Son gelişmeler ve atılacak adımlar:
- 2005-2010 finansal hizmetler Beyaz Kitap’ı halen uygulanmaya devam edilen politika konularını kapsıyor.
- Komisyon, Temmuz 2006’da ulusal kanunların uygulanması ile ilgili halka açık bir internet veritabanını hizmete açtı.
Arka Plan:
Finansal hizmetler, iki temel seviyede (toptan satış ve perakende) yürütülüyor. Toptan satış seviyesinde: yatırımcılar ve şirketler sorunu, menkul değer ve payların alım-satımı; yatırımcılar ve şirketlerin borsalar aracılığıyla farklı finansal araçlarda sermaye ve miktar artırımına gitmesi konuları yer alıyor. Perakende seviyesinde ise: tüketiciler mortgage, sigorta, emeklilik ve tasarruf planı satın alabiliyor. Her üye devlet, kendine has düzenlenmelerle bu tür işlemleri yönetiyor. AB politikası ise belirlenen kurallar çerçevesinde şirketlere farklı üye ülkelerde daha kolay yerleşme ve faaliyet gösterme imkanı tanıyor. Tüketicilere ise buna benzer şekilde kendi ülkelerinin dışındaki ülkelerdeki mortgage, ortak fonlar ve diğer finansal hizmetlerden yararlanabilme olanağı sunuyor.
Konu Başlıkları:
Gelişim
AB çapında finansal hizmetlerin bütünleştirilmesine 1973 yılında yavaş yavaş başlandı. Fakat genel çerçeve kapsamında harcanan çabalara, hız verilmesi ise 1998 Avrupa Konsey’inde gerçekleşti. Komisyon, katı piyasa yapılarını, yasal ve denetleyici engelleri ve idare güçlüklerini aşabilmek için “Finansal Hizmetler Eylem Planı”nı (Financial Services Action Plan-FSAP) hazırladı. Eylem Planı, 2001 yılında düzenlenen Lizbon Konsey’inde Komisyon’un uzun vadeli ekonomik programının merkez noktası haline geldi. 2004 yılı sonunda Eylem Planı’nın uygulama süresinin bitmesine yakın “toptan satış” ile ilgili finansal piyasının entegrasyonu doğrultusunda büyük bir gelişme ( uygulanması gereken tedbirlerin %93 tamamlandı) sağlandı. Perakende tarafında ise gelişme, daha yavaş ilerliyor. Özelikle kültürel ve farklı yasal geleneklerin ana faktör olduğu alanda düzenlemeye gidilmesi pek etkili olacak gibi de gözükmüyor. Ayrıca tüketicilerin finansal hizmetlerden yararlanmasını nasıl kolaylaştırabiliriz tartışmaları ise hale devam etmekte.
Lamfalussy Süreci
“Toptan satış” ile ilgili finansal hizmetlerin yasal düzenlemeleri doğası gereği karışık bir yapıya sahip. Bu yüzden yasal süreçte Baron Lamfalussy tarafından geliştirilen özel bir metottan yararlanılıyor. Bu metoda göre yasal düzenleme süreci dört aşamadan geçiyor. AB kurumları, ilgili alandaki politik kuralları ve uzmanları belirledikten sonra denetim sisteminin nasıl yürürlüğe gireceğini ve teknik konuları hep birlikte detaylandırıyorlar. Uzman komiteler içinde Avrupa Menkul Kıymetler Otoriteler Komitesi (CESR), Avrupa Banka Denetçileri Komitesi (CEBS) ve Avrupa Sigorta ve Emeklilik Denetleyicileri Komitesi yer almaktadır. Metot ilk önce menkul kıymetler hakkındaki yasal süreçte kullanılacak, daha sonra bankacılık, sigorta ve emekli aylıklarını kapsayacak şekilde uygulama alanı genişletilecek.
Mevcut Durum:
Komisyon tarafından 1999 yılında başlatılan finansal hizmetlerinin entregasyon süreci doğrultusunda yoğun geçen yasal bir sürecin ardından FSAP hedefleri büyük ölçüde gerçekleştirildi. Buna rağmen bazı önemli düzenlemelerde herhangi bir gelişme kaydedilemedi: (tüketici kredisi direktifi, mortgage kredisi, toptan satış ayağında ise prospektüsler, piyasa suistimali ve sigorta direktifleri). Basel II (Yeni Basel Sermaye Uzlaşısı) ve MiFID’nin (Finansal Enstrümanlar Direktifi Piyasaları) uygulama süreçleri ise halen devam ediyor.
“Sermaye gereklilikleri direktifi”nin bankacılık sektörüne getirdiği uygulamalar gibi “Solvency II”* de sigorta firmaları için sermaye kurallarını belirliyor. Takas ve hesaplaşma sisteminde ise herhangi bir yasal düzenleme yapılmadı; ama Komisyon, her an bir düzenleme yapmaya karar verebilir. Emekli maaşları konusu da hala ele alınmayı bekliyor. Ödeme yapılan kartlar, bireysel bankacılık ve iş sigortası gibi ilgili sektörler üzerinde Rekabet Genel Direktörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar daha çok piyasa suistimalleri ve zaaflarına odaklasa da yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesine hız kazandırabilir.
Bütün bunlara rağmen FSAP’nin öngördüğü önlemlerin uygulanması ve konsolidasyonu hakkındaki 2005-2010 politik süreci, yeni kurallar getirmek yerine, bir “denetim arası” verecek.
Finansal Hizmetler Tüketici Grubu
Tüketicilerin finasal hizmetlerin yasal düzenleme sürecinde daha çok etkin olabilmeleri için Komisyon, Temmuz 2006’da “Finansal Hizmetler Tüketici Grubu (İng.)” adlı bir danışma kurulu oluşturdu. Üye ülkelerde faaliyet gösteren tüketici organizasyonlarının yanında AB çapında etkin olan tüketici organizasyonlarının da yer aldığı grup, varolan uzmanlar grubunu (FIN-USE (İng.)) tamamlayıcı nitelikte. Komisyon, buna ek olarak tüketiciler için “haber-bülteni” sistemini (Fin-focus (İng.))hayata geçirdi.
Euractiv.com (İng.) finansal hizmetler bölümü, aşağıda yer alan konu başlıklarını takip ediyor:
- Finasal Hizmetler Aksiyon Planı (FSAP): 1999 yılında uygulanmaya başlanan ve beş yıllık bir süreci kapsayan FSAP, 42 adet yasal düzenleme öngörüyordu. Bu düzenlemeler içerisinde: “toptan satış” alanında bütünleştirilmiş menkul kıymetler ve türevler (derivatives) için kurallar, AB çapında sermayenin arttırılması ve muhasebecilik kuralları aracılığıyla karşılaştırılmalı finansal raporlamanın gerçekleştirilmesi yer alıyor. “Perakende” alanında ise vurgu yapılan konu başlıkları: enformasyon ve şeffaflık, süreçlerin yenilenmesi, sınır ötesi işlemler için ücretlendirme ve e-ticaret için koruma araçları geliştirilmesi. Eylem Planı, 2004 sonunda tamamlandı.
- Bankacılık: Uluslararası alanda faaliyet gösteren bankaların hangi seviyede sermaye tutması gerektiğini düzenleyen Basel sermaye antlaşması, G10 ülkelerinden gelen banka sektörü temsilcileri tarafından oluşturulan Basel Komitesi tarafından denetlenmektedir. Antlaşma 2004 yılından güncellenerek Basel II antlaşması adını almıştır. Buna bağlı olarak Komisyon da AB’nin “Sermaye Yeterliliği Direktifi”ni güncelleyerek yeni kanunları AB kanunlarıyla uyumlu hale getirmiştir. (Bakınız Basel II (İng.) link dosyası)
- Menkul Kıymetler: u alanla ilgili bütün kuralları düzenliye iki direktif var: Finansal Hizmetler Direktifi Piyasaları (MiFID) ve transfer edilebilir menkul kıymetlere yapılan toplu yatırımları düzenleyen (UCITS). İlk direktif, hisse senetleri ve menkul kıymetlerin ticaretini düzenlerken, ikinci direktif ise sıradan insanların yatırım portföylerine koydukları parayı düzenliyor. Komisyon’un amacı ise, bu tür ürünlerin sınırlar ötesi etkinliğini ve elde edilebilirliğini arttırmak ve sürekli değişen piyasalar ve yeni ürünlerle başa çıkabilecek esnek yasaları hayata geçirmektir. (Bakınız MiFID (İng.) ve UCITS (İng.) link dosyaları)
- Avrupa Ödemeler Alanı: Bu alandaki hedef, engellerin kaldırarak sınır ötesi her türlü ödeminin kolayca yapılabilmesini sağlamak (banka ödemeleri, elektronik ödemeler, kredi kartları, vb.). Avrupa’da faaliyet gösteren bankalar ve kredi kurumlarının bir araya geldiği Avrupa Ödemeler Konseyi, bankacılık hizmetlerinin ve kartlarının Avrupa çapında daha iyi işleyebilmesi için 2010’dan sonra mümkün olan en kısa zamanda altyapının yenilenmesine kendisini adamıştır. Bu girişim, AB tarafından da desteklenmektedir. Buna ek olarak Komisyon, yasal engelleri kaldırmak için yeni bir yasal çerçeve hazırlamaktadır. ( Bakınız Tek Ödemeler Alanı (İng.) ve Ödemelerin Etkinliği (İng.) link dosyaları)
- Mortgage ve tüketici kredileri: Tüketicinin korunması, politik olarak hassas bir alan olduğu için bu alanda gerçekleştirilen yasal güncellemeler de güçlükle karşılaşmaktadır. 2005 yılında biri mortgage, diğeri ise küçük tüketici kredilerini düzenleyecek olan iki ayrı Avrupa yasası oluşturulmasına karar verildi. Yine de “tüketici kredisi direktifi (İng.)”nin güncellenmesi için yapılan teklifler doğrultusunda birçok değişikliği gidilmesine rağmen bu alandaki tartışmalar hala devam ediyor. Mortgage kredisi üzerinde ise daha yeni yeni çalışılmaya başlandı.
- Finansal sahtecilik ve para aklama: elektronik işlemlerin güvenliği, tek ödeme sisteminin temel yapı taşlarından bir tanesi. Yeni ödeme metotları geliştikçe, yeni sahtecilik yöntemleri de ortaya çıkıyor. Ve sanayi, sahtecilik yöntemlerine karşı güvenlik sistemleri geliştirmek zorunda kalıyor. Para aklama sorunu ise terörist örgütlerin finanse edilmesi ile olan bağlantısı nedeniyle son yıllarda çok büyük önem kazandı. Ekim 2005’de kabul edilen 3. para aklama direktifi ile bu alandaki kurallar yeniden güncellendi.
*Solvency-II: Avrupa Birliği'nde 2006 yılında direktif olarak, 2008'de ise tüm üye ülkelerin parlamentolarında yasa olarak kabul edilmesi beklenen Solvency-II genel anlamda bir şirketin üstlendiği riskler karşısında ne kadar sermaye tutması ve ne gibi niteliksel şartları yerine getirmesi gerektiğini belirleyen yasal düzenlemeler bütünüdür. Yeni solvency kriterlerinin mevcut kriterlerden en önemli farkı şirketleri kendi risk modellerini geliştirmeye teşvik etmesidir.








