Haber
Eurobarometre’nin Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya ve Romanya’da 25 Ocak’ta yaptığı araştırma 16 üyeli euro bölgesine kendi ülkelerinin katılmasını isteyenlerin sayısında azalma görüldüğünü ortaya koydu. Geçen yılın mayıs ayında bu oran yüzde 28 iken eylülde yüzde 252e geriledi.
Buna karşın euro para biriminin kendi ülkelerinde olabildiğince geç kullanıma alınmasını isteyenlerin oranı yüzde 29’dan yüzde 33’e yükseldi. Katılımcıların yüzde 36’sı euro bölgesi üyeliğinin belli bir dönemden sonra gerçekleşmesinden yana olduklarını belirttiler.
Genel olarak daha önceki araştırmalarla karşılaştırıldığında katılımcıların ani değişikliklere daha fazla çekince ile yaklaştıkları görüldü.
Eurobarometre kamuoyu yoklaması ulusal para birimlerinin kullanılmasının ekonomik krizle mücadelede daha etkin olduğuna inanan siyasetçilerle daha fazla sayıda insanın hemfikir olduklarını gösterdi. Öte yandan “euro”dan yana olanlar bölgenin üye ülkelerin ekonomisi için “sığınılacak bir liman” olduğunu kaydetti.
Tek para birimi konusunda en fazla çekimser olanlar Çekler. Katılımcıların yüzde 47’si ülkenin euro para birimini mümkün olduğu kadar geç kabul etmesi gerektiğine inanıyor. Öte yandan deneklerin yüzde 14’ü bunun en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyor.
AB’nin en büyük eski komünist ülkesi Polonya’da ise bu oranlar yüzde 39’a karşın yüzde 18 oldu.
Estonya başı çekiyor
Araştırmanın yapıldığı sekiz ülkeden yalnızca Macaristan ve Romanya’da daha fazla insan “euro”nun kısa sürede kullanıma alınmasını istiyor.
Çek Cumhuriyeti’nde katılımcıların yüzde 54’ü “euro”nun kendilerini olumsuz yönde etkileyeceklerini belirtiyor, yüzde 37’si etkinin olumlu olacağına inanıyor. Çekler bu konuda en çekimser davranıyor.
Araştırma sonuçları euro bölgesi üyeliğinden en fazla umutlu olanların Bulgaristan ve Romanya olduğunu gösteriyor.
Analistler, Estonya’nın euro bölgesine 1 Ocak 2011’de katılabileceğini ancak diğerlerinin daha uzun süre beklemeleri gerektiğini çünkü bu ülkelerin bütçe açığı, kamu borcu, enflasyon, uzun dönem faiz oranları ve para birimi istikrarı gibi konularda şartları yerine getirmekte başarısız olduklarını kaydediyor.
Eurobarometre anketi ayrıca ülkelerin euro para birimin kabul edip etmemeleri konusunda genel bir belirsizlik olduğunu gösterdi. Polonya’da katılımcıların yüzde 39’u ortak para birimini 2011-2012’den itibaren kullanmaya başlayabileceklerini söylerken yüzde 20’si bu soruyu 2013-2014, yüzde 24’ü ise 2015 veya daha sonra şeklinde yanıtladı.
Ekonomik kriz mağduru Macaristan’da halkın yüzde 31’i euro bölgesine katılımın 2015 veya daha sonrasında gerçekleşmesini istiyor. Çek Cumhuriyeti’nde bu oran yüzde 24.
Arka plan:
Maastricht Anlaşması kıstaslarına uygun olarak AB’nin bütün yeni üyeleri birliğin tek para birimi bölgesine katılmaya aday.
Birliğe 2004 ve 2007’de katılan on iki devletten Slovenya, Güney Kıbrıs, Malta ve Slovakya şartları yerine getirerek euro bölgesi üyesi oldular.
Nitekim 2004’te AB’ye katılan ilk on ülke arasında yer alan Slovenya 1 Ocak 2007’de “euro” para birimini kullanmaya başladı. Geçen yıl Slovakya euro bölgesine katılan on altıncı üye olurken euro bölgesi onuncu yıldönümünü kutluyordu.










