Logo EurActiv.com.tr

Bosna-Hersek’in kaderi masaya yatırıldı

Bookmark and Share
(en)

22.10.2009
Sırp, Hırvat ve Müslüman liderler bir reform paketinin kabul edilmesinin imkânsız olduğunu söylemelerine rağmen 18 Ekim’de Avrupa Birliği (AB) ve ABD özel temsilcileri Bosna’nın geleceğine ilişkin çok önemli müzakerelerin ikinci turunu başlattılar.

Haber

İsveç Dış İşleri Bakanı Carl Bildt ve Amerikan Dış İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı James Steinberg Bosnalı liderlerle ekim başlarında ülkede ve bölgede istikrarı tehdit eden bu kısır döngünün aşılabilmesi için görüşmeleri başlattılar.

Pazartesi günü ülke liderlerine kapsamlı bir reform paketi sunuldu. Pakette Bosna’yı uluslar arası camianın himayesinden kurtaracak tedbirlerin de yer verildiği pakette ülkenin AB’ye katılımı çalışmalarının hızlandırılması konusuna da yer verildi.

Bosna’da birbirine rakip etnik gruplar 1992-1995 döneminde 100,000 kişinin ölümüyle sonuçlanan savaşın aktörleri oldu. Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaştığı en kötü savaş olarak tarihe geçen Bosna Savaşı Dayton Barış Anlaşması’nın imzalanmasıyla sona erdi. Buna göre ülke, Müslüman-Hırvat federasyonu ile Sırp Cumhuriyeti olmak üzere ikiye ayrıldı.

Bosna-Hersek’li politikacılar reform paketini eleştirmekte gecikmedi. En şiddetli itiraz özerkliği kaybetme endişesi yaşayan Bosnalı Sırp kesiminden geldi.

Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik “Hayır dedik ve Sırp Cumhuriyeti’nin asli konumu sorgulandığı sürece de hayır demeye devam edeceğiz” dedi.

Yetkililer herhangi bir anlaşma olmaksızın diğer ülkeler AB üyeliğine her geçen gün biraz daha yaklaşırken Bosna’nın bölgede yalnızlaşacağı uyarısında bulunuyor.

‘Son şans'

AB Genişleme Komiseri Ollie Rehn “Bu, her zamanki sıradan işlerden biri değil. Bu, Bosnalı politikacaların Bosna-Hersek’i Avrupa’ya taşımaları için son şans” dedi.

Bosna’nın iki etnik kesimi arasındaki çekişme son aylarda artarken merkezi hükümetin AB ve NATO ile bütünleşmenin sağlanabilmesi için gerekli faaliyetlerine devam etmesi güçleşiyor.

Sırplar uluslararası barış elçisinin rolüne ve kararlarına açıkça tavır alarak bağımsızlık için Bosna’da halk oylamasına gidilmesi tehdidinde bulunuyor.

Dodik’in deyimiyle Sırplar Dayton Anlaşması’nda köklü değişiklikler yapıldığını ileri sürerken Müslümanlar ve Hırvatlar teklif edilen reformların yetersiz olduğunu iddia ediyor.

Bosnalı Hırvat lider Dragan Covic, Dnevni Avaz gazetesine verdiği demeçte “Metin kesinlikle kabul edilemez. İki unsurlu bir Bosna-Hersek’i kabul edemeyeceklerini” kaydetti.

Bosnali Müslümanların lideri Haris Silajdzic de reform paketinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Öte yandan ülkenin en büyük Müslüman partisi SDA’nın lideri Süleyman Tihiç metnin, iyi bir başlangıç için ileri bir adım” olduğunu kaydetti.

Arka plan:

ABD, Rusya ve AB’nin de katıldığı 1995 Daytona Anlaşması görüşmelerinde Bosna’da süren 3,5 yıllık savaşa son verildi. Savaşta 1,8 milyon kişi yer değiştirdi ve 100,000’den fazla insan hayatını kaybetti.

O zamandan bugüne uluslararası camia yüksek temsilcilik ofisi ülkenin yönetimini üstlenmiş bulunuyor.

Bosna-Hersek AB’nin doğal katılımcılarından biri olabilecek potansiyele sahip olmakla birlikte 2008’de yapılan yerel seçimler derin etnik ayrışmayı su yüzüne çıkardı.

Vatandaşların gerçek sorunlarıyla yeterince ilgilenmeyen milliyetçi söylem seçim kampanyasına damgasını vurdu. Sırplar, Müslümanlar ve Hırvatlar 149 belediye başkanlığını paylaştı. Ancak seçimlerde usulsüzlük yapıldığı ve oyların satıldığı ileri sürüldü.

AB liderleri Bosna-Hersek’e birçok kez uyarıda bulunarak Sırplar, Müslümanlar ve Hırvatlar arasında siyasi çekişmelerin devam etmesi halinde birlik ile yakın ilişkilerin mümkün olamayacağını dile getirdiler.

Kısa bir süre önce AB’nin Bosna-Hersek Özel Temsilcisi Valentin Inzko üye ülkelere 2,000 askerden oluşan EUFOR barış gücünün ülkede güç kaybetmekte olduğu uyarısında bulundu.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics