Haber
İrlandalı Hıristiyan Demokrat AP üyesi Avril Doyle, Finli AP Yeşiller üyesi Satu Hassi ve İngiliz Liberal AP üyesi Chris Davies AB devlet ve hükümet başkanlarıyla 11-12 Aralık’ta toplanan Brüksel zirvesinde varılan destek anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundular.
AP üyeleri üye ülkelerin ve Avrupa Komisyonu’nun temsilcileriyle hafta sonunda bir araya gelerek Avrupa Komisyonu’nun 23 Ocak 2008’de sunduğu iklim taslaklarında yer verilen bir dizi tedbir üzerinde anlaşmayı kolaylaştırabilmek için gayri resmi üçlü görüşmelerde bulundular.
AB Emisyon Ticaret Planı (ETS) raportörü Doyle zirve sonucunun “çok iyi” olduğuna değinirken CO2 tutusunun jeolojik doğal ortamlardan tutulmasına ilişkin yasal mevzuattan sorumlu raportör Davies CO2 tutulması ve depolanması (CCS) teknolojisinin geliştirilmesine ilişkin anlaşma şartlarının tatmin edici olduğunu söyledi.
Buna göre zirvede varılan mutabakata göre, 300 milyon ETS tahsisinin CCS gösteri tesislerinin inşasına ayrılmış oluyor. Davies ve Doyle 500 milyonluk tahsis talebinde bulundular ancak üye ülke temsilcileriyle görüşmeler sonrasında daha azını kabul etmek durumunda kaldılar.
Uzlaşmanın bütün unsurları üzerinde zirvede anlaşma tamamlanmış değil. AB üyesi ülkelerin ulusal emisyon indirimlerini yarı yarıya azaltma yükümlülüğünün ETS’de yer verilmeyen alanlarda üçüncü ülkelerde “temiz teknoloji geliştirilmesi” yolunun açık olması Hass’yi endişelendiriyor. Hassi bu konuda hükümetlerin sorumluluklarını üstleneceklerini ve emisyon indirimlerinin büyük bir kısmının ülkeler bazında gerçekleştirilmesini temin edeceklerini ümit ediyor.
Anlaşma 17 Aralık’ta AP’In Strasburg’ta toplanacak genel kurul toplantısında resmen kabul edilecek. Aralarında Lüksemburglu Claude Turmes ve İngiliz Caroline Lucas gibi kimi Yeşiller grubu üyelerinin de bulunduğu AP vekillerinin genel kurulda zirvede varılan anlaşmayı eleştirmeleri bekleniyor. Lucas ve Turmes özellikle harici emisyon indirim kredilerinin kullanımıyla ilgili değişiklikler talep edeceği bildiriliyor.
Kimi gözlemciler ise parlamento çoğunluğunun paketi reddedeceği veya liderlerin uzlaşmaya vardıkları noktalarda önemli değişiklikler önerecekleri öngörüsünde bulunuyorlar.















