Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

Dünyanın en büyük güneş enerjisi projesine herkes ortak olmak istiyor

Bookmark and Share
(en)

24.02.2010
“Desertec” adı verilen ve Avrupa’ya Kuzey Afrika ile Orta Doğu’dan güneş enerjisi temin etmek üzere tasarlanan proje Mart ayında aralarında İspanya, İtalya, Fransa, Fas ve Tunus’un bulunduğu beş yeni katılımcı ülke ile tamamen uluslar arası boyuta ulaşmış olacak.

Haber

Projeyle 2050’ye kadar Avrupa’nın elektrik ihtiyacının yüzde 15’inin yüksek gerilim kabloları aracılığıyla özellikle güneş enerji başta olmak üzere yenilenebilir enerji ithali ile karşılanması hedefleniyor. Proje, güneş enerjisinin (CSP) yoğunlaştırılarak güneş ışığıyla ısıtılan aynalar vasıtasıyla buhar elde edilmesi ve bunun elektrik üretilmek üzere buhar türbinlerine gönderilmesi esasına dayanıyor.

Desertec Sanayi Girişimi (DII) Yöneticisi Paul van Son geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada birçok şirketin Temmuz 2009’da projenin finansmanı için kurulan 12 üyeli konsorsiyuma katılmak istediklerini söyledi.

Ortak katılım projesi olan Desertec’te en büyük ortaklar arasında E.ON, RWE ve Siemens gibi Alman firmaları bulunuyor. Konsorsiyumda halen Cezayir’den bir (Cevital) şirket yer alırken diğer Kuzey Afrika ülkelerinden firmaların da gruba katılması bekleniyor.

“Yeni ortaklarla daha geniş bir alana yayılacağız” diyen van Son, Orta Doğu firmalarının da katılımının önemli olduğuna dikkat çekti.

Van Son €400 milyarlık uzun vadeli projenin ilk ürünlerini on yıl içerisinde vermeye başlayacağını kaydetti.

Önümüzdeki üç yılın hedefleri arasında referans projelerinin hayata geçirilmesinin yer aldığını belirten DII Sözcüsü Alexander Mohanty projenin 40 yılda sonuçlandırılmasını hedeflediklerini ve proje kapsamındaki daha küçük çaplı tasarımların inşaatın 2020’den önce başlatılmasını ve böylece Desertec’in faaliyete geçirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Desertec Girişimi için halen ilk etap projeleri için yer arandığını belirten Mohanty bu anlamda Fas’ın potansiyel ülke olduğunu kaydetti.

Bir diğer önemli konu da ortaklığın Kuzey Afrika ülkelerine yatırımları artırmak amacıyla yasal bir çerçeve esasına dayalı olması. Proje sözcüsü bunun tarife garantisi şeklini alabileceğini sözlerine ekledi.

Tarife garantileri Almanya’da 2000’de Yenilenebilir Enerji Sözleşmesi’nin (EEG) yürürlüğe konulmasından bu yana güneş ve rüzgar enerjisi piyasalarının büyümesine teşvik sağlıyor. Bu model ayrıca 40 ülke tarafından da benimsenmiş bulunuyor. Güneş enerjisi fosil yakıtlarından daha pahalı olmaya devam ediyor. Bu tür fiyat teşvikleri teknolojik gelişmelerin hızlandırılması ve yatırım çekilmesi için büyük bir önem arz ediyor.

Ancak henüz ithal edilen temiz elektriğin uzun vadede belli bir fiyat üzerinden Desertec Projesiyle üretilen elektrik olmasına ilişkin bir hüküm bulunmuyor.

“Bu yatırımı makul hale getiremezsek bütün proje işe yaramaz hale gelecek” diyen Mohaty’e göre tarife garantisi halen konsorsiyum üyelerinin bağlı bulunduğu ülkelerin bazılarında uygulandığı için işe yarar bir model.

Arka plan:

Desertec kavramı güneş enerjisini Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya aktaran Akdeniz Ötesi Yenilenebilir Enerji İşbirliği (TREC) tarafından geliştirilmiş bulunuyor.

Bu fikir birliğin yeni Yenilenebilir Enerjiler Yönergesi’nin 2020 yılına kadar enerji karışımında yenilenebilir enerji payının yüzde 20’ye çıkarılması için bağlayıcı bir hedef belirlemesi nedeniyle giderek daha çekici hale gelmiş bulunuyor.

Temmuz 2009’da 12 şirket DII’yı faaliyete geçirmek üzere Büyük Sahra’da dev bir güneş enerjisi üretim tesisi kurulması için gerekli finansman planlarını onayladılar.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics