Özet:
Sosyalist Parlamento Üyesi ve raportörü Emine Bozkurt, Türkiye’de 40 milyon kadının yaşadığını ve eşit haklara sahip olmak istediklerini belirtti. Türkiye’de yaşayan kadınların, ekonomik ve entellektüel bağımsızlıklarını kazanmasının; hem kendileri hem Türkiye hem de AB için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Bozkurt, bu yüzden kadınların hayatın bütün alanlarına katılabilmesi için çaba sarf edilmesi ve ayrımcılıktan korunmaları gerektiğine inandığını da sözlerine ekledi.
Bozkurt’un kendi inisiyatifi ile hazırladığı rapor, resmi bir hukuk süreci değil; ama Parlamento’nun konuya gösterdiği bağlılık doğrultusunda net bir sinyal gönderiyor.
Rapor, Bozkurt’un hazırladığı bir önceki raporun bulgularını takip ederek gelişmelerin ve AP üyelerinin, yetersiz kaldığına inandığı alanların altını çiziyor:
· Namus cinayetleri de dahil olmak üzere kadına karşı şiddetle savaşılması;
· Aile içi şiddete maruz kalanlara daha çok sığınak sağlanması;
· Meclis’de kadın hakları adına çalışacak bir komitenin kurulması
· Türkiye’deki kadınlar hakkında bilgi sağlanması ve;
· Kadınlara eğitim ve iş sahalarını tamamen açacak ayrımcılık karşıtı politikaların geliştirilmesi.
Yaklaşan Mayıs ve Kasım 2007 seçimleri göz önüne alındığında kadınların siyasi hayata yetersiz katılımı ise vurgulanan bir diğer kiritik nokta.
Türkiye’nin AB’ye katılımı çerçevesinde ana sorunlardan bir tanesinin kadın hakları olduğunu belirten Bozkurt, AB üyeliği umudu, Türkiye’de kadın hakları konusunda sarf edilen çabaları arttırıp, güçlendirecektir dedi. Bu yüzden Bozkurt, her iki tarafı da bu sürece gösterdikleri bağlılığı devam ettirmeleri konusunda uyardı.
Bozkurt, Türkiye’nin kadın hakları konusunda gösterdiği gelişmeyi “başarılı” olarak nitelerken, sokaktaki kadının yasal değişiklerden tamamen yararlanamadığını da sözlerine ekledi.










