Haber
Sırbistan’ın AB üyeliği her şeyden önce ve en çok komşularıyla kurduğu iyi ilişkilere ve Kosova konusunda işbirliğinin sürdürülebilir olmasına bağlı olacağını kaydeden Profesör, Bosna-Hersek’le ilişkilerin düzeltilebileceğini ancak Kosova’nın Sırp yönetimi için “baş ağrısı” olmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Hırvatistan’da İvo Josipoviç’in cumhurbaşkanı seçilmesini takiben iki ülke arasında buzların eriyebileceğine inanan Sırp profesör Uluslar arası Adalet Divanı’nda iki ülke arasındaki karşılıklı sözde soykırım suçlamalarıyla ilgili hukuk savaşının sona erdirilebileceğini söyledi.
Radojkoviç’e göre Bosna’da Sırp Cumhuriyeti’ndeki zengin Sırplarla ülkenin diğer kısımlarında yaşayan yoksul Bosnalı ve Hırvatlar arasında giderek artan eşitsizlik nedeniyle durum daha ciddi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç buna rağmen Sırp Cumhuriyeti’nde düzenlenen bir tören sırasında gerginliği ortadan kaldırma girişiminde bulunarak Sırbistan’ın Bosna-Hersek’in tek bir devlet olarak egemenliğini korumasına tam destek verdiklerini açıkladı.
Sırp Profesör Sırp milliyetçilerin Bosna-Hersek toprakları içinde bulunan Sırp Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını desteklemeyeceklerinin altını çizerek “Böyle olması Kosova’nın bağımsızlığına meşruiyet kazandırmak demek olur” dedi.
Bu bağlamda Rofesör Radojkoviç Uluslar arası Adalet Divanı’nın kararının önemine dikkat çekti. Öte yandan Adalet Divanı Kosova’nın tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etmesinin yasal olmadığını açıklayabilir. Radojkoviç Kosova’nın Sırplar ve Arnavut azınlık arasında muhtemelen bölünebileceği ipucunu verdi.
Sırbistan’da iç durumla ilgili yorumlarını paylaşan profesör demokratikleşme sürecinin yerinde bir tavır olduğunu ancak henüz tamamlanmadığını kaydetti. “Kuvvetler ayrılığı henüz net değil. Siyaset yargıya ve medyaya çok fazla müdahil. Ayrıca yolsuzluğun ülke genelinde yaygın olduğunun da farkındayız”.
Bununla birlikte Profesör Radojkoviç AB’nin bütünleşmesinde taban desteğine olumlu baktığını ve siyasi partilerin AB’ye katılım sürecini destekleme kararı dikkate alındığında bunun etkili olabileceğini söyledi.
Sırbistan ekonomisine ilişkin karışık bir portre çizen Radojkoviç Balkanlar’ın geri kalan kısmı ve Rusya ile serbest ticaret anlaşmaları imzaladıkları için ülkesinin potansiyel cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti; ancak yatırım ve rekabet azlığından şikayet etti.
Sırp Profesör vatandaşlarının savaş suçları konusunu açıkça tartışmaları ve bu konuda sorumluluk almaları gerektiğini kaydetti. “İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra milliyetçilikle ilgili sorunları tarihe gömdük ancak 40 yıl sonra daha kötüsüyle karşılaştık. Sırbistan’ın geçmişi geleceğini engelliyor. Yakın geçmişimizle yüzleşmeliyiz.”









