Haber
Hamburg Üniversitesi Profesörü Wilhelm Nolling EUObserver'a verdiği mülakatta, Yunanistan’ın rekabetten ne kadar uzak ve ne kadar çok borcu olduğuna bakılarak Avrupa Birliği (AB) üyelerine borcunu geri ödemesi fikrinin “komik” olduğunu söyledi.
Alman profesör bunun sonucunda kredi sağlayan AB ülkelerinde vatandaşların refahın yeniden dağıtılması sisteminin ne işe yaradığını sorgulamaya başladıklarını kaydetti.
“[Para] transferi Avrupa’da sosyal barışı mahvedecektir,” diyen Nolling “Almanların buna sessiz kalacağını mı sanıyorsunuz?” sorusunu sordu.
Bir grup Alman ekonomist kısa bir süre önce bir araya gelerek Alman Anayasa Mahkemesi’nden Yunanistan’ı borç batağından kurtarmak üzere oluşturulan €440 milyarlık AB-Uluslararası Para Fonu (IMF) paketinin reddini istediler. Dahası, Avrupa Merkez Bankası (ECB) egemen tahvil satışlarının da dava edildiği 10 Mayıs’ta yapılan açıklandı.
Ekonomistler AB’nin zengin ülkelerden yoksul üyelere para aktarımına yasak getiren maddesinin çiğnendiğini belirterek Almanların 1999’da Alman markının akıbetini tekrar yaşamaktan korktuklarına dikkat çektiler.
Ayrıca Nolling çeşitli destek tedbirlerinin euro bölgesi sistemine biraz zaman kazandırmaktan başka hiçbir faydasının görülmediğini ileri sürdü.
“Bir kaydırma girişimi başlatırsanız hastalığın asıl nedenini hiçbir zaman bulamazsınız. Bu büyüklükteki bir finans bölgesinin ekonomileri birleştirmesi beklenir. Ne yazık ki tersi oldu.”
Şubatta EUobserver sitesindeki bloga not düşen Tilburg Üniversitesi öğretim görevlisi Edin Mujagiç ise 11 yıllık euro bölgesi tarihinde ekonomik sapmaların artış gösterdiğine dikkat çekti.
Mujagiç “İşçi sendikaları maliyetleri, istihdam, refah, üretkenlik, mali bütçe açıkları ve borca daha yakından bakarsanız 1999’dan beri farkın giderek açıldığını görürsünüz” ifadesini kullandı.
Daha küçük bir euro bölgesi mi?
Avrupalı siyasetçiler makro-ekonomik göstergelerin yer aldığı ve üye devletlerin zorunlu olarak uygulamalarını istedikleri bir sistem oluşturarak bu gibi farklılıkları gidermenin çarelerini arıyor.
Kısa bir süre önce yayımlanan bir Avrupa Komisyonu bildirgesinde birliğin borç ve bütçe açığı sınırlarına ilişkin yasalarına benzer bir sistemi uygulamakta başarısız olan üyelere mali yaptırımların uygulanması önerisine yer verilmişti.
Ancak bazı kimseler bu önerinin çok geç geldiğini belirterek euro bölgesi kurucularının siyasi güdüler nedeniyle ekonomik imkânsızlıklara karşı körleştirildiklerini ileri sürüyor.
“Euronun yeni kalbi Fransa, Almanya, Finlandiya, Avusturya ve Hollanda olacak şekilde yeni bir düzenlemeye ihtiyacımız var” diyen Nolling mai transfer yasağı olmaksızın sapmaların üstesinden gelebilmek için tek yolun bu olduğunu ileri sürdü. Diğer bütün devletlerin bu konuda özgürlüklerinden fedakarlık etmeleri gerektiğine değinen Nolling bunun para birimi devalüasyonlarıyla rekabetin artırılması için gerçek bir fırsat olduğunu belirtti. “Şu anda yüzde 30’luk bir sapma nedeniyle bu onlar için imkânsız. Maaşlar ve maliyet yapıları kontrolden çıkmış durumda.”
Alman Anayasa Mahkemesi’nin kararı ne zaman açıklayacağını kimse bilmiyor ancak davanın reddedilmesi durumunda sert tepkiler bekleniyor.
“Kış başlamadan karara varılacağını umuyorum” öngörüsünde bulunan Nolling “Mahkemenin Alman hükümetine para dağıtmayı durdurmasını söylemesini istiyorum” şeklinde konuştu.










