Haber
Brüksel’de yaptığı konuşmada ekonomi komiseri son aylarda tartışmalara yol açan iki önemli konuya ışık tuttu.
Avrupa Politika Merkezi (EPC) tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Almunia, “Eğer bana ortak tahvil çıkarılmasının makul olup olmadığını soruyorsanız, size bunun makul olduğunu söylerim. Ama böyle bir karar üye ülkelere bağlı ve çoğu bu fikri karşı çıkıyor.”
Bugüne kadar konuda yorumda bulunmaktan kaçınan Almunia Almanya ve Hollanda’nın ortak devlet tahvili piyasaya sürme fikrine şiddetle karşı çıkmalarının ardına sığınıyor.
Ancak Uluslararası Para Fonu (IMF), Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Eurogrup Başkanı Jean-Claude Juncker ve bazı üye ülkelerinin Almunia üzerinde giderek artan baskıları kendisini daha açık ve belirgin bir tutum izlemek durumunda bıraktı.
Diğer önemli konu hakkında ise Almunia AB’nin euro bölgesinde ekonomik zorluklarla mücadele eden bazı üyelere yardım edilmesi gibi bir stratejinin söz konusu olduğunu söyledi. Komiser daha önce AB anlaşmalarında “kurtarma” ile ilgili paragrafların yer almadığının altını çiziyordu.
Ancak son haftalarda Alman Ekonomi Bakanı Peer Steinbrück’ün euro bölgesinde ekonomik sıkıntı yaşayan ülkelere destek vermek için duruma müdahale edebileceklerini sık sık tekrarlaması üzerine dün Almunia daha farklı bir tutum benimsedi.
“Euro bölgesinde yer alan herhangi bir ülkede kriz halinde IMF’ye müracaat etmeden önce başka çözüm yolları vardır,” diye konuşan komiser AB stratejisinin ayrıntılarını vermekten kaçındı.
Bu muhtemel tedbirlerden biri ortak devlet tahvili çıkarılarak ekonomik krizin vurduğu ülkelerin borçlarını daha düşük bir faiz oranıyla yeniden yapılandırmaları.
Örneğin, Yunan ve Alman tahvillerinin kazançları arasındaki fark son aylarda giderek açılıyor. Aynı şey İtalyan tahvilleri için de geçerli. İrlanda, Avusturya ve Portekiz de tehdit altında bulunuyor. Almunia dün bu fark üzerine uyarıda bulunmuştu.
Bir diğer çözüm ise Avrupa Merkez Bankası (AMB) ile sağlanabilir. Banka halen AB anlaşması gereğince böyle bir yetkiye sahip olmamakla birlikte devlet tahvillerini doğrudan satın alabilir.
EurActiv’e konuşan Polonya’nın AB İşleri Bakanı Mikolaj Dowgielewicz “Batı Avrupa ülkelerini niçin AMB kurtarıyor; IMF veya EBRD de niçin Doğu Avrupa ülkelerini koruyor?” şeklinde sordu.
Nitekim Doğu Avrupalı üyeleri kurtarma tedbirlerine örnek olarak Almunia “Eski Avrupa” başkentlerini son yıllarda yoğun bir şekilde Doğu Avrupa’da yatırımlar yapan Avusturya veya İtalya bankaları gibi sınır ötesi finans kuruluşlarının yerel alt kuruluşlarının yeniden finanse edilmesi şeklinde bir müdahaleye teşvik etti.
Dahası, Pazar günü toplanan gayri resmi zirvede birçok AB liderinin muhalefetine rağmen euro bölgesi üyeliğinin hızlandırılması fikri de gündemde yer buluyor. Euro bölgesine katılmadan önce ülkelerin iki yıllık bir test sürecinde ERM II grubuna katılmaları gerekiyor. Ancak bu durum uygulamanın ilk zamanlarına göre şu anda fazla bağlayıcı olmayabilir. Nitekim Almunia’nın sözcüsü İtalya, Finlandiya ve İrlanda kısa süreli test dönemlerinden sonra euro bölgesine girdiklerini anımsattı.
Euro bölgesi üyeliği gerçekten de yeni üye ülkelerin son derece değişken para birimlerine yardımcı olabilir. Macaristan, Polonya ve Bulgaristan bu konuda daha esnek kıstaslar için baskı yapan ülkeler arasında yer alıyor.











