Logo EurActiv.com.tr

Uluslararası Kriz Grubu'na göre Kıbrıs'ta umut ışığı var

Bookmark and Share

13.05.2010
International Crisis Group'tan Hugh Pope ve Didem Akyel "Lizbon Antlaşması Kıbrıs'a ümit ışığı tutuyor: AB-Türkiye-Kıbrıs üçgeninde çözüm" başlıklı analizlerinde Lizbon Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle Kuzey Kıbrıs'a uygulanan izolasyonun sona ermesi için bir fırsat penceresi açıldığına dikkat çekiyor.

Haber

Uluslararası Kriz Grubu Kıbrıs ve Türkiye Direktörü Hugh Pope ve uzman Didem Akyel nisan ayı içerisinde önemli bir çalışma yayınladılar. "Lizbon Antlaşması Kıbrıs'a ümit ışığı tutuyor: AB-Türkiye-Kıbrıs üçgeninde çözüm" başlıklı makalede Lizbon Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi ardından Avrupa Birliği karar mekanizmalarında yaşanan değişiklik ile Kuzey Kıbrıs'a uygulanan izolasyonun kalkabileceği belirtiliyor. 

Konunun arka planı ise şu şekilde: AB Konseyi 27 Nisan 2004'te, Rum kesiminin Annan Planı'nı reddetmesi sonucunda Kıbrıs'ın AB'ye katılımdan önce birleşememiş olmasının verdiği hayal kırıklığını azaltmak ve Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonuna son vermeye kararlılığını göstermek adına bir girişimde bulunmuştu. Avrupa Komisyonu 7 Temmuz 2004'te KKTC ile AB arasında "Doğrudan Ticaret Tüzüğü" önermişti. Ancak 1 Mayıs 2004'te AB'ye üye olan Kıbrıs Rum Yönetimi bu tüzüğü veto etti. 

AB'nin 1 Aralık 2009'da yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması ise Avrupa Parlamentosu'na ticaret antlaşmalarında (AB Konseyi ile birlikte) kararlara katılma yetkisi tanıyor. 

Bu sebeple Doğrudan Ticaret Tüzüğü de 1 Mart 2010'da otomatik olarak Avrupa Parlamentosu'nun gündeme geldi.

Tüzük, Avrupa Parlamentosu ve (vetoya tabi olmaksızın) "çifte çoğunluk" esasına göre AB Konseyi tarafından onaylanacak olursa, yürürlüğe girecek. Bu durumda Türkiye, hava ve deniz limanlarını (1987'ye kadar olduğu gibi ve gümrük birliği uyarınca) Kıbrıs Rum gemilerine açacak olursa, AB Konseyi'nin 2006'da bloke ettiği 8 fasıl açılabilir ve böylelikle katılım müzakereleri tıkanmaktan kurtulabilir. AB Komisyonu ve AB'nin çıkarını Türkiye'nin katılımında gören üye ülkelerin önümüzdeki aylarda bunu sağlamak için çalışmaları beklenebilir. Ancak şu anda Avrupa kurumlarında Güney Kıbrıs Tüzük karşıtı ciddi bir lobi faaliyeti içerisinde. Her fırsatta tüzüğe ilişkin görüşmelerin yapılmasını hatta parlamento oturumlarında konuşulmasını dahi engellemeye çalışıyorlar.

Bu faaliyetler ışığında neler olacağını yakın gelecekte göreceğiz.

Pope ve Akyel'in işaret ettiği bir diğer nokta ise şu şekilde Talat ve Hıristofyas arasında başlayan müzakerelerde önemli bir aşama kaydedilmesi ve görüşmelerin hem Türkiye hem de Yunanistan tarafından destek görmesi.

Hugh Pope ve Didem Akyel tarafından kaleme alınan analiz için tıklayınız.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics