EurActiv'in Hırvatistan ortağı Lider'in haberi.
Ülkelerinin egemenliğinin Brüksel bürokrasisine teslim edileceğini düşünen AB karşıtları son zamanlarda büyük gösteriler düzenliyor. Bunun üzerine yetkililer, AB üyeliğinin reddedilmesi halinde olumsuz sonuçlar doğacağı yönünde açıklamalar yapıyor.
Araştırmalar, Hırvatların yüzde 56'sının üyeliği desteklerken, yüzde 33'ünün karşı olduğunu gösteriyor. Ülkenin 1 Temmuz 2013'te AB'ye katılabilmesi için referandumda yüzde 50'nin üzerinde oy çıkması gerekiyor.
AB karşıtları, AB'nin katılımcı bir demokrasi değil, Komisyon kararlarının Konsey tarafından imzalandığı bir dev bir bürokrasi olduğunu savunuyor. Karşıtlar, Avrupa Parlamentosu'nun bu kararları veto etme hakkının da bulunmadığını söylüyor. Hırvatistan'ın tarım üretimini düşürmeye zorlanacağı, Hırvatların önümüzdeki yedi yıl boyunca AB'de çalışma hakkı alamayacağı ve Adriyatik kıyılarının yabancılara satılacağı da öne sürülüyor.
Dışişleri ve Avrupa Bakanı Vesna Pusic, referandumun ülkeleri için çok önemli bir karar ve tarihi bir fırsat olduğunu söyledi.
Referandumdan 'hayır' oyu çıkması halinde ne olacağı sorusu üzerine Pusic, ülkenin bu kararın ekonomideki etkilerine katlanmak zorunda olacağını söyledi.
Pusic, 'hayır' oyu halinde ülkenin kredi notunun önümüzdeki haftadan itibaren çökmeye başlayacağını ve Hırvat menkul kıymetlerinin değerini hızla kaybedeceğini belirtti ve yatırımların geri çekeceğini, doğal olarak işsizliğin artacağını ekledi.
Referandumdan dört gün önce başkent Zagreb'i ziyaret eden İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, ülkesinin 1990'ların ortasında derin bir kriz yaşadığını, ancak 1994'te AB'ye katıldıktan sonra 'müthiş bir şekilde' kalkındıklarını söyledi.
Hırvatistan'ın AB'ye katılması halinde egemenliğini yitireceği iddialarına da karşı çıkan Bildt, Hırvatistan'ın AB kurumlarında, başta yerel politikalar olmak üzere önemli söz hakkı sahibi olacağını söyledi. İsveçli bakan, Hırvatistan'ın AB üyesi olması halinde hem Hırvatistan'ın, hem de AB'nin ekonomik sorunlarının daha kolay çözüleceğini belirtti.
Hırvatistan'ın Başmüzakerecisi Vladimir Drobnjak, Vukovar kentinde yaptığı konuşmada vatandaşların AB'den korkmaması gerektiği, çünkü Hırvatistan'ın istediği zaman AB'den ayrılabileceğini söyledi.
Drobnjak, 'Hırvatistan bir gün bu seçeneği ele alırsa, Lizbon Antlaşması'nın 50. Maddesi tüm ülkelere kendi anayasaları çerçevesinde AB'den ayrılma hakkı tanıyor.' dedi.
Euro krizi göz önünde bulundurulduğunda AB'ye üye olmak için doğru zaman olup olmadığı soruları karşısında ise Drobnjak, AB'nin halen dünyadaki nüfusun yüzde 7'sine ev sahipliği yapmasına rağmen, dünya ekonomisinin yüzde 20'sini teşkil ettiğini hatırlattı.










