Haber:
Türk ekonomisinde yeni bir dönem başlıyor. AKP hükümeti, 10 Mayıs’ta sona erecek olan stand-by anlaşmasının ardından, uygulamaya konulacak yeni bir ekonomik program hazırladı. Orta vadeli ekonomik programda, Türk ekonomisinin üç yıllık süreçteki yol haritası çiziliyor. Stand-by anlaşmasının sona ermesinin ardından, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkiler, program sonrası izleme şeklinde yürütülecek.
star gazetesinden Hüseyin Özay'ın haberine göre şubat krizinin ardından IMF’nin talebi üzerine açılan, Türkiye’nin IMF temsilciliğinin de kapatılması tartışılıyor. Kaynak sıkıntısı çeken IMF’nin, stand-by anlaşmasının ardından Türkiye temsilciliğini kapatabileceği konuşuluyor.
IMF’nin yeni dönemde, stand-by anlaşmalarını yakından takip etmek için Türkiye’de açtığı temsilciğini de kapatması bekleniyor. Konuyla ilgili star’a bilgi veren ekonomi bürokratları, kaynak sıkıntısı çeken IMF’nin, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki temsilciliğini kapatabileceğini bildirdiler.
PROGRAM AÇIKLANACAK
IMF’nin Türkiye’deki temsilciliği, IMF’nin talebi ve Türkiye’nin de onayı ile açılmıştı. AKP hükümeti, IMF ile imzalanan stand-by anlaşmasının ardından uygulamaya konulacak olan bir ekonomik program hazırladı. Orta vadeli ekonomik programda, büyüme, üretim ve istihdam ağırlıklı olması öngörülüyor. Üç yıllık vadeyi içermesi beklenen programa, IMF desteği aranmayacak. Programda, mali disiplinden taviz verilmemesi, dalgalı kur politikasının da devam etmesi yer alıyor. Orta vadeli ekonomik programın, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından bugün açıklanması bekleniyor.
IMF 380 KİŞİYİ ÇIKARACAK
IMF önlem almazsa, önümüzdeki yıllarda hesaplarında 400 milyon dolarlık bir açıkla karşılaşabilir. Yeni plan IMF’nin harcamalarını 100 milyon dolar kısmasını öngörüyor. Açığın geri kalan kısmı ise IMF’nin altın rezervinin yüzde 12’sini satmasıyla kapatılacak. Altın satışından 11 milyar dolar toplanması bekleniyor. IMF’den borç alan kalkınmakta olan ülkelerin sayısı azaldı. Bu da faiz gelirlerinin azalması anlamına geliyor. Gelişmekte olan ülkeler arasında en büyük mali kriz altı yıl önce Arjantin’de yaşandı. Yaklaşık 10 yıl önce kriz yaşayan Asya ülkeleri de büyük döviz rezervleri oluşturdular. Bunun nedeni, IMF’den borç alma riskini azaltmaktı. IMF şimdi stratejisini gözden geçiriyor. Üye ülkelerin olası sorunlara karşı izlenmesi ana öncelik ancak kurumun hala önemli miktarda kaynağa ihtiyacı var. Borç verdiği ülkelere kemer sıkma politikası dayatan IMF, bu kez yaşanan sıkıntı nedeniyle 380 personelin işine son verecek.
NİYET MEKTUPLARI ARTIK SONA ERECEK
Yeni dönemde, hükümet ilk aşamada IMF ile ilişkileri program sonrası izleme şeklinde yürütecek. İlerleyen dönemlerde ise, Türk ekonomisindeki gelişmeler dikkate alınarak, ihtiyari stand-by anlaşması yapılabilecek. Program sonrası izleme kapsamında, IMF’nin yılda bir kez inceleme yaparak rapor hazırlaması öngörülüyor. Bu raporların ardından kredi dilimlerinin serbest bırakılması söz konusu olmayacak. Ayrıca, 4. madde kapsamında da yılda bir kez inceleme yapılacak. Stand-by anlaşması çerçevesinde uygulanan gözden geçirmeler ve niyet mektupları, yeni dönemde olmayacak. 








