif edilen bütün devir alma projelerini incelemelidir. Tipik olarak bu Avrupa enerji düzenleme kurulunun veya ulusal enerji düzenleme kurullarını görevi olmalıdır; ACER de bütün süreci koordine ve kontrol etmelidir. Avrupa rekabet yetkililerinin de bu sürece katılması gerekmektedir,” dedi.















