Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

Dünyada nükleer bomba korkusu artıyor: İran, Kuzey Kore ve Pakistan’dan sonra sıra kimde?

Bookmark and Share

Tüm dünya Kuzey Kore, Pakistan ve İran’dan sonra sıranın kime geleceğini sorguluyor. Özellikle İran’da seçimlerin ardından yaşanan olayların ardından, nükleerin tüm dünyaya yayılması endişesi daha da büyük boyutlara ulaştı. Uzmanlara göre İran’ın nükleer silaha sahip olması, Mısır, Suudi Arabistan ve hatta Türkiye’nin bile nükleere yönelmesine neden olabilir.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei bugün İran ve Kuzey Kore’nin durdurulmadığı durumda, yaklaşık 30 ülkenin daha nükleer silaha ulaşabileceğini ifade ediyor.

Dünyanın kırmızı alarmda olmasına yol açan nedenler neler? Felaketi önlemenin yolları var mı?

-          Iran nükleer programı hangi aşamada?

Bu konuda kimse kesin bir yargıya sahip değil. Hatta Batılı gizli servis örgütleri İslam Cumhuriyeti yöneticilerinin gerçekten nükleer silaha sahip olmaya karar verip vermediklerinden bile emin değiller. Emin oldukları tek bir konu var: Birkaç ay önce sanayi sürecine dahil edilen İran atom bombasının, sivil amaçla kullanılma gibi bir konumu yok. Dolayısıyla askeri bir proje söz konusu. Fakat İran’ın atom bombasına sahip olmak isteyen mi, yoksa gerektiğinde sahip olmak için nükleer teknolojileri elinde bulunduran bir ülke mi olmak istediği konusunda kimse kesin görüşe sahip değil. ABD ordusunun başında bulunan Amiral Mike Mullen’e göre, İran’ın basit bir nükleer bomba elde etmek için bir ile 3 yıla ihtiyacı var. Daha uzun mesafeli büyük çaplı bir bombardımana neden olacak bombayı elde etmek için gerekli olan süre ise daha uzun. Rus-Amerikan Düşünce Kuruluşu EastWest’e göre bu altı sene veya daha fazla sürebilir.

Ne olursa olsun, İran’ın nükleer programı, bölgedeki nükleer silahlanmayı hızlandırması açısından büyük bir risk oluşturuyor. Eğer İran nükleer silaha sahip olursa, Mısır ve Suudi Arabistan da bunu isteyecektir. Hatta Türkiye bile bu yönde hareket edebilir.   

Peki İran’daki nükleer silahlanmayı durdurmak için ne yapılabilir? Bazılarına göre, nükleer siteleri bombalamak etkili bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Petrol başta olmak üzere, çok sayıda ürüne ambargo uygulanabileceğini ifade edenler de var. Bir başka görüş ise İran’la anlaşma yoluna gidilebileceği ve nükleer çalışmaların Uluslararası Enerji Ajansı kontrolünde sürdürülmesi.

İsrail ise İran’ı durdurmak için çok geç olduğunu söylüyor ve nasıl ABD Sovyet nükleer tehdidi ile yaşamaya alıştıysa, biz de İran’ın nükleer tehdidi ile yaşamaya alışacağız diyor.

-          Kuzey Kore’nin atom bombası neden bu kadar korku yaratıyor?

Kuzey Kore tarafınfan 25 Mayıs’ta gerçekleştirilen nükleer deneme güç açısından endişe verici olmadı. Pyongyang’ın sahip olduğu 5 ila 8 arası plutonyum bombası ne komşuları ne de ABD için gerçek bir tehdit oluşturmuyor. Kim Yong ise, Güney Kore veya Japonya’ya saldırdığı taktirde, ABD’nin başından aşağı nükleer yağmur yağdıracağının ve Kuzey Kore’yi haritadan sileceğinin farkında. Sonuçta bu birkaç bomba, 1953 yılından bu yana ABD işgali korkusu altında yaşayan ülke için bir tür yaşam garantisi niteliğinde. Fakat yine de Obama’nın da ifade ettiği gibi, Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetleri dünya barışı ve güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Yasal olmayan bir şekilde nükleere sahip olan Hindistan, Pakistan ve İsrail’den farklı olarak, Kuzey Kore nükleer silahların yayılmasını engellemeyi amaçlayan anlaşmaya imza atmıştı. Bu da, nükleerin askeri amaçla kullanılmasını reddederek, sivil nükleer teknolojileri kullanabilmek anlamına geliyor. Kore bu sayede platinyuma ulaştı ve daha sonra 2003 tarihinde nükleer silahsızlanma anlaşmasını desteklemekten vazgeçti. Sonuç olarak anlaşmayı imzalamış olan diğer ülkeler de Kuzey Kore’yi izleyebilir ve aynı şekilde önce nükleer teknolojisine ulaşıp, sonra nükleer silahsızlanmadan vazgeçtiklerini ifade edebilirler.    

Bu arada bazı uzmanlar, Kuzey Kore’nin Tahran’la gizli bir anlaşma imzalamış olabileceğini ve iki ülkenin askeri nükleer konusunda bilgi paylaşımı içinde olabileceğini ifade ediyorlar. Öte yandan dövize ihtiyacı olan Kuzey Kore hükümetinin başka ülkelere ve hatta terörist bir gruba bile nükleer misiller satmış olabileceği ifade ediliyor. Bir diğer endişe de nükleer silahların Asya’ya yayılma ihtimali.

-          Neden ülkeler nükleer silaha yöneliyor?

Cin bir kere şişeden çıktı. Bir süre öncesine kadar sadece bazı ülkelerdeki bilim adamları sihirli formülü biliyordu. Fakat gizli ağlar sayesinde bu bilgiler tüm dünyaya yayıldı. Daha sonra George Bush politikası da bunda önemli bir rol oynadı. Düşman rejimleri yıkacağını ifade ederek önleyici saldırı stratejisini belirleyen Bush’un Irak’a saldırması, birçok ülkenin nükleer silaha sarılmasına veya nükleer silah programının hızlandırmasına neden oldu.

Silahlanmanın artmasına neden olan bir diğer unsur da Hindistan oldu. ABD ve Fransa, nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzalamayan ve atom bombası denemeleri gerçekleştirmiş olan Hindistan’a sivil nükleer sağladılar. Bu da dünyanın geri kalanı için iyi bir örnek oluşturmadı. 

-          Nükleer silahın yayılma tehlikesi ne boyutta?

Nükleer silaha sahip olan 20 veya 30 ülkenin sahip olduğu bir dünya yönetilebilir mi? Uzmanların büyük bir çoğunluğu böyle bir dünyada barışın sürekli olarak tehdit altında olacağını ifade ediyorlar. Küçük bir azınlık ise soğuk savaştan ders alarak, atom bombasının ülkelerin uslu kalmasına neden olduğunu ileri sürüyorlar.

-          Atom bombası teröristlerin eline geçebilir mi?

Ne yazık ki evet. Barack Obama’ya göre nükleer terörizm bugün dünya güvenliğinin önündeki en büyük tehdit. Obama Nisan ayında Prag’da yaptığı bir konuşmada, teröristlerin atom bombası üretmek veya satın almak konusunda kararlı olduklarına yönelik bilgi olduğunu dile getirdi. Uzmanlar çalma veya satın almanın çok daha kolay olacağını ifade ediyorlar. Kuzey Kore ve Pakistan’da bunun mümkün olduğunu söyleyen uzmanlar, Güney Afrika’da da silahlı bir grubun bir nükleer santrale saldırdığını hatırlatıyorlar. Uluslar arası Enerji Ajansı 2008 yılında 200’ün üzerinde kaçak radyo aktif madde trafiği belirledi. Bu tehlikeye karşı ABD ve Ruys işbirliği içindeler, fakat dünya genelinde iyi korunmayan 10’a yakın reaktör mevcut.

-          Obama’nın stratejisi ne?

Nükleer silahsızlanma konusunda senatör olduğu sıralarda da önemli çalışmalar yürüten ABD Başkanı, bu konuyu başkanlığında da önceliklerinden biri olarak belirledi. Nükleersiz bir dünya hedefleyen Obama, bu hedefinin kolay olmadığının da farkında.

* Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nın tanıdığı nükleer güçler: Fransa, İngiltere, ABD, Rusya.

* Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nın tanımadığı nükleer güçler: Pakistan

* Nükleer silah geliştirdiğinden şüphe duyulan ülkeler: İran, Kuzey Kore

* Askeri nükleere karşı gelen ülkeler: Kazakistan, Beyaz Rusya, Ukrayna, Güney Afrika

* Cephaneliğini yok eden ülkeler: Arjantin, Brezilya, Libya, İsveç

* Nükleer silahlanmaya sürüklenebilecek ülkeler: Türkiye, Cezayir, Mısır, Suudi Arabistan.

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics