Logo EurActiv.com.tr

İflas çanı Letonya için çalıyor, Türkiye'nin şansı dalgalı kur

Bookmark and Share

11.03.2009
İzlanda iflas etti, ardından Ukrayna şimdi ise Letonya için iflas ruleti dönmeye başladı. İflas ihtimalinin konuşulduğu bazı Baltık ülkelerinden bile daha kötü bir sanayi düşüşü yaşayan Türkiye'nin avantajı ise dalgalı kur rejimi.

Haber

Referans Gazetesi'nden Sıla Özçelik'in haberi şu şekilde:

İzlanda geçen sene moratoryum ilan ettiğinde küresel krizin nereye gittiğine ilişkin endişeler yepyeni bir boyut kazanmıştı:Ülke iflasları dalgası. Kazanlar ise Doğu Avrupa'da kaynıyor.Bu kez devrede IMF var ama fondan para alıp da kendisinden istenen kriterleri yerine getirmekte zorlandığı için iflas uçurumuna sürüklenme riski artanlara bir isim daha katılmak üzere. Geçen hafta sanayi üretimi 3'te 1 oranında çakılan, para birimi 6 ay içinde yüzde 44 kan kaybeden Ukrayna'nın IMF'nin bütçe kriterlerini yerine getirmekte zorlandığı ve henüz serbest bırakılmayan diğer fon dilimini alamazsa iflas edebileceği gündeme oturmuştu. Bu durumda Avrupa'da İzlanda'nın ardından iflas eden ikinci ülke olma ihtimali artan Ukrayna'dan sonra şimdi de üçüncü alarm zili bölgenin en yaş tahtalarından biri olan Letonya'da çalmaya başladı. Bütçe açığını GSYİH'nın yüzde 5'inin altında tutmak karşılığında IMF'yle 9.5 milyar dolarlık 27 ay vadeli bir stand-by anlaşmasına imza atan Letonya, son günlerde bu sınırın yüzde 8'e çıkarılması için bastırıyor. Çünkü yüzde 5'lik açık hedefinin tutturulması harcama paketleri ve diğer mali önlemlerin bütçeye bindirdiği yük karşısında mümkün görünmüyor.

Şubat ayında koalisyon hükümeti istifa eden ve Valdis Dombrovskis'in yeni başbakan olarak atandığı Letonya'nın iflası ise İsviçre'den diğer Doğu Avrupa ülkelerine kadar domino etkisi yaratabilir. Bu etkide ilk payını alacakların başında ise Litvanya ve Estonya geliyor. Geçen çeyreklik dönemde Estonya'da ekonomi yıllık bazda yüzde 9,4 ile son 15 yıl içindeki en büyük daralmasını yaşadı. Litvanya'da ise GSYİH yüzde 2 küçülerek son 9 yıl içindeki en büyük bozulmasını gördü. Krizde zaten yeterince darbe almış olan İsviçre bankacılık sektörünün ise Letonya, Litvanya ve Estonya'daki pozisyonları 75 milyar doları buluyor. Yani olası bir iflas ihtimali İsviçre bankacılığı için de öldürücü vuruş olabilir.

Türkiye'nin durumu zor, ama iflas riski yok

Dankse Bank'ın bir raporuna göre, Letonya'da yıllık büyüme bazında bir iyileşme 2013'ten önce görülemeyecek. Moody's'e göre ise ülkenin kamu borcu da 2010'da GSYİH'nın yüzde 50'sine kadar fırlayacak. Öte yandan Türkiye, iflas ihtimali olan ülkeler arasında sadece Ukrayna ve Litvanya'dan daha iyi durumda. Ukrayna'da ocak ayı sanayi üretimi yüzde 34 düştü. Letonya ile birlikte risk altında olan Estonya ve Litvanya'da da sanayi üretimindeki düşüşler sırasıyla yüzde 26,8 ve yüzde 5,6 olarak kaydedildi. Letonya'da ise sanayi üretimi aynı ayda yüzde 17 olarak kaydedildi. Türkiye'de pazartesi günü açıklandığından beri tartışılan ocak ayı sanayi üretimi yüzde 21,3 geriledi. Ancak uzmanlara göre buna rağmen Türkiye'nin ne Ukrayna ne de Letonya gibi bir moratoryum riski yok. Buradaki en büyük avantaj ise uygulanan dalgalı kur rejimi. Türkiye'de Ocak üretim rakamlarının çok kötü olduğunun açık olduğunu söyleyen 4Cast Gelişmekte olan piyasalar analisti Nicholas Kennedy, tüm verilerin üretim faaliyetinde ciddi bir çakılmaya işaret ettiğinin zaten ortada olduğunu, kapasite kullanımındaki bozulma ile cari açığın durumu da küresel sorunların Türk ekonomisini nasıl olumsuz etkilediğini gösterdiğini belirtti.

 İflas riskini gösteren CDS spreadleri coştu

IMF'nin tahminlerine göre ise Letonya'da bütçe açığı denetlenmediği takdirde önümüzdeki sene GSYİH'nın yüzde 12'sine fırlayabilir. 6 Mart'ta yaptığı konuşmada iflas riskini itiraf eden Başbakan Valdis Dombrovskis'e göre IMF'den gelecek ikinci dilimin bütçe kriterinin tutturulmaması durumunda kesilmesi halinde Letonya 3 ay içinde yani haziran ayında iflas edebilir. Ülkenin iflas riskini gösteren CDS tahvillerinin spread farkları ise 1115 puan ile tüm zamanların zirvesinde. Son 6 ay içinde 3'ten fazla katlanan spread farkı, şubat ayında 1000 puanın üzerine çıkarak Letonya'nın AB üyeleri arasında iflas riski ortaya çıkan ilk ülke olmasını sağlamıştı. Ukrayna için de Goldman Sachs geri kalan dilimin IMF'den alınamaması halinde ülkenin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası'nın (GSYİH) yüzde 31'inin buhar olabileceğini öne sürmüştü. IMF Ukrayna ile Letonya'dan daha az süreli, 17 aylık bir standby anlaşması yaptı. Bu Letonya ekonomisinin ayağa kalkmasının IMF tarafından da daha zor olarak görüldüğünün bir işareti. Ukrayna'nın spreadleri ise 3 bin puanın üzerine çıkmıştı. S&P, Letonya'nın kredi notunu 24 Şubat tarihinde BBB-'den BB+'ya düşürmüştü.

 

Merkez parasını korumak için rezervini eritiyor

2004 yılında AB'ye girdiğinden bu yana ekonomisini dış borçla döndüren Letonya'nın dış borcu ise 2007'de GSYİH'nın yüzde 140'ına fırlamıştı. 2003'te ise bu oran yüzde 80 civarındaydı. Bir süre sonra ise ülkenin en büyük bankası olan Pamex batma noktasına gelince devletleştirilmek zorunda kaldı. Ukrayna'da da kriz nedeniyle 3 banka el değiştirmişti. Bir çok merkez bankası gibi Letonya Merkez Bankası da para birimindeki aşırı değer kaybını önleyebilmek için müdahale etti ve rezervlerinin neredeyse 5'te 1'ini para birimini korumak adına harcadı. Ancak S&P'den bir not indirimi görünce para birimini desteklemek için ayrılan 40 milyon dolarlık harcamadan vazgeçildi. Bütçe açığını IMF'nin istediği düzeye getirmek içinse kamu sektörü ücretlerinin 2009'da yüzde 15, 2010'da yüzde 2 daha azaltılmasından, katma değer vergisinin yüzde 18'den yüzde 21'e çıkarılmasına kadar bir çok mali önlem daha alındı. Ancak finansal krizden korunmak için alınan bu önlemler zaten durmuş olan ekonomi çarkını döndürme gücüne sahip olan tek mekanizmayı, yani iç talebi de öldürmeye başladı. 2008'in 3'üncü çeyreğinde tüketim yıllık bazda yüzde 10,6'lık bir düşüş kaydetti. Daha da kötüsü ihracat rakamları Euro Bölgesi'nin resesyona girmesi ile düşmeye devam ediyor.

TÜRKİYE BALTIK ÜLKELERİNE GÖRE AVANTAJLI

Toplam borcunun yüzde 80'i döviz üzerinden olan Letonya'nın para birimi lat, euroya sabit kurla bağlı. Bir çok bölge ülkesi para birimini devalüe ederek krizle başetmeye çalışırken bu seçenek borcunun büyük kısmı döviz üzerinden olduğu için Letonya için intihardan öeteye gitmez. Bu nedenle de IMF, Letonya'nın sabit kurda kalması ve devalüasyona gitmemesi konusunda ısrarcı. Referans'a konuşan Kennedy'e göre de Türkiye, Baltık ülkeleri ile karşılaştırıldığında daha avantajlı ve Türk ekonomisindeki bozulmanın üstesinden gelinebilir. "Baltık ülkelerinden farklı olarak Türkiye'nin dalgalı kur avantajı var ve bunun düzelmede ciddi bir etkisi olacak. Faiz indirimleri de avantaj sağlar" diye konuşan Kennedy, hükümetin yerel seçimler sonrası daha az "popülist" kararlar almasını beklediğini bu sayede de bütçenin daha "sürdürülebilir" bir yola sokulabileceğini belirtti. "Bütçe rayına girdiğinde de bir IMF anlaşmasının imzalandığını görebilir" diyen Kennedy bir anlamda olası IMF anlaşmasının da seçimler sonrasında gerçekleşebileceğine vurgu yapmış oldu. Kennedy'ye göre Türkiye önümüzdeki dönemde kredi notu konusunda aşağı yönlü baskı altında kalabilir ancak Doğu Avrupa ekonomileri gibi bir iflas riski oldukça düşük.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics