Logo EurActiv.com.tr

Daha rekabetçi ve çevre dostu bir AB için kritik dönem

Bookmark and Share

05.01.2010
Önümüzdeki birkaç ay Avrupa Birliği’nin (AB) gelecekteki ekonomisinin daha sağlıklı olabilmesi açısından son derece önemli. Çünkü birlik ekonomik durgunluğu geride bırakabileceği yeni on yıllık ekonomik planını onaylamaya hazırlanıyor, bu sayede daha fazla istihdam ve büyüme hedefliyor. EUObserver'ın analizi :

Haber

On yıldır devam eden işsizlik sıkıntısı ve Avrupalı nüfusun giderek yaşlanıyor olması, bütçe açıkları gibi sebeplerle yeni programın önemli bir rol haritası olabileceği belirtiliyor.

Mevcut plan olan Lizbon Stratejisi 2010 yılında yürürlükten kaldırılacak. Ancak bu planın liderler üzerinde etkili olacağı bir dizi AB zirvesinde yeni programın şekillenmesinde dikkate alınacağı bildiriliyor.

Lizbon Stratejisi’nin hedefi birliği 2010 yılında dünyanın en iddialı bilgi tabanlı ekonomisi haline getirmek. Ancak bu hedefin başarısızlığa uğradığı şimdiden söylenebilir. Uzmanlara göre, istihdamın yüzde 70’lere çıkarılması, AR-GE harcamalarının GSYİH’nın yüzde 3’ü olacak şekilde ayarlanması gibi hedefler başarılamadı.

Yeni program çerçevesinde “AB 2020” hedefleri bir son on yılınkilerden pek farklı olmayacak yalnızca çevre dostu büyümeye daha fazla önem verilecek.

Komisyon’un kasımda yayımladığı bir istişare belgesinde üç ana tema üzerinde durulduğu görülüyor. “Bilgi artırılmasına dayalı olarak değerler yaratılması, sosyal uyumun geliştirilmesi için halka yetki verilmesi; rekabetçi, bağlantılı ve çevre dostu ekonominin oluşturulması.”

Daha fazla büyüme ve daha yüksek istihdam düzeyi eğitim düzeyinin artırılması, sanayi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, araştırma ve yenilikçiliğe daha fazla önem verilmesi gibi tavsiyelerin üye devletler tarafından memnunlukla karşılanması bekleniyor. Ancak sivil toplum kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri sosyal uyumun güvenliğin artıracak gerçek adımlar bekliyor.

AB rekabet politikalarının gevşetilerek yenilikçilik projelerine gerekli devlet teşvikleri sağlanması gibi bazı fikirler öneren İngiliz düşünce kuruşu İş Vakfı Başkan Yardımcısı Will Hutton’ın EUobserver’la yaptığı söyleşiye göre bu konu şimşekleri üzerine çekecek.

Uygulama

Potansiyel anlaşmazlığın ise ana temaların gerçekleştirilmesini sağlayacak hedeflerin belirlenmesinde, özellikle bu hedeflerin uygulamaya konulmasını sağlayacak mekanizmaların belirlenmesinde ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

AB’nin eğitim, sosyal politika, istihdam gibi konularda pek yetenekli olduğu söylenemez. Ancak üye devletlerin birbirlerine uygulayabilecekleri baskılarla sonuca ulaşılması bekleniyor.

Bu sistemin başarısız olması üye devletlere bağlayıcı mekanizmalar getirilmesi şartını da beraberinde getiriyor.

İspanya Dış İşleri Bakanı Miguel Ángel Moratinos “Daha fazla bağlayıcı unsurlara ihtiyacımız var” derken hedeflerin başarılamamasının birtakım sonuçları olacağını anımsatıyor.

Moritanos bu “sonuçların” neler olabileceği konusunda açıklamada bulunmamakla birlikte Komisyon yetkilileri AB liderlerine resmi önerilerin şubatta yapılacağını yeni ekonomik program çerçevesinde bölgenin İstikrar ve Büyüme Anlaşması’yla hedeflerin birbirine bağlanacağını kaydetti.

Bütçe açıkları ve borçlar gibi konularda anlaşmanın ihlali durumunda Komisyon’un bir takım düzenlemelere gidebileceği ve para cezası gibi yaptırımların uygulanabileceği belirtiliyor.

Yetkililer bu tür raporların yayımlanmasının koordine edilebileceği önerisinde bulunarak her bir üye ülkenin AB 2020 hedeflerini başarıp başaramadığının kaydedilebileceğini ve bu iki konunun birbirine bağlanabileceğini kaydettiler. Ancak üye hükümetlerin bu fikri reddetmesi de mümkün.

Program

Kasımda başlatılan ve katılımcıların programla ilgili görüşlerinin alındığı istişareler 15 Ocak’ta sona erecek.

Komisyon’un şubatta ekonomik ilişkiler konulu gayri resmi AB zirvesinden önce bir takım tavsiyelerle ortaya çıkması bekleniyor.

Bunu takiben liderlerin planın genel gidişatı üzerinde yoğunlaşmaları ve martta yapılacak zirvede konuyu ele almaları bekleniyor. Komisyon daha sonra geniş kapsamlı ekonomik politikaları Nisan-Haziran toplantılarında maliye bakanlarının onayına sunacak. Taslağın son halinin hazirandaki Avrupa Konseyi’nde kabul edilebileceği belirtiliyor.

Yetkililer sürecin kesin ne zaman sona ereceği konusunda açıklamalarda bulunmaktan kaçınıyor. Ancak bazı AP üyeleri ve STK’lar bu sürecin çok kısa olduğunu ileri sürerek Lizbon Stratejisi’nin 2010 sonuna kadar yürürlükte kalması önerisinde bulunuyor. Komisyon ise kaybedilecek zaman olmadığını belirterek buna karşı çıkıyor.

 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics