Logo EurActiv.com.tr

AB Gürcistan’da barışı kazanabilir mi?

(en)

28.08.2008
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi üyeleri Nicu Popescu, Mark Leonard ve Andrew Wilson Ağustos’ta yayımladıkları ortak bir raporda, Rusya ve Gürcistan arasındaki anlaşmazlıkta Avrupa Birliği’nin (AB) taraflar arasında bir numaralı diplomatik arabulucu rolünü üstlenirken, bu durumu bölgede barışçıl ilişkileri geliştirme noktasında kendi konumunu güçlendirmek için kullanabileceğini ileri sürdüler.

Kaynak: The European Council on Foreign Relations
Yazar: Nicu Popescu, Mark Leonard & Andrew Wilson

Yazarlar AB’nin arabuluculuk rolü gereğince Sovyet dönemi sonrasına ait bütün kuralları değiştirme fırsatını yakaladığı görüşünde birleştiler.

Avrupa ve ABD ile iletişimin önemini koruduğunu belirten yetkililere göre bu krizi yönetmek için Avrupa’nın ABD’ye yaslanmasına gerek yok.

Yazıda AB’nin Gürcistan’la ilgili yeni stratejisinin dört ana başlığına dikkat çeken Dış İlişkiler Komitesi üyelerine göre bu başlıkları: AB’nin Gürcistan yaklaşımını bir kez daha düşünmesi, Rusya’nın motivasyonunu ve Avrupa güvenliğine oluşturduğu tehdidi anlamak gerekliliği, Kosova örneğinin çarpıtılarak kullanılmasının önlenmesi ve Avrupa’da değişmekte olan komşuluk dinamikleri.

Yazarlar Gürcistan Devlet Başkanı Mikhael Sakaşvili’nin Güney Osetya ve Abhazya otonom bölgelerine karşı yaklaşımını eleştirirken, Gürcistan liderinin bu iki bölgeyi bünyesine alacak şekilde zengin bir ülke imajı yarattığını ve bu iki bölgenin yol kapatmaları, gümrük kontrolleri ile “böl ve yönet” politikasında ilerleme kaydetmelerine engel olduğunu ileri sürdüler.

Öte yandan aynı yetkililer Rusya bu iki bölge ile ilgili çabalarını arttırırken Gürcü ve Abazalara Rus pasaportu, bakanlıklarda resmi görevler ve emeklilik dağıttığını kaydettiler. Popescu, Leonard ve Wilson kaleme aldıkları makalede, Rusya’nın fiilen Güney Osetya ve Abhazya ile ilişki kurduğunu, barış gücünü tek taraflı olarak genişlettiğini ve Abhazya üzerindeki silah ambargosunu kaldırdığı ve sonuçta Gürcistan’ın tüm bunları kendisine göre bir savaş sebebi olarak gördüğünü belirttiler.

Gürcistan’ın NATO’ya üyelik hayalleri şimdilik sönerken, bu iki otonom bölge de kontrolden çıkmaya başladı. Yazarlara göre, sabırsızlık ve yanlış hesap 8 Ağustos’ta Tinvali’nin Ruslar tarafından işgaline neden oldu. AB Dış İlişkiler Konseyi yetkilileri Gürcistan ve Rusya arasındaki bu kısa süreli savaşta Rusya’nın müdahalesinin tarafgir olduğu ve bunun için Gürcistan’ın ödediği bedelin çok ağır olduğuna değindiler. Bu durumda, Gürcistan’ın AB ülkeleri gözünde saygınlığını yitirdiği ve Batıdan yardım alabilmek için Gücülerin yıllarca çalışması gerektiğini ileri süren yazarlar Rusya’nın hedefinin de Gürcistan’ı idare etmek ya da onu pasif hale getirmek değil Rus yanlısı bir devlet haline dönüştürmek olduğu iddiasında bulundular.

Yazarlara göre, Rusya’nın Gürcistan’la yaşadığı bu anlaşmazlıkta Ukrayna, Moldova ve Azerbaycan’a mesaj gönderdi: Tüm seçenekler masada.

“Çeçenistan’daki savaş Vladimir Putin’i iktidara getirdi. Gürcistan’daki savaş onun hala kontrolü elinde bulundurduğunu gösterdi.” Buna rağmen savaş tek bir noktayı kanıtladı: Rusya hiçbir ülkeyi açıkça desteklemiyor, hatta Beyaz Rusya’yı bile.

AB’nin bölgede başarısız olduğunu düşünen yazarlar birliğin insan gücünü devre dışı bıraktığını ileri sürüyor. “Eğer Güney Osetya’da bir barış gücü bulundurulmuş olsaydı, Gürcistan askeri müdahalede bulunamazdı.”

Yorumun sonuç kısmında Popescu, Leonard ve Wilson AB’yi Rusya’ya misillemede bulunmamak konusunda uyarırken bu ülke ile baş edebilmenin tek yolunun “çift kutuplu bir Avrupa kabul etmemek ve bölgede daha esaslı varlık göstermekten” geçtiğinin altını çizdiler.

Analizin orjinal metni için lütfen tıklayınız.

© EurActiv 2007-2008. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM