Haber
Geçtiğimiz hafta yapılan bir toplantıda diplomatlar tartışmaları en aza indirmenin yollarını ararken özel sermaye şirketleri gibi alternatif yatırım araçlarında düzenlemeye gidilmesi yönündeki tasarıya Alternatif Yatırım Fon Yönetim Yönergesi (AIFMD) adıyla biliniyor.
Toplantıya katılan bazı kaynaklar kanun tasarısının kapsadığı çerçevede sorunların yine de çözülemediğini kaydettiler. Ancak üye devletler arasında gelecek toplantıda anlaşmaya varılmasına kesin gözüyle bakılıyor.
İngiltere yönergeye karşı çıkıyor. İngiliz delegeler ve lobiciler metnin “himayeci” ve “çok acımasız” olacağını ileri sürüyor.
İngiliz diplomatların masadaki metni kabul etmekten yana tavır aldıkları ancak bir takım ayrıcalıklar istedikleri belirtiliyor.
Hangi fonlar?
AB üyesi ülkeler arasında birlik yasalarının bütün fonları mı yoksa yalnızca ekonomiyle ilgili büyük fonları mı kapsaması <wbr></wbr>gerektiği üzerinde tartışmalar bir süredir devam ediyor.
İngiltere bu konudaki tutumunda ısrar ederken G20 Pittsburgh zirvesinde birlik yasalarının sadece ekonomik açıdan önem arz eden fonlara uygulanması gerektiğini savunarak küçük fonların ekonomik durgunluk döneminde zora sokulmamasından yana olduklarını bildirdi.
Ancak Almanya, Fransa ve İtalya yasaların herkesi ve her şeyi kapsamasından yana. Kaynaklar üye devletlerin ulusal yasalara AIMF’lerin €100 milyonun altındaki hisselerin kanunlara dâhil olmaması üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
İstisnaların €500 milyon altındaki fonlara da uygulanması ihtimali bulunuyor çünkü bu tür fonların diğerlerine göre çok küçük ölçekli oldukları ileri sürülüyor.
AB üyesi devletlerin bütün fonları kapsayan bir düzenlemenin küçük fonlar, daha az gelişmiş fonların bulunduğu küçük ülkeler için felaket olabileceğini düşünmeye başladıkları belirtiliyor.
Hangi piyasalar hangi mevduat kuruluşları?
Hangi mevduat kuruluşları sorusu da ihtilafa sebep oldu. Fransa, Almanya ve İtalya yine bu tür fonların sadece belli kuruluşlarda satılmasından yana olduklarını kaydettiler.
Dün İngiliz diplomatlar bunun tekel yaratacağını ileri sürerken bu görüş diğer delegeler arasında yankı buldu.
Söz konusu kanun taslağına göre sınır ötesi faaliyetlerini sürdüren mevduat kuruluşlarının dört yıllık geçmişi olması bekleniyor.
Ancak Fransız delegelerin baskısı sonucu bu sürenin daha aşağı çekilmesi bekleniyor.
“Dört yıllık geçiş dönemi üzerinde taviz vermek durumu var. Birçok ülke sürenin uzun olduğunu düşünüyor.”
AB dışı daha az katı standartların uygulandığı fonların AB fonlarını satmasının engellenmesi de söz konusu.
“Üçüncü ülke kuralı” denilen teklifle ilgili tartışmalar sürüyor ve bu kuralı bloke edecek yeterli sayıda üye devlet bulunmuyor.
Bir diplomat bu konuda “Üçüncü ülke ilkesine karşı çıkan devletler Çek Cumhuriyeti, İngiltere, İrlanda, Finlandiya ve İsveç’in bunu bloke edecek durumu yok” dedi.
Arka plan:
29 Nisan’da Avrupa Komisyonu yüksek riskli sermaye fonları ve özel sermaye şirketleriyle ilgili yeni bir dizi kanun tasarısı sundu. Komisyon bu firmaların etkinliklerinin zorunlu olarak kayıt altına alınması ve uzun vadede Avrupa piyasalarına girişlerinin kolaylaştırılması talebinde bulunuyor.
Teklif edilen düzenlemenin ana bileşeni AB’de bulunan fon yöneticilerinin “alternatif yatırım fonları” için bu fonları kayıt etme, faaliyetlerini açıklama gibi sorumlulukları almaları isteniyor. Bu şekilde daha sıkı denetim olabileceği ve sistem risklerinden kaçınman mümkün olabileceği belirtiliyor.
Ancak bu tür sorumluluklar fonların kendilerine uygulanmayacak yalnızca yöneticilere ait olacak. Bununla birlikte eleştirmenler fonların teklif edilen yeni düzenlemeden muaf tutulmasının yüksek riskli sermaye fonlarının ve özel sermaye kuruluşlarının kendi yatırım politikalarının geliştirilmesine yardımcı olabileceğini ileri sürüyor.











