Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

Dünyada Bireysel Emeklilik Sistemi: “Geleceğe Yatırım”

Bookmark and Share

 

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES); bireylerin emekliliklerinde rahat etmeleri için çalışma dönemleri boyunca düzenli olarak tasarrufta bulunmalarını sağlayan, sosyal güvenlik sistemini tamamlayan, yasayla düzenlenmiş ve yatırımcılarına vergi avantajları tanınarak özendirilmiş bir ‘Geleceğe Yatırım’ sistemidir.

Çalışanların gelecekte huzur ve refah içinde yaşayabilmeleri için emekliliklerini planlamaları ve tasarruflarına doğru şekilde yön vermeleri gerekmektedir. Özellikle Dünya nüfusu yaş ortalamasının artış trendi içinde olduğu düşünülürse yaşlılık döneminde bireylerin, sağlık ve bakım masraflarının artması kaçınılmazdır. Eurostat tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2060 yılında AB’de 65 yaş ve üstü kişiler nüfusun yaklaşık üçte birini oluşturacak ve 65 yaş ve üstü her bir kişiye karşılık çalışan iki kişi olacaktır. Bu durumun ekonomi ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde büyük bir yük getireceği düşünülmektedir.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu ülkelerdeki sosyal güvenlik sistemlerinin yüksek talebi karşılamaya yetersiz olduğu görülmektedir. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de emeklilik dönemine ilişkin ihtiyaçların karşılanması sosyal devlet prensipleri içerisinde değerlendirilmiş ve bu konuya yönelik, kişilerin katılımını zorunlu kılan veya isteğe bırakılmış sosyal güvenlik kuruluşları oluşturulmuştur. Ancak mevcut sosyal güvenlik kuruluşları çeşitli nedenlerden dolayı bireylerin emeklilik ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmıştır. Sonuç olarak sosyal güvenlik sisteminin yetersizliği ve yaşam sürelerinin uzaması, bireylerin emeklilik yıllarına yönelik planlama yaparak tasarrufta bulunmaları ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyaca yönelik olarak; 7 Nisan 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve 6 ay sonra yürürlüğe giren Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile sosyal güvenlik sistemimizde yeni bir adım atılmış ve bireysel emekliliğe olanak tanıyacak yasal düzenleme uygulamaya konulmuştur.

Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2008 yılı sonu verilerine göre nüfusun %19’u sigorta kapsamı dışındadır. Türkiye’de ve dünyada bu gibi eksiklikleri karşılamak amacıyla kurulan özel bireysel emeklilik sistemleri, bazı ülkelerde sosyal güvenlik sistemine alternatif olarak kurulurken, bazı ülkelerde de sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak kurulmuştur.

A) Gelişmiş ülkelerde özel emeklilik sistemi

Gelişmiş ülkelerde tasarrufların büyük bir kısmını, bireysel emeklilik yatırım fonları oluşturmaktadır. Ülke ekonomilerinin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli kaynak ihtiyacını bu fonların karşıladığı görülmektedir.

Emeklilik fonlarının dünyadaki coğrafi dağılımına bakıldığında fonların %61.6’sı ABD’de, %12.7’si İngiltere’de, %6.2’si Hollanda’da, %5.4’ü Avustralya’da, %4.6’sı Kanada’da ve %2.9’u İsviçre’de bulunmaktadır.

2007 yılında ABD’de konut kredilerinde ortaya çıkan sorunlar ile başlayan küresel dalgalanmalar likidite krizine dönüşmüş ve global çapta sermaye piyasalarını olumsuz etkilemiştir. Hisse senedi piyasalarında meydana gelen düşüş nedeni ile bireysel emeklilik fonlarında daralmalar yaşanmıştır. 2008 yılında OECD ülkelerinde toplam emeklilik fonlarının varlık değeri yıl içinde %20 azalmıştır.

Uzun vadeli yatırım anlayışına dayanan BES katılımcılara öncelikle risk analiz teknikleri uygulanmaktadır. Çıkan sonuca göre yatırımcıya farklı emeklilik planları ve emeklilik fonları önerilmektedir. Her ne kadar ilk başta yeni bir yatırım aracından çok mevcut sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı bir örgütlenme olarak düşünülmüş olsa da, BES’in temeli tasarrufa ve bu yolla oluşan fonların değerlendirilmesine dayanmaktadır. Şirketler bu amaçla emeklilik fonları kurarak yatırımcının tercihlerine uygun seçenekler yaratmakta ve emeklilik planları oluşturulurken katkı paylarının değerlendirilebileceği fonlarının seçiminde rehberlik etmektedirler.

 ABD

Bugün dünyada en büyük kurumsal yatırım ve tasarruf sistemi olarak ön plana çıkan bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğü 20 trilyona yaklaşmaktadır. Dünyadaki emeklilik fonlarının büyüklük sıralamasında gelişmiş ülkeler ilk sıralarda yer almaktadırlar. OECD’nin Figures 2006 – 2007 dokümanında yer verilen bilgilere göre, ABD tek başına 12,3 trilyon dolarlık fon büyüklüğüyle lider konumundadır. Bu tutar, 30 ülkenin GSYIH’ları toplamının yüzde 87,6’sına karşılık gelmektedir.

ABD’de bireysel emeklilik fonları 1990’dan bu yana  her yıl ortalama  % 13 oranında  büyüme kaydetmiştir. ABD’de toplam bireysel emeklilik  hesaplarındaki kaynakların % 60’ına yakını yatırım fonlarında tutulmaktadır.

ABD bireysel emeklilik fonları 2008 yılında yaşanan dalgalanmalardan olumsuz etkilenmiş ve fonlarda 3,3 Trilyon ABD Doları seviyesinde daralma gerçekleşmiştir. Bu küçülmenin en önemli sebebi ise emeklilik fonlarının varlıklarının yaklaşık % 60-65’inin hisse senedi piyasalarına yatırım yapmış olmalarıdır.

AB

Yaşlanma eğilimindeki nüfusa sahip olan AB’de ülkeler sosyal yardım bütçesini kıstıkça, bireysel emeklilik fonları daha da büyümektedir. Dünyadaki emeklilik fonlarının büyüklük sıralamasında AB ülkeleri başı çekmektedir.  Fon büyüklüklerinin ülkelerin GSYİH’sı ile oranları açısından bakıldığında İsviçre, Hollanda, İngiltere ve İzlanda ilk sıralarda yer almaktadır.

Avrupa'da ve ABD'de yaygın olarak kullanılan "tax-credit" modeline göre katılımcıların sistemden emekliliği hak ederek ayrılmaları durumunda, ödenen katkı paylarının belirli bir yüzdesi devlet tarafından bireysel emeklilik hesaplarına aktarılmaktadır. Böylece katkı paylarını vergi matrahından indirim imkânına sahip olmayan ev hanımları gibi kitleler sistemin biriktirme dönemine ait vergisel avantajlarından faydalanabilmektedir. Bu ülkelerde bireysel emeklilik sistemine yönelik sağlanan vergi teşvikleri sisteme katılımı cazip hale getirmektedir.

B) Türkiye’de BES

Ülkemizde Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu 7 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş, emeklilik şirketleri ise 2003 yılının Ekim ayında faaliyete geçmiştir.  BES mevcut kamu sosyal güvenlik sistemlerini tamamlayıcı niteliktedir. Sistem, bugüne kadar herhangi bir sosyal güvenlik şemsiyesine dahil olmayanlara ve çalışmayanlara da emeklilik güvencesi sunmaktadır.

Türk halkının tasarruf alışkanlıklarını değiştirebilecek ve Türkiye’de yatırım fonları endüstrisinin ve sermaye piyasalarının gelişiminde katkı sağlayacak en önemli faktörlerden biri BES’tir. Türkiye’de BES Avrupa ve Amerika uygulamaları incelenerek, her iki sistemin uygulamada başarılı ve pratik yönleri alınarak oluşturulmuştur. Bu haliyle dünyadaki en iyi emeklilik sistemlerinden birisi ülkemizde hayata geçirilmiştir.

