55Haber
“Şimdiye kadar 54 devletin resmen tanıdığı küçük Kosova’ya ABD Başkanı da kutlama mesajı gönderdi ama bu küçük devlet tek başına ayakta kalacak duruma hala gelemedi. Balkan ülkeleri birbirine girdiğinde yanı başındaki yangını görmezden geldiğini unutmak isteyen Avrupa, Kosova’ya yardım etmek zorundadır. Avrupa ülkeleri, Kosova’nın eski Yugoslavya devletinin karmaşık yapısı içinde çıban başı olacağını bilmelerine rağmen bu sorunun kendiliğinden çözülmesini temenni etmekteydiler. Ama öyle olmadı. Avrupa’nın, sırtındaki kambur olarak gördüğü Kosova’ya yardım etme gönüllülüğünün azaldığını görüyoruz.”
Avrupa’daki bu yeni devletin hayatta kalma şansını değerlendiren Maerkische Oderzeitung gazetesi, bazı üyelerinin siyasi ve ekonomik nedenlerle tanımaya yanaşmadığı Kosova’ya AB tarafından yardım edilmesinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor:
“Priştine yönetiminin yakında AB ve NATO’ya üye olmak istemesi yadırganacak bir durum. Uluslararası mahkemelerde Kosova’nın bağımsızlığına karşı mücadele veren Belgrad yönetimiyle Kosova arasındaki anlaşmazlık daha da büyüyecek. Hatta Sırp çoğunluğun yaşadığı bölgelerin Kosova’dan ayrılıp Sırbistan’a bağlanması bile mümkün. AB ve NATO, şimdilik buna fırsat vermiyor. Ancak günün birinde, himaye altında tutulan Kosova’nın geleceği hakkında karar vermek gerekecek.”
Financial Times gazetesi ise bugün başyazılarından birini Kosova'nın bağımsızlığının birinci yıldönümüne ayırıyor.
"Kosova bugün en vahim korkularının hayata geçmemiş olmasının verdiği güvenle, bağımsızlığının birinci yıldönümünü kutluyor."
"İki milyon etnik Arnavut ve 120 bin etnik Sırp'ı ayıran gerginliğe rağmen, geçen bir yıl içinde ciddi bir şiddet ya da mülteci hareketi olmadı."
"Sırbistan, Kosova üzerindeki egemenlik iddialarından vazgeçmese de, geçen sene iş başına gelen Belgrad'daki liberal hükümet, AB'ye girme umuduna zarar verme korkusuyla, tartışmaları alevlendirmekten kaçındı."
"Teorik olarak yeni Amerikan hükümetinin Moskova ile bağlarını tamir etmesinin Kosova konusunda ortamı yumuşatması gerekir. Ancak ekonomik kriz ve Ortadoğu konusuyla meşgul olan küresel gündemle beraber bu konuda hızlı bir ilerleme beklemek acelecilik olacaktır."
"AB ise bu konuda aşamalı bir ilerlemeye odaklanmalıdır. Küresel gündemdeki diğer başlıklar, Batı Balkanları unutma isteği uyandırabilir. Ancak AB bunu yapmamalıdır. Çünkü o bölgede bir istikrar olmadan Avrupa'nın genelinde bir istikrardan söz edilemez."(DW)










