Arka plan:
Kanada, Fransa, Almanya, Japonya, İtalya, Rusya, İngiltere ve ABD (G–8) Haziran 2007 zirvesinde CO2 emisyonlarının 2050 yılına kadar yarı yarıya azaltılması konusunda anlaşmaya varmışlardı.
Ev sahibi Japonya, sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı Hokkaido adasında kendi emisyonlarını 2060 yılına kadar halen kaydedilmekte olan değerlerin yüzde 60–80 altına çekeceğini ve 2020 yılına kadar, 2005 yılı verilerinin yüzde 14 altında olacak şekilde bir ara eşik belirlediklerini açıkladı.
Öte yandan Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso 4 Temmuz’da yayımladığı bildiride, “G8 zirvesinin birliğin kaçırmaması gereken bir fırsat olduğunu” vurguladı.
Barroso dünyanın kirliliğe sebep olan lider ülkelerinin sera gazı etkisine sebep olan zehirli gaz emisyonlarının azaltılması yönünde “anlamlı ve iddialı uzun vadeli ve orta vadeli hedefler üzerinde mutabakata varmalarını” bekliyor. Dünya liderleri Birleşmiş Milletler başkanlığında Danimarka’nın Kopenhag kentinde Aralık 2009’da yeniden bir araya gelecekler. G8 liderlerinin hedefi o zamana kadar küresel bir iklim değişikliği anlaşmasına imza atabilmek. Bununla birlikte Hokkaido zirvesinden pek az somut sonuç ve taahhütler çıkacağı dile getiriliyor.
Katılımcılar önümüzdeki yıllarda emisyonların aşağı çekilmesi sürecinde en büyük sorumluluk sahibinin kim olması gerektiği konusunda bir türlü anlaşmaya varabilmiş değiller. Çin, Hindistan ve Brezilya gelişme hakkına sahip olduklarını ileri sürerek iklim değişikliğinden kendilerinin sorumlu olmadıklarında bunun sorumluluğunun sanayileşmiş ülkelerde olduğu konusunda ısrar ediyorlar.
Ne yazık ki gelişmekte olan ülkelerle ABD arasında bu konuda sağlıklı bir anlaşmaya varılmadan küresel bir iklim değişikliği anlaşmasının mümkün olduğuna kimse inanmıyor. Bu arada Avrupa Komisyonu “Avrupa’nın örnek bir şekilde adil, dengeli bir eylem planı yaklaşımı için gerekli çabayı sarfedeceklerini” bildiriyor. Avrupa Birliği (AB) halen kendi iklim ve enerji paketini sonuçlandıracak çalışmalara yoğunlaşmış bulunuyor. Bu paket kapsamında büyük sanayi kuruluşlarının CO2 emisyon indirimi doğrultusunda daha sıkı bir karbon piyasası oluşturulması hedefine de yer veriliyor.
Dolu bir gündem
Çin, Hindistan ve Brezilya delegeleriyle 7 Temmuz’da bir araya gelecek olan Barroso’nun daha güçlü bir mutabakat talebinde ısrar edeceği bildiriliyor. Ancak farklılıkların giderilebilmesi için üç günlük süre yeterli değil çünkü zirvenin tek konusu iklim değişikliği değil… Gündeme gelmesi beklenen diğer konu başlıklarının küresel gıda krizi ve bunun iklim değişikliği üzerindeki etkileri olabileceği belirtiliyor.
Keza yükselen enflasyon korkusu G8 liderlerinin aklını oldukça fazla meşgul ederken, geçen hafta varil başına $140’la tavan yapan petrol fiyatlarının ekonomik büyümeyi frenlemesi de ele alınacak konular arasında yer alıyor.
G8 liderlerinin Afrika’ya yardım konusunda yükselen gıda fiyatları nedeniyle taahhütlerini yeterince yerine getirememiş olmaları ise zirve görüşmelerine gölge düşürüyor. Küresel yardım kuruluşu Oxfam bugün yayımladığı bir bildiride kimi G8 ülkelerinin Afrika’ya verilen sözlerin yerine getirilmemesi için Hokkaido zirvesini kullandıklarını ileri sürdü.
Ancak AB kullanılmamış tarım teşviklerinin küresel bir fonda bir araya toplanarak gelişmekte olan ülkelerin çiftçilerine aktarılması yönünde çaba sarfedeceğini açıkladı. İlgili bir planın ayrıntılarının 8 Temmuz’da basınla paylaşılması beklenmekle birlikte bu rakamın €1 milyar civarında olacağı telaffuz ediliyor.
Atılacak adımlar:
7–9 Temmuz: G8 Zirvesi Japonya’nın Hokkaido kentinde toplanıyor.