Herkesin kazandığı bir sistem

Vergi avantajı ile katılımcıların, uzun vadeli borçlanma araçları satarak devletin, uzun vadeli kaynak temin ederek özel sektörün fayda sağladığı BES, ülkemiz açısından herkesin kazandığı bir sistemdir

BES’in ekonomiye sağladığı yararlar:

·         Sosyal güvenliğin kapsamının artmasını ve kamunun sosyal güvenlikten kaynaklanan yükünün azaltılmasını sağlamak,

·         Finansal sisteme uzun vadeli fon arzının artmasıyla faiz oranlarının düşmesine, bunun sonucunda kamu kesiminin daha uzun vadeli ve düşük faiz oranından borçlanmasına olanak tanımak,

·         Enflasyonla mücadeleye ve istikrarlı büyümeye olumlu katkı sağlamak,

·         Kurumsal yatırım stratejileri ile piyasalardaki dalgalanmaları ve  sermaye piyasalarını derinleştirmek.

BES’in katılımcılarına sağladığı yararlar:

·         Bireylerin yaşlılıklarında kullanmaları amacıyla, güvenli bir şekilde tasarruf yapmalarını sağlamak,

·         Bu tasarrufları teşvik etmek, yatırıma yönlendirmek ve düzenlemek,

·         Emekli aylığı ve toptan geri ödeme yoluyla katılımcılara emeklilik dönemlerinde ek gelir sağlanarak, refah düzeylerini artırmak,

·         Ekonomiye kaynak yaratmak,

·         İstihdamı artırmak

 Emeklilik fonlarını profesyoneller yönetiyor

 

·         Bireylerin tasarruflarının en etkin şekilde değerlendirilmesi için global piyasa verilerini doğru yorumlamaları, aktif olarak varlıklarını yönetmeleri ve risk faktörlerini göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.  

·         Tasarruf sahiplerinin bu sistemi  bireysel olarak uygulamaları mümkün olmamaktadır.  Bu noktada portföy yönetimi şirketleri devreye girmektedir. 

·         Profesyonel portföy yönetim uzmanlığı, global piyasa bilgilerini doğru yorumlamayı, etkinliği ve risk yönetimini bir arada sunmaktadır. Portföy yönetimi şirketleri, uzman kadrosu ile meydana gelen ekonomik, sosyal ve politik gündemi takip ederek gelecekteki beklentilere uygun pozisyon almaktadır.

·         Profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen fonlar bireylerin tasarruflarını değerlendirebilecekleri alternatif yöntemler içinde maliyeti en uygun olan yatırım araçlarıdır.

 BES yatırımcılara vergi avantajları sunuyor

BES ekonominin yanı sıra katılımcılarına uygulanan vergi indirimi ve emeklilik fonlarının vergi muafiyeti ile de önemli avantajlar sağlamaktadır. Devlet BES’te biriken paranın bir kısmını vergi indirimi olarak geri vermektedir. BES üç aşamada vergi avantajı ile desteklenen bir sistemdir:

*       * Katkı paylarının ödenmesi aşamasında vergi avantajları;

 Ücretli çalışan iseniz, bireysel emeklilik sistemine kendiniz ve/veya eşiniz adına ödediğiniz katkı paylarının ödendiği ayda elde ettiğiniz ücretinizin % 10’nu ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan kısmını gelir vergisi matrahınızdan düşebilirsiniz.

*       Beyana tabi gelir vergisi mükellefi iseniz, BES’e kendiniz ve/veya eşiniz adına ödediğiniz katkı paylarının yıllık tutarı, beyan ettiğiniz yıllık gelirin % 10’nu ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmayan kısmını gelir vergisi matrahınızdan düşebilirsiniz.

*       İşveren iseniz çalışanlarınız adına bireysel emeklilik sistemine ödediğiniz katkı paylarını yukarıda belirtilen sınırlar dahilinde kurumlar vergisi matrahından düşebilirsiniz.

* Katkı paylarının değerlendirilmesi sırasında vergi avantajları;

*            Emeklilik yatırım fonları kurumlar vergisinden muaftır

*            * Emeklilikte geri ödeme sürecinde vergi avantajları;

*       Emeklilikte dönem sonunda BES’ten emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerde birikimlerin % 25’i vergiden istisnadır.

*       Kalan kısım üzerinden % 5 oranında stopaj yapılarak ödeme yapılır.

Türkiye’de BES’in büyüme potansiyeli ve ekonomiye katkıları

2008 yılında yaşanan dalgalanmalarda OECD ülkelerinde emeklilik fonları kayıpları 5 trilyon ABD Doları’na ulaşmıştır. Gelişmiş ülkelerde yaşanan bu kayıplara rağmen Türkiye'de emeklilik fonları geçtiğimiz sene yüzde 39,6 büyüyerek 6,4 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki durumun aksine Türkiye’deki büyümenin devam etmesinde rol oynayan en büyük etken Türkiye’deki bireysel emeklilik katılımcılarının gelişmiş ülkelerdeki emsalleriyle kıyaslandığında daha muhafazakar bir yatırımcı profili sergilemeleridir.

Gelişmiş ülkelerde fonlar ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşurken Türkiye’deki emeklilik yatırım fonlarının yüzde 72’si kamu borçlanma senetlerinden, yüzde 14’ü ters repodan oluşmakta ve hisse senedinin oranı yüzde 8’de kalmaktadır.  Türkiye’de BES kuruluşundan bu yana çok hızlı bir gelişme kaydetmiştir. 2003 sonu itibarıyla 42 milyon seviyesinde olan BES toplam fon büyüklüğü ortalama %157 artarak 30 Haziran 2009 tarihi itibarıyla 7 milyar 666 milyon TL seviyesine ulaşmıştır. Katılımcı sayısı ise 41,112 kişiden 1 milyon 872 bin 320 kişiye ulaşmıştır. Türkiye’de emeklilik sisteminin henüz çok yeni olduğu göz önüne alınırsa yaşanan finansal dalgalanma sonrası tasarruf bilincinin de artmasıyla katılımcı sayısının önümüzdeki dönemde hızla artması beklenmektedir.

Emeklilik fonları, sermaye piyasalarında finansal yeniliklerin meydana gelmesinde ve yeni yatırım araçlarının oluşumunda önemli bir faktördür. Emeklilik fonlarının büyüklüğü ve sosyal güvenlik içerisindeki önemi arttıkça, bu fonlar yeni finansal araçlara ihtiyaç duyacaktır. Faiz indirimi sürecinde yatırımcılar emeklilik fonları aracılığı ile varlıklarını çeşitlendirerek, riskin dağıtılması ilkesi ile yönetilmesini sağlamaktadırlar.

Finansal sisteme uzun vadeli fon arzının artması faiz oranlarını düşürecektir. Bunun sonucunda kamu kesimi daha uzun vadeli ve daha düşük faiz oranından borçlanabilecektir. Bu da bütçe açıklarının minimize edilmesine yardımcı olacaktır.

 Türkiye’de bireysel emeklilikte hedef, 10 yılda 20 milyar Dolarlık fon büyüklüğüne ve 25 yıl içerisinde gayri safi yurtiçi hasılanın %15’i seviyesine ulaşmaktır. Türkiye'de emeklilik fonlarının büyüklüğünün gayri safi milli hasılaya oranı yalnızca %1’dir. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında bu oran oldukça düşük olsa da, kısa dönemde hızlı bir büyüme gösteren sistemin geleceği umut vaat etmektedir.

Piyasanın bu derece gelecek vaat etmesinin yanı sıra, Türkiye nüfusunun yüzde 50’sinin 35 yaş altında olması da, yabancı yatırımcıların Türk sigorta sektörüne yönelik ilgisini artırmaktadır. Türkiye’de BES’e katılabilecek 18 yaşın üzerinde 43.6 milyon birey bulunmaktadır. Bu veri Türkiye’de BES’in büyüme potansiyelinin en önemli göstergesidir.

C )Avrupa’da yaşayan ve emekliliklerini Türkiye’de geçirmek isteyen yatırımcılar için alternatif yatırım araçlarına bir örnek: Turkisfund

Büyük bir gelişim potansiyeli olan Türk sermaye piyasaları, düzenli katkı payları ile uzun vadeli yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar açısından cazip bir fırsat olarak gözükmektedir. İş Bankası’nın 1997 yılında kurmuş olduğu Turkisfund (SICAV) fonları Avrupa’dan Türk sermaye piyasalarına yatırım yapmak isteyen yatırımcılara hizmet vermektedir.

Turkisfund (SICAV) fonları Avrupa’da Türk sermayesi ile kurulan ilk UCITS (SICAV) fonudur. Euro cinsinden alım-satımı mümkün olan ve 12 yıldır Türkiye piyasalarına yatırım yapan fon Lüksemburg’da kurulmuştur. Turkisfund, hem Avrupa’da yaşayan Türk yatırımcılarının hem de portföylerinde çeşitlilik yaratmak isteyen yabancı yatırımcıların yararlanabileceği performansı yüksek alternatif bir üründür.

Turkisfund (SICAV)’ın üç alt kategoride fonu bulunmaktadır. Bunlar; Turkisfund Equities, Turkisfund Bonds ve Turkisfund Eurobonds’dur. Fonun şemsiye yapısı yatırımcıların risk-getiri tercihleri doğrultusunda seçim yapabilmelerine olanak tanımaktadırlar.

“AB Pasaportu” olan fonların seçimi önemli

AB direktiflerine uyan yatırım fonları tüm üye ülkelerde yatırımcılara sunum hakkını kazanmaktadır. Örneğin, Turkisfund (SICAV) yatırım fonları, 2007 yılında Avrupa Birliği fon mevzuatının son uyarlaması UCITS III direktiflerine tam uyumlu hale gelmiştir ve AB pasaportu alarak tüm üye ülkelerde yatırımcılara sunum hakkı kazanmıştır. Türkisfund yatırım fonları Lüksemburg, Almanya, İngiltere ve Hollanda’da tescil ettirilerek yatırımcılarla buluşturulmuştur.

Emeklilik döneminde Türkiye’de yaşamayı planlayan ve yurt dışında çalışan bir bireyin TL dışında bir para biriminde yatırımlarını değerlendirmesi bireyin yükümlülük ve varlıklarının birbirleriyle uyumsuz olmasına ve açık pozisyon riskine maruz kalmasına sebep olmaktadır. Ancak yurt dışında çalışan ve emeklilik dönemini Türkiye’de geçirmeyi planlayan yatırımcı, Turkisfund (SICAV)’a Euro bazında yatırım yaptığında fonun portföyü Türk Sermaye Piyasalarındaki finansal enstrümanlardan oluştuğu için açık pozisyon riski minimuma inmektedir. 

Turkisfund, yatırımcıların birikimlerini en etkin şekilde değerlendirilmesi için global piyasa verilerini doğru yorumlanmasında ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak aktif olarak varlıklarının yönetiminde devreye giren profesyonel portföy yönetim şirketi tarafından yönetilmektedir.

Bireysel Emeklilik Fonları’nın hızla yaygınlaştırılması gerekli

Türkiye’nin gelecekteki önceliklerinden biri de BES olmalıdır. Ülkemizde sermaye birikiminin oluşmasında ilk basamak olan BES’in, bireylerin tasarruf alışkanlıkları geliştirilmesinde ve dolayısıyla ülke ekonomisinin kalkınması için uzun vadeli kaynak yaratılmasında çok büyük önemi bulunmaktadır.

Katkı paylarının düzenli olarak ödenmesi ve fonların istikrarlı bir şekilde büyümesi ile gelecekte ciddi boyutlarda bir sermaye birikimi sağlanmış olacaktır. Bu fonlar büyüdükçe ve sermaye piyasalarına aktıkça piyasalar derinleşecektir. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yatırımcılar yatırımlarında uzun vadeli bakış açısını benimseyecek ve portföylerinde hisse senetleri gibi değişken getirili finansal varlıklara verdikleri yeri artıracaklardır, bu bakış açısı sermaye piyasalarının gelişimi için büyük önem taşımaktadır. Gelecekte ülkemiz sermaye piyasalarına uzun vadeli kaynak aktaran en önemli kurumlar emeklilik fonları olacaktır.

 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics