Haber
The Financial Times gazetesinin 6 Nisan tarihli ve IMF raporuna dayanarak yayımladığı haberde krizin zarar verdiği AB’ye üye Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin euro bölgesine üye olmasalar da ulusal para birimlerinden vazgeçerek euroyu tedavüle alma konusunu düşünmeleri isteniyor.
Bir ay önce hazırlanan taslak raporda, “Euro bölgesine katılmaksızın dış borç yükünden kurtulmanın bazı ülkelerde artan siyasi baskılara karşı kuvvetli bir iç pazar desteği gerektirdiği,” kaydediliyor.
Ancak Doğu Avrupalı üye ülkelerin uzmanları bu fikre katılmıyor.
Poštovní Spořitelna Bank’ın baş ekonomisti Jan Bures, euronun böyle tek taraflı kabulünün dış borç sorununu çözmeyeceği yalnızca ilk etkiyi biraz hafifletebileceğini ileri sürüyor.
“Euronun tedavüle alınmasıyla döviz oranlarının oynaklığını sona erdirebilirsiniz. Ancak bu adım belli şartları yerine getirmediğiniz sürece size bir fayda sağlamaz.”
Macaristan’daki K&H Bank’tan György Barcza yaklaşma kıstasları karşılanmadan euronun tedavüle alınmasının gerçekçi olmadığını ve hem Macaristan hem de euro bölgesinde riskleri artırabileceğini belirtiyor. Barcza euronun kabulünün ülkesinin itibarını zedeleyeceğini sözlerine ekliyor.
Romanya’da ise ulusal bir banka başkanının danışmanlığını yürüten Adrian Vasilescu ise para birimlerinin aniden tedavülüne son vermenin “büyük bir hata” olacağını iddia ediyor. Realitatea televizyonuna verdiği demeçte Romen yetkili bu tür bir girişimin yeni sorunlar yaratacağını, enflasyonu körükleyeceğini ve fiyatları artıracağını kaydediyor.
Öte yandan Çek Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Tomas Bartovsky raporun yayımlanmasından haberi olduğunu ancak AB İstikrar ve Büyüme Anlaşması’nın şartlarının değişeceğini sanmadığını ifade ediyor.
Komisyon IMF raporunu hafife alıyor
Bu arada AB IMF raporunu hafife alırken raporun hükümsüz olduğunu ve AB’nin küresel mali krizle mücadele için bölgeye her türlü yardımı yaptığını belirtiyor.
Bir Komisyon sözcüsü konuyla ilgili olarak, “Bu bir iç yazışma raporuna benziyor ve bir ay önce hazırlanmış. Raporla ilgili özel bir yorumumuz yok,” açıklamasında bulunuyor.
Avrupa Merkez Bankası ise Maastricht Kriterleri’nin uygulanmasının euro bölgesine giriş için esas koşul olduğunun altını çiziyor.
Arka plan:
Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ekonomik gidişatın en kısa zamanda düzelebilmesi için euro bölgesine erken katılma isteklerini dile getiriyorlar. Özellikle Polonya ve keza Bulgaristan kurtarılmayı değil Döviz Oranı Mekanizması’na (ERM II) katılmayı beklediklerini ifade ediyor.
Ancak Avrupa Birliği (AB) tek para biriminin yürürlükte olduğu euro bölgesine katılım için özel şartların teklif edilmesine ilgisiz davranıyor ve ekonomik kriz kurbanı üyelerin her birinin durumunun ayrı bir vaka olduğunu ve bu bağlamda değerlendirilmeleri gerektiği görüşünü benimsiyor.
2006’da Sırbistan’dan ayrılan Karadağ euro’yu tek taraflı olarak uygulamaya almış durumda.











