Logo EurActiv.com.tr

Nabucco’da neler oluyor?

Bookmark and Share
Dünya Enerji Konseyi Yönetim Kurulu üyesi Necdet Pamir

07.07.2009
13 Temmuz'da imzalanacak olan hükümetlerarası anlaşma sadece bir ilk adım. Dünya Enerji Konseyi Yönetim Kurulu üyesi Necdet Pamir, Nabucco’daki sorunları ve AB’nin bakışını Euractiv.com.tr ile paylaştı.

13 Temmuz’da İstanbul’da imzalanacağı açıklanan Nabucco hükümetlererası anlaşması bir boru hattının hayata geçmesi için atılması gereken adımların sadece ilkini oluşturuyor.

Türkiye’nin Bakü-Ceyhan deneyiminde de yaşadığı gibi enerji boru hatları için ayrıntıları ele alan bir dizi anlaşmanın daha hayata geçirilmesi gerekiyor. Örneğin, boru hattının içinden geçen gaz miktarının garanti edilmesiyle ilgili mesele henüz netliğe kavuşmuş değil.

İstanbul’da imzalanacak olan Nabucco anlaşmasında boru hattı güzergahının geçtiği ülkeler bazı genel tahhüdlerde bulunacaklar. 13 Temmuz anlaşması ayrıtıları içermeyecek. Uzmanlar, enerji boru hatları gibi aynı anda pekçok ülkeyi birden ilgilendiren stratejik projeler için “şeytan ayrıntıda gizlidir” yorumunu yapıyorlar.  

Türkiye, topraklarından geçecek olan Nabucco hattından sevkedilen gazın yüzde 15’ini talep ettiği gibi daha elverişli koşullarda alabilecek mi? Ya da bu gaz miktarı üzerinde alım-satım hakkı olacak mı?

Dünya Enerji Konseyi Yönetim Kurulu ve Türk Milli komite üyesi Necdet Pamir, hükümetin gereken özeni göstereceğini belirtmekle beraber yine de Türkiye’yi  anlaşmada kullanılabilecek olan sözcüklere karşı uyarıyor.

Nabucco ve son gelişmeler hakkında Euractiv. com tr’in sorularını yanıtlayan Necdet Pamir, 13 Temmuz imzası ile “Nabucco halledildi” demenin gerçeği yansıtmadığına işeret ederek, “Önemli ama yeterli bir adım değil” dedi. Pamir, Nabucco’dan geçecek olan gazın miktarıyla ilgili sorunları şöyle özetledi:

"Nabucco 31 milyar metre  küplük bir boru hattı. Elbette ki ilk yıldan itibaren bu miktarda gaz basılmayacak, kademeli olarak artması söz konusu. Öte yandan anlaşmanın eşit paydaşlarının açıkça dile getirilmese de, felsefesi Rus gazına bağımlılğın azaltılması, zira hepsi şu anda en az 63-65 (ve çoğu daha fazla) oranında Rus gazına bağımlı durumdalar. Bu boru hattı ile Avrupa’ya  Azerbaycan, İran, Irak ve Mısır’dan gaz sevkedilmesi beklentisi var. Ancak bu ülkelerin hepsi ekonomik, politik ve jeopolitik nedenlerle sorunlu ülkeler ve hiçbirinin gazı tek başına yeterli değil. En önemlisi İran’a yönelik Amerikan ambargosu. Bu ülkedeki seçimlerden sonra ABD-İran ilişkileri daha da gerginleşti.  Irak’ ta zaten istikar yok. Barzani, Kerkük ve çevresini kendi topraklarına katmanın derdinde. Mısır ise önümüzdeki yıllarda bırakalım ihracatı, kendisi ithalatçı konuma geçebilir. En rasyonel durumda olan ülke Azerbaycan."

Euractiv.com.tr’nin Azerbaycan’ın Nabucco çerçevesinde gelişen gaz politikaları üzerinde görüşünü istediği Pamir, bu konuda da şunları söyledi:

“Azerbaycan’daki sıkıntı şu: Şahdenizi gaz sahası iki faz halinde açılacak. Halen devrede olan Birinci fazda öngörülen 8,5 milyar metreküp gaz. İkinci faz 2015-16'da başlatılacak. Buradaki operatör Statoil’in açıklamalarına bakarsak, ikinci fazda hedeflenen en çok 16 milyar metreküp. İkisini topladığımızda  24 ,5 milyar metreküp alınabileceği ortaya çıkıyor.

Bunun 2 milyar metrekübü mevcut anlaşmalarla Gürcistan’a veriliyor. Nabucco harici Türkiye’ye taahhüt edilen rakam da 6.6 milyar metreküp. Yani faz birin gideceği yer ortada. Buna ilave olarak bir de Azerbaycan’ın Yunanistan’a olan taahhüdü var. Zaten temmuz 2007’den beri Yunanistan’a gaz sevki başladı. Yunanistan'a yılda 4.3 milyar metreküp gaz verilmesi taahhüt edilmiş durumda. İtalya'ya da 8 milyar metreküp Azerbaycan gazı verilecek. Hepsini birleştirince 21 milyar metre küp toplamına ulaştık bile. Yani;  Gürcistan, Türkiye, Yunanistan ve İtalya’yı beslemek üzere verilmiş Nabucco dışı bir taahhüd daha var. Bütün hepsini biraraya getirince, topu topu 3-4 milyar metreküplük açıkta gaz bırakıyor. Toplamı 21 ediyor,  24,5 tan bunu düşünce açıkta kalan rakamı buluyoruz”.

“Mevcut gaz kimsenin dişinin kovuğunu doldurmaz” tespitini yapan Pamir’e göre Türkiye’nin en büyük kaygısı 8 milyar metreküp daha Azeri gazı  alıp Rusya’ya bağımlılığını yüzde 63’lerden aşağı çekmek. Türkiye’nin Nabucco’daki asıl pazarlık konusu olan mesele, alıp satmaktan ziyade bu.  Avrupa ise Türkiye’nin Nabucco hattından gaz talep etmemisini istiyor,  “sen transit ülke ol” diyor.

Yine Pamir’e göre Azerilere “Sen gel benim pazarımda daha iyi sat” diyen Avrupalılar, Türkiye ile Azerbaycan’ı karşı karşıya getiriyorlar. Gözden kaçırmaya çalıştıkları ise Azeri sahalarında Total, Statoil, BP,TPAO, LUKAGIP, NICO gibi başka ortakların da olması.  Bu noktada Türkiye’nin Energy Charter Treaty’e üye olması konusu gündeme geliyor. Ancak Türkiye bu anlaşmaya imza atmış ama AB üyesi değil. Bu noktada Türkiye’nin sorumluluğu kendi topraklarından geçen petrol ve gazın kesintisiz geçişini sağlamak. Anlaşmayı imzalamış olmak (ECT) her aklına geçen Türkiye üzerinden istediği koşullarda gaz geçirir demek değil. Pamir’in endişesi, 13 Temmuz anlaşması ile bu konularda Türkiye’nin sıkıştırılmaya çalışılacak olması.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics