Haber
Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri tüm sürecin en durgun zamanlarını yaşıyor. Bunda hem AB'nin hem de Türkiye'nin payı olduğunu söylemek mümkün. AB kendi içindeki ekonomik ve siyasi krizleri bahane ederek Türkiye'yle ilişkilerini beklemede tutarken dün Atlas Okyanusu'ndaki küçük ada ülkesi İzlanda ile üyelik müzakerelerine resmen başladı.
320 bin nüfuslu bu ada ülkesinin kısa bir müzakere süreciyle 2012 ya da 2013 yılında birliğe kabul edilmesi bekleniyor. Zira İzlanda zaten AB Ekonomi Bölgesi üyesi ve Schengen ülkesi.
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, bu adımı 'tarihi bir an' olarak nitelendirdi. Füle, izlanda'nın üyeliğinin her iki taraf için de yararlı olacağını, ancak tarafların çaba göstermesi gerektiğini söyledi. izlanda Dışişleri Bakanı Össur Skarpedinsson da 'Biz Avrupa'ya aidiz' sözleriyle müzakere sürecini başlattı ve Avrupa'ya seslenerek, 'Kapınızı çalıyoruz, ama eli boş gelmiyoruz' dedi.
İzlanda'nın AB üyeliği başvurusu temelde küresel ekonomik krizin ülkede yarattığı açmazlar nedeniyle yapıldı. İzlanda krizden çıkışın yolunu AB'den alacağı ekonomik destekte görüyor.
Müzakerelerin kısa süreceği düşünülse de AB ile İzlanda arasında sorun yaratabilecek kimi konular mevzut. Stefan Füle, balıkçılık ile tarım politikası, çevre, bölgesel kalkınma, gıda güvenliği ve Mali alanı kapsayan fasıllarda izlanda ile güçlükler yaşanabileceğini dile getirdi. Stefan Füle, İzlanda'ya bu konuları açık ve direkt bir şekilde ele alma çağrısında bulundu. Ancak İzlandalılar için balıkçılık AB'ye üyelik sürecinde önemli bir engel olarak görülüyor. Çünkü İzlanda ihracatının yaklaşık yarısını balıkçılık sektöründen sağlıyor. 35 yıldır 200 millik karasularında tek başına avlanan izlandalı balıkçılar AB'ye girerek avını ispanyol ya da ingiliz meslektaşlarıyla paylaşmak istemiyor.
izlanda'nın AB üyelik müzakerelerinde karşılacağı bir diğer güçlük de Mali krizde yatırımlarını kaybeden alacaklılar. Hollanda ile ingiltere izlanda bankalarında parasını kaybeden vatandaşları için yaklaşık 4 milyar euro talep ediyor. İzlanda halkı Mart ayında yapılan bir refedandumda geri ödeme yapılmaması yönünde oy verdi. izlanda içişleri Bakanı Steingrimur Sigfusson, İzlanda halkı istemese de alacaklılara parasını ödemenin bir yolunu bulmak zorunda olduklarını söylüyor. Tüm bu güçlüklere karşın İzlanda AB'ye hazır olduğu görüşünde. Ancak AB üyeliğini isteksiz görünen İzlanda halkının da onaylaması gerekiyor.









