ABD'de kurtarma planının kabul edilmesine rağmen, ülkenin ekonomisinin görünümüne ilişkin kaygılar ve küresel finansal krizin etkilerinin artık Avrupa'da da belirgin biçimde hissedilmesi küresel borsaları olumsuz etkilemeye devam ediyor. Avrupa’da bir çok bankanın mali sıkıntıyla karşı karşıya kalması nedeniyle Avrupa borsaları da düşüşle açıldı.
Avrupa'nın en büyük 300 şirketini kapsayan ''FTSEurofirst 300'' endeksi yüzde 4,15 düşerek 1.044,16 puana geriledi. Londra Menkul Kıymetler Borsası'nda FTSE 100 Endeksi ise yüzde 4,53 değer kaybederek 4.754,63 puana, Almanya'da borsanın temel göstergesi DAX Endeksi yüzde 4,21 düşerek 5.553,02 puana, Fransa'da CAC 40 Endeksi yüzde 4,62 azalarak 3.892,17 puana indi. İspanya'da Madrid borsasında IBEX endeksi yüzde 4,15, İtalya'da Milano borsası yüzde 3,45 ve Rusya'da Moskova borsasında RTS endeksi yüzde 7,09 değer kaybetti. Borsada en fazla bankaların hisseleri düştü. Fransız BNP Paribas'ın hisseleri yüzde 4,2, Credit Agricole'nin yüzde 6, Dexia'nın yüzde 12,8 ve Societe Generale'ın yüzde 6,9 geriledi. Commerzbank'ın hisseleri de yüzde 15,7 değer kaybetti.
Piyasa uzmanları, küresel finansal krizin kısa sürede bitmeyeceğinden, Avrupa'daki kredi sorunu haricinde yatırımcıların ABD ekonomisinin görünümünün kötüleşmesinden kaygılandığını söylerken, Avrupa'da ve kurtarma planı hariç ABD ekonomisinde herhangi bir olumlu gelişme görmediklerini de ifade ediyorlar.
Euro ABD doları karşısında yüzde 1,1 değer kaybederek son 13 ayın en düşük seviyesine gerilerken, Avrupa bankaları da zor günler yaşıyor.
Bunlardan biri Fortis. Fransız BNP Paribas, Fortis’in Belçika ve Lüksemburg birimlerini satın aldı. 11,2 milyar Euro'luk başarısız kurtarma girişiminin ardından ''en sağlıklı parçası'' olan Hollanda birimleri geçen hafta başında bu ülkeye devredilen Fortis'in, Belçika ve Lüksemburg birimleri de Fransa'nın en büyük bankası BNP Paribas'nın oldu.
Belçika ve Lüksemburg hükümetleriyle Fransız bankası arasında sağlanan anlaşma, her 2 ülkenin Fortis'teki yüzde 49 azınlık hisselerini çoğunluğa çevirerek, yeni çıkarılacak BNP Paribas hisseleri karşılığında Fransızlara devrini içeriyor. Yaklaşık 9 milyar Euro'luk hisse değişimi şeklinde gerçekleşen operasyon sonucunda BNP Paribas'nın yüzde 11,7'si Belçika ve yüzde 1,1'i Lüksemburg'a geçti. Buna göre Belçika hükümeti, Fortis Belçika hisselerinin yüzde 75'i karşılığında BNP Paribas'dan 2,25 milyar Euro'luk hisse alırken Lüksemburg hükümetine, Fortis Lüksemburg'un yüzde 66 hissesine karşılık olarak 775 milyon Euro'luk BNP Paribas hissesi verildi.
Anlaşma kapsamında 10,4 milyar Euro'luk yapısal ürün portföyü bankadan ayrılarak ayrı bir yapıya nakledilecek. Söz konusu şirkette Fortis'in uluslararası biriminin (Fortis Holding) yüzde 66, Belçika hükümetinin yüzde 24 ve BNP Paribas'nın yüzde 10 hissesi bulunacak.
Fortis'in Türkiye dahil uluslararası bankacılık ve sigortacılık faaliyetleri, holding şirketi bünyesinde kalırken Fortis hissedarlarının zararları, Belçika ve Lüksemburg'daki kamulaştırmalardan gelen paranın aktarılmasıyla kısmen telafi edilecek.
Ana pazarları Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'u kaybeden Fortis'in holding şirketinin taliplilerle müzakereleri sonuçlandırarak, Türkiye dahil uluslararası banka ve sigorta iştiraklerini elinden çıkarması bekleniyor. Belçika Başbakanı Yves Leterme, Fortis'in satışının ardından yaptığı açıklamada, bankanın ve mevduat sahiplerinin çıkarlarını korumak zorunda olduklarını anlatarak, BNP Paribas şemsiyesi altında Fortis Belçika'nın yükümlülüklerini yerine getirmesine ortam hazırladıklarını kaydetti.
Almanya’dan da kurtarma planı
Almanya Maliye Bakanlığı, ülkenini önde gelen bankalarından Hypo Real Estate’i kurtarmak için 50 milyar Euro’luk bir plan hazırlığı içinde. Planın, cumartesi gücü başarısızlıkla sonuçlanan AB kurtarma girişiminden 15 milyar Euro fazla olması dikkat çekiyor. Maliye Bakanlığı’nın kurtarma planına rağmen, Hypo Real’in hisselerinde yüzde 49 oranında düşüş yaşandı. Bununla birlikte Alman Commerzbank’ın hisselerinde de düşüş yaşanıyor. Alman hükümeti aynı zamanda tüm özel tasarruf mevduatlarına da garanti vermiş durumda.
Banka mevduatlarında güvenciye artıran bir diğer ülke de Danimarka. Danimarka Bankalar Birliği tarafından yapılan açıklamada, Danimarka finans sektörü ile Danimarka hükümeti arasında ülke bankalarına güvenin sağlanması yönünde iki yıllık güvence verilmesine yönelik bir anlaşmaya varıldı.
Bu arada AB dönem Başkanı Nicolas Sarkozy tarafından, Avrupa finans piyasalarında güvenin artırılmasına yönelik yapılan mini zirve sonrası yapılan açıklamada, “devlet ve hükümet başkanlarının banka ve finans kurumlarını desteklemesine karar verildi” denirken, her hükümetin, diğer üye ülkeler ile işbirliği içinde kendi sistemini kullanacağı ifade edildi.
Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker ise, güvenin yeniden inşa edilebilmesi için nakit para akışının sağlanacağını kaydetti.
Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere’nin oluşturduğu dört AB ülkesi arasında gerçekleşen mini zirveden çıkan ortak girişimlerin başında derecelendirme kuruluşları ve finans sistemine yönelik standartlar ve düzenlemelerin yeniden yapılandırılması geliyor. Öte yandan ülkelerin AB istikrar ve büyüme paktının gerektirdiği bütçe kriterine uyumlarına esneklik getirilecek.









