Avrupa Birliği’nin (AB) yeni bütçe ve tarım reformuna ilişkin görüşmeler Macaristan’ın altı aylık geçici dönem başkanlığı sırasında başlatılacak Euro bölgesinde ekonominin yönetimi muhtemelen gündemin en önemli maddesi olacak.
Köşe taşları:
- 1 Ocak: Macaristan dönem başkanlığını üstleniyor.
- 25 Ocak: Macaristan eğitim, spor, kültür ve sosyal politika bakanları çalışma programlarını dönem bakanlığına sunacak. Hungarian
- Ocak sonu: İlk dört aylık ekonomik yönetim: Komisyon yıllık büyüme araştırmasını Avrupa Parlamentosu’na (AP) sunacak.
- 4 Şubat: Enerji konulu AB zirvesi.
- 24-25 Mart: Euro bölgesine kalıcı bir istikrar mekanizmasinin kurulması için Lizbon Anlaşması’nda değişiklik için uzlaşı aramak üzere AB zirvesi toplanacak.
- Nisana kadar: Komisyon AB için Çingene strateji taslağı hazırlayacak.
- 2-3 Mayıs: Enerji bakanları 2050 enerji yol haritasını tartışmak üzere gayri resmî olarak toplanacak.
- 26 Mayıs: Doğu Ortaklığı zirvesi.
- 10 Haziran: AB Enerji Zirvesi Lüksemburg’da toplanacak.
- Haziran: Komisyon bütçe finansmanı için “öz kaynak” bildirgesi yayımlayacak.
- 1 Temmuz: Polonya AB dönem başkanlığını üstlenecek.
Özet:
Macaristan İspanya ve Belçika’dan sonra birliğin dönem başkanlığını 1 Ocak itibarıyla üstlenecek.
Yeni AB bütçesi ve Ortak Tarım Politikası’nın (CAP) geleceğiyle ilgili görüşmeler Macaristan’ın dönem başkanlığı sırasında başlatılacak.
Yeni altı aylık dönemin önemli adımlarından biri Orta Avrupa’yı Tuna Stratejisi’nin 1 Temmuz’da uygulamaya konulması dünya sahnesinde daha görünür hâle getirmek.
Sosyal meselelerde Macaristan dönem başkanlığının önceliği tabuları yıkmak ve AB’nin karşı karşıya kaldığı demografik güçlükleri gidermek, aile politikalarını geliştirmek, çocuk yoksulluğunu aşağı çekmek ve Çingenelerin sosyal uyumu noktasında yeni bir çığır açmak.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın Fidesz Partisi nisandaki seçimleri kazandı ve Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso ekim başında Macaristan hükümetinin AB dönem başkanlığı programının “çok iddialı” olduğunu söyledi.
Kasımda Orbán iki önemli önceliğin rafa kaldırılması için zorlandı: Su yönetimi ve kültürel çeşitlilik. Çünkü ekonomi meseleleri daha önemliydi ve euronun kurtarma mekanizmasını faaliyete geçirebilmek için Lizbon Anlaşması’nda değişikliğin yapılması gerekiyordu.
Macaristan euro bölgesi üyesi değil ancak Macaristan Maliye Bakanı yine de ECOFİN Konsey toplantılarına başkanlık edecek.
Milliyetçilik
AB’ye karşı Macarlar hevesli görünmüyor, dönem başkanlığı sırasında tekrar yükselişte olan milliyetçi söylem benimsenecek.
Nisanda yapılan son genel seçimlerde aşırı sağcı Jobbik 47 sandalye kazanarak ülkenin üçüncü büyük partisi oldu. Merkez sağın temsilcisi Fidesz 263 sandalye ve sosyalistler 59 sandalye kazandı. Jobbik ayrıca Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 3 sandalyenin de sahibi.
Orban AB Belçika dönem başkanlığı için toplanan son AB zirvesinde yaptığı konuşmada “İyi yurttaşlar olmaktan korkmuyoruz. Milliyetçiliğin Avrupa için bir tehlike olduğu fikrini kabul edemem” dedi.
Macaristan’ın görev süresince ayrıca Lizbon Anlaşması kapsamında yeni kurumsal düzenlemeler de ele alınacak.
Macaristan’da genel olarak AB’ye karşı şüpheci bir tutum sergileyen hükümet euro bölgesini ekonomik sıkıntıdan kurtaracak kalıcı bir mekanizmanın oluşturulabilmesi için gerekli anayasal değişiklikler konusunda diplomatik hünerlerin gösterebilecek.
Euro bölgesine üyeliği bulunmayan Macaristan Yunanistan’daki borç krizi sonraında ekonomi politikasının eş güdümlü hâle getirilmesi AB’nin ekonomik yönetimiyle ilgili tartışmalara ön ayak olacak A non-member of the euro zone, Hungary will also steer discussions over the EU’s economic governance during the first "semester" of economic policy coordination agreed in the aftermath of the Greek crisis.
Balint Odor, Hungarian deputy state secretary for European affairs, said that the basic principle of their approach would be to promote the EU interest above all and sort out other ongoing issues "by playing the role of honest broker."
The number of meetings between heads of state is still to be decided according to turns of events, but 15 informal ministerial meetings are already scheduled for the 6 month period.
Gödöllö castle close to Budapest, a symbol of the former Austro-Hungarian empire, has been chosen to host high level meetings during the Presidency.
Konu başlukları
Yeni “üçlü” başkanlık formatına göre, Macaristan’ın dönem programı İspanya ve Belçika’nın programlarıyla birlikte ele alınıyor. Özetle program öncelikleri aşağıdaki gibidir:
- Büyüme, istihdam ve sosyal uyum: AB’nin dört aylık ekonomi politikası eşgüdümünde İstikrar ve Büyüme Paktı’nın yenilenmesi, makroekonomik denetim mekanizmalarının oluşturulması, kalıcı bir kriz mekanizmasıyla AB bütçesinin en kısa sürede onaylanması.
- Daha güçlü bir Avrupa: Ortak Tarım Politikası (CAP) tartışılırken üzerinde durulacak konular arasında CAP’in kamu malları hükmünün çalışır hâle getirilmesi gibi gelecekte karşılaşabileceği güçlükler de ele alınacak. Uyum politikası küresel anlamda daha rekabetçi olabilmek için birleşik Avrupa hedefiyle tartışmaya açılacak. Etkili ortak bir enerji politikasının oluşturulması olacak.
- Vatandaşlarına yakın bir birlik: Ortak bir Avrupa himaye sisteminin kurulmasına ilişkin çalışmaları başlatmak ve Stokcholm Programı altında adalet ve iç işleri bakanlığıyla bu konuda işbirliğine gitmek. Organize suçlar ve siber suçla mücadelenin daha etkinleştirilmesi. AB’nin Temel Haklar Sözleşmesinin Lizbon Anlaşması’na uyarlanması, değerlendirilmesi ve keza Avrupa Gönüllülük Yılı’nın teşvik edilmesi.
- AB genişleme ve dış politikası: Gereksiz yere geciktirilmemesi gereken Hırvatistan üyeliği de dâhil olmak üzere genişlemenin devamını teşvik etmek. AB’nin Dış Eylem Servisi’ni faaliyete geçirmek ve Doğu Ortaklığı ile AB’nin altı kapı komşusuna katma değer eklemek.
Ekonomi yönetimi
Macaristan’ın AB Daimi Temsilcisi Péter Györkös ülkesinin dönem başkanlığı sırasında en önemli konunun krizden çıkış ve yeni bir ekonomi yönetimi tasarlanması olacağını söyledi.
Avrupa Politika Merkezi’nde (EPC) kasım ayında yaptığı konuşmada Györkös, Macaristan’ın Yunanistan’daki borç krizi sonrasında ekonomi politikaları İstikrar ve Büyüme Paktı ve Avrupa 2020 istikrar ve istihdam stratejisi altında düzenlendiği ilk dönem başkanlığı olacağını kaydetti.
Macaristan dönem başkanlığı finansman denetiminde reform görüşmelerini başlatmayı, sermaye piyasalarına şeffaflık getirmeyi, bir kriz önleme çerçevesi geliştirmeyi ve bankalar için sermaye gereksinimlerinin gözden geçirilmesini planlıyor.
Kısa vadede ise tek para birimi konusunda piyasa istikrarının temin edilmesi hedeflenecek.
16-17 Aralık’ta düzenlenen AB zirvesinden sonra konuşan Macaristan Başbakanı Viktor Orban ülkesinin dönem başkanlığının “AB’ye üye ülkelerdeki borç krizlerine rağmen piyasalara yardım etmek istediğine ve istikrar mekanizmasının euro para birimini zayıflatmayacağına dair açık bir mesaj göndermesine yardımcı olacağını söyledi.
Orban “Euro para birimi krizde değil. Şu anda bazı ülkelerde devam etmekte olan bildiğimiz borç krizidir” dedi.
AB bütçesi ve tarım reformu
Aralık 2010 zirvesinde İngiliz Başbakan David Cameron AB 2014-2020 dönemi bütçesine bir üst sınır getirilmesi çağırısında bulunurken kendisine Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve diğer bazı liderler destek verdiler.
Ekonomik kriz zamanında üye devletler genel bütçesinin kısıtlanması ile AB bütçesinin aslında ekonomilerine yeni bir başlangıç yapabilmeleri için daha yoksul ülkelere yardım edilebilmek amacıyla artırılması konusunda görüş ayrılığına düştüler. Keza bazı üyeler birliğin AB Dış Eylem Servisi’nin kurulması gibi yetki alanlarında faaliyette bulunabilmek için daha yüklü bütçeye ihtiyaç duyulduğunu ileri sürüyor.
Macaristan Dışişleri Bakanı Janos Martonyi İngiliz teklifine karşı çıkarak bütçeye kısıtlama getirilmesinin AB’de “büyük bir çekişmeye” sebep olacağını ileri sürdü.
Macaristan’ın Fransa Büyükelçisi France László Nikicser bu yılın başlarında Budapeşte’nin küçük bir ülke avantajını kullanmak istediğini ve dönem başkanlığı sırasında bu nedenle daha siyasî bir gündem hazırlamak istediğini kaydetti.
Ortak programın açıklanması sırasında Nikicser “İklim, enerji veya yenilikçilik gibi yeni ortak politikalar geliştirmemiz gerekiyor ve sonra bunlara nasıl kaynak sağlayabileceğini görmemiz gerekiyor” dedi.
Macaristan Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Enikő Győri aralık ayı içinde yaptığı açıklamada Avrupa’da sürdürülebilir gelişimin sağlanması gerektiğine ancak bunun kredi esasına dayalı olmaması gerektiğine dikkat çekti. Győri bölgesel politikalar ile güçlü bir CAP politikasından yana olduğunu belirtti.
Macaristan dönem başkanlığı programına göre, vatandaşların CAP’la ilgili olarak yüksek kaliteli ve güvenli gıda sanayinin devamlılığıyla ilgili beklentileri daha bütüncül bir çerçevede karşılanacak.
Program metninde konuyla ilgili olarak “Nitekim yanlıca gıdanın tedarik edilmesi değil aynı zamanda kırsal yaşam ve ortamın korunmasına katkıda bulunulması, ekolojik hizmet sunulması, istihdamın artırılması ve belli bir takım demografik sorunların çözümüne yardımcı olunması gerekir” dedi.
Avrupa Komisyonu temmuzda CAP politika taslağını yayımlayacak, bunu Avrupa Parlamentosu (AP) ile üye devletlerin resmî müzakereleri takip edecek.
Lizbın Anlaşması’nda değişiklik
AB liderleri Lizbon Anlaşması’nın AB’nin işlevi konulu 136. Maddeye bir paragraf eklenmesini kararlaştırdı. Böylece ciddi borç altında bulunan ülkelerin kurtarılması için bir takım zorunlu şartlar altında kalıcı bir mekanizması oluşturulması sağlanacak.
Lizbon Anlaşması’nda yapılacak değişikliğe İrlanda gibi anlaşmanın doğrudan halk oylamasına sunulması gereken bazı ülkeler şiddetle karşı çıkıyor. Ancak 48. Maddenin 6. Bendine göre mevzuatın basitleştirilmiş gözden geçirilmeye tabi tutulmasıya referanduma gerek kalmayacak.
AB liderlerinin mart zirvesinde meclis anlaşmanın temmuzdan önce onaylanması ve Macaristan dönem başkanlığının bu süreci rahat bir şekilde takip edebilmesi konusunda mutabakata vardılar.
Euro tahvillerin piyasaya sürülmesinin ise Aralık 2010 zirvesinde “zamanının uygun olmadığı” düşünüldü. AB liderleri ileri düzeyde finansman ortaklığından yana tavır aldılar. Macaristan dnem başkanlığı dolayısıyla ortak çalışma ve kurum vergilendirme düzeyleriyle ilgili görüşmelere hâkim olabilecek.
Çingeneler
Macaristan dönem başkanlığının önceliklerinden biri Adalet ve İçişleri’nde Stockhol Programı’nı uygulamaya koymak. Györkös’e göre, program kapsamında bu yıl dönem başkanlığını devralacak üçlü devletler “vatandaşların tek Avrupa’sı” fikrini yaymaya çalışacak.
Macaristan özellikle nüfusun yüzde 4’ü oranındaki Roman azınlıklarla ilgileniyor. Romanlara olumlu bir yaklaşım resmî “Roman Stratejisi” çerçevesinde fonların uygun kullanımını sağlamak. İlgili fonlar Macaristan Başbakanı’nın kasımda Komisyon yetkilileriyle bir araya geldiğinde taahhüt edilmişti.
Avrupa 2020 stratejisinin üç başlığının kesinlikle Roman meselesi ile bağlantılı olduğunu kaydeden Macaristan’ın AB Büyükelçisi kasımda gazetecilere dönem başkanlığının önceliklerinin “işsizlik, okul terk ve yoksulluk” olduğunu söyledi.
Györkös AB’nin vatandaşlarla bağları sıkılaştırmak istediği için Avrupa’da nüfusu 12 milyona varan Romanlarla da yakınlaşacaklarını kaydetti. Ancak Roman meselesi başkanlığının ilk yarısından önce gündeme gelmeyecek. İlk yarı sonuna haziranda yapılacak AB zirvesinde sentez bir rapor sunulacak.
Orban’a göre, Macaristan’ın dönem başkanlığı sırasında kültürel çeşitliliğin çok önemli bir konu olacağını ancak bunun milliyetçiliğe ters düşmemesi gerektiğini söyledi.
Schengen ve genişleme
Macaristan’ın dönem başkanlığında Schengen bölgesinin Romanya ve Bulgaristan’ı kapsayacak şekilde 2011’de genişletilmesini sağlaması bekleniyor. Başbakan Orban Aralık Zirvesi’nde gazetecilere Romenlerin Schengen’e girebilmesi için Romen Cumhuraşkanı ile bu konuda mücadele verebileceğini söylemişti.
Ancak özellikle Fransa Schengen’e katılımı Romanların göç akımıyla ilişkilendiriyor ve politikaların Romanları da kapsamak için yeterli olmadığını ileri sürüyor.
Orban ayrıca Hırvatistan’ın birliğe katılmasının “AB için iyi” olacağını belirterek Batı Balkanların bütünleşme sürecini hızlandırmak için çalışacaklarını da sözlerine ekledi. Orban aralıktaki AB zirvesinde konuyla ilgili olarak “Haritaya bakın. Solda AB sonra birçok siyah nokta sağ tarafta. Bizim bu anlaşmazlıkları çözmemiz gerek” demişti.
Avrupa Politika Merkezi’nde konuşan Macar yetkililer ayrıca üye devletleri Türkiye’nin katılım müzarekelerinde daha fazla başlık açılması için ikna etmeye çalışacaklarını kaydettiler.
Macaristan’ın coğrafî konumu itibarıyla Doğu Ortaklığı’na katkıda bulunması da bekleniyor; Ukraynalı futbol taraftarlarıyla sınır ötesi sorunların yaşanabileceği endişesiyle özellikle 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde…
Györi verdiği mülâkatta sivil ilişkilerin, mülkiyet haklarının korunmasının ya da enerji kaynağı krizinin önlenmesi için erken uyarı sistemlerinin bu kapsamda somut bir şekilde ele alınacağını kaydetti.
Orta Avrupa
Kendisinden sonra dönem başkanlığını devralacak olan Polonya ile birlikte Macaristan Orta Avrupa ülkelerini ilgilendiren konuları ele alacak.
AB konularıyla ilgili olarak iki ülke aralarında Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovakya’nın da bulunduğu Visegrad Grubu’nda yer alan ülkelerle eşgüdümlü hareket etmeye hazırlanıyor.
“V4” olarak da bilinen adı geçen ülkelerin coğrafî konumları ve eski komünist ülkeler olmaları nedeniyle birçok alanda ortak çıkarı bulunuyor.
Özellikle bu ülkelerin AB’nin bölgeler politikasının bütçesini savunmaları bekleniyor. Macaristan’ın Avrupa İlişkilerinden Sorumlu Devlet Bakanı Balint Odor eylülde yaptığı açıklamada “Güçlü ve tek bir Avrupa istiyoruz, iki vitesli olanı değil. Ayrıca Orta Avrupa’da işbirliği ve uyumun güçlendirilmesini de istiyoruz” dedi.
Ortak çıkarları ilgilendiren diğer konular arasında 8 Aralık’ta Komisyon’da onaylanan Tuna Stratejisi de yer alıyor. Ekimde Tuna Nehri’ni kırmızıya boyayan atık faciası sonrasında Macaristan su idaresinin bu çerçevede kendileri için bir öncelik olacağını söyledi.
Sekiz AB üyesi (Avusturya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya) ile Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan, Moldova, Karadağ ve Ukrayna adı geçen strateji kapsamında yer alıyor.
Macaristan Dışişleri Bakanı Janos Martonyi “Avrupa İle Macaristan’ın ulusal çıkarları arasında bir tezat bulunmuyor,” diyerek stratejiye göndermede bulundu. Baltık ve Adriyatik makro bölgesinde başlatılan girişimler de Macaristan dönem başkanlığı için önemli olacak.
Çevresel sorunlarla ilgili olarak AB’nin biyoçeşitlilik stratejisi de martta toplanacak Çevre Konseyi toplantısında ele alınacak.
Enerji kaynağı
Ortak bir AB enerji politikası ve birliğin enerji kaynak güzergâhına doğru ilerlenmesinin de kendileri için öncelik olacağını kaydeden Devlet Bakanı Kiss ayrıca Şah Deniz II gaz rezervleriyle ilgili satış anlaşmalarının nisanda imzalanacağını bildirdi. Şah Deniz II rezervleri AB’nin en önemli potansiyel gaz kaynakları arasında yer alıyor.
Macaristan dönem başkanlığı AB Enerji Tasarrufu Eylem Planı’nı Haziran 2020’ye kadar ortak sonuca bağlamak üzere mutabakata varmayı da bekliyor. Enerji bakanları da bu dönemde Enerji Yol Haritası-2050 üzerinde tartışıyor olacaklar.
Ortak bir enerji piyasası ve politikası da 4 Şubat’ta toplanacak özel bir AB zirveinde ele alınacak. Sürdürülebilir enerjinin kullanımı, toptancı piyasalarında enerji şeffaflığının düzenlenmesi, enerji üretimi ve işbirliği de Macaristan dönem başkanlığı sırasında ele alınacak. Varılacak sonuçlar önceki dönem başkanlıklarında yapılan işlerle bağlantılandırılacak.
Enerji altayapısının 2020’ye kadar oluşturulması için işler bir program hazırlanması mayıs ayında Budapeşte’de yapılacak yüksek düzeyli bir konferanstan sonra tamamlanmış olacak.
Taraflar
İstihdam ve Sosyal İşler Komiseri László Andor Macaristan’ın dönem başkanlığı süresince sosyal konulara da katkıda bulunacağını belirtti.
Andor “Macaristan, İspanya ve Belçika’dan istihdam ve sosyal ilişkiler konusunda ağır bir gündemi devralmaktadır” derken “Macaristan’ın Avrupa’da sosyal modelin geleceğini biçimlendirme fırsatına sahip olduğunu ve Avrupa 2020’nin uygulanmasına katkı yapmaya kararlı olduğunu” kaydetti.
AP Fransız üyesi ve merkez-sağ Avrupa Halk Partisi (EPP) Başkanı Joseph Daul, Macaristan ve sonra Polonya’nın AB-27’nin yalnızca malî kriz değil aynı zamanda değerler krizi geçirdiği bir dönemde göreve gelmekte olduklarına dikkat çekti.
Macaristan dönem başkanlığının önceliklerini Avrupa’da yaşananların belirlediğini kaydeden Daul euro krizine ve bütçe sorunlarını hatırlattı. Macaristan Başbakanı Orban’ın Avrupa politikalarına duyduğu güveni dile getiren Daul “Orban AB’nin zorlukları sorumluluk duygusu içerisinde yüzleşmesi” gerektiğini söyledi.
AP’ın tek Roman milletvekili Macar Lívia Járóka hâlen Romanlarla ilgili bir mevuatı kaleme alıyor. Söz konusu metin Macaristan’ın dönem başkanlığı sırasında tartışamaya açılacak.
Járóka Macaristan hükümetinin Avrupa’da Roma Stratejisini hayata geçirme gayretlerinden memnunluk duyduğunu belirterek etnikten ziyade ekonomik alanda harekete geçilmesi çağırısında bulundu.
“Romanların dışlanmasının ardındaki en büyük neden ırkçılık ya da ayrımcılık değil bazı tarihî ve ekonomik etmenlerin birbirine bağlı oluşudur. Dolayısıyla strateji hedef kitleyi etnik kimliğe göre değil ortak ekonomik davranışlara, yoksulluğun azaltılmasına, Romanlar ve Roman olmayanlara eşit muamele edilmesine göre belirlemek olmalıdır” dedi.
Győri bir röportajında kendileri için en büyük zorluğun uzlaşı ortamı yaratmak olacağını söyledi.
“Ancak tarihî bir an yaşıyoruz. Üye ülkelerin ana hedefleri kriz yönetimi ile ekonomilerin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele bizim işimizi son derece kolaylaştırıyor.”
Bu arada dönem başkanlığı Ekonomik ve Malî İşler Konseyi’ne yoğunlaşacak. Győri “Yılın ilk yarısında iki yıllık iş yapacağız dersem sanırım abartmış olmam. Bu açıkçası kamu yönetiminin etkinliğinin bir testi olacak” dedi.
Macar siyasetçi ayrıca İspanya ve Belçika dönem başkanlıklarının üzerinde çalıştıkları politikaların devamının dönem başkanlığı programının yüzde 95’ini teşkil ettiğini sözlerine ekledi.
Macaristan Uluslar arası İlişkiler Enstitüsü’nde görevli kıdemli araştırmacı Gergely Romsics “Kimi uzmanların ve bazı araştırmacıların dolaylı da olsa destekledikleri şöyle bir görüş var: Macarların yapacakları her türlü planlama ve hazırlık eğer üye devletler girişime destek vermezlerse işe yaramayacaktır ve bu üyeler yalnızca kendi planlarını ya da en azından kısmen planladıklarını destekyeleceklerdir. Buna göre, kapsamlı girişimlere odaklanmamak sağlıklı bir tutum olacaktır. Ama bunu yerine daha uzun vadeli ve sürdürülmekte olan politikalara katkıda bulunarak kısır döngüden uzak durulması daha önemli” dedi.
Antwerp Üniversitesi öğretim görevlileri Steven Van Hecke ve Peter Bursens dönem başkanlığının beklentilerini yüksek tutmamasının daha iyi olacağı uyarısında bulundular. “Beklentileriniz düşükse -ki Macaristan örneğinde düşüktür – bunun en azından bir avantajı var: İnsanlara hoş sürprizler yapmanın kolaylığıdır”.
Macaristan’da yayımlanan Budapeşte Raporu isimli gazetenin editörü Tamas S. Kiss ülkenin dönem başkanlığı programının “Macaristan’ı Avrupa’nın önde gelen ekonomileri arasında yer almasını sağlayacağını” ümit ettiğini söyledi.
Kiss “1990’larda Macar ekonomisi Orta Avrupa’da liderdi ancak sosyal liberallerin uyguladığı ağır vergiler ve diğer ekonomik sıkıntılar nedeniyle artık geride kalmaya başladı” şeklinde yazdı.
Macaristan Dönem Başkanlığı'nda Türkiye-AB İlişkileri
Avrupa Birliği dönem başkanlığını 1 Ocak 2011 tarihinde Belçika’dan devralmaya hazırlanan Macaristan’dan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine dair olumlu mesajlar geliyor. Macaristan’ın İstanbul Başkonsolosu Andras Gyenge, bu ay gerçekleşen bir konferansta “Avrupa’nın genişlemekten başka çaresini bulunmadığını” savunarak Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin bir parçası olması gereken Avrupalı bir ülke olarak tanımlamıştı.
Macaristan Dışişleri Bakanı Janos Martonyi ise, geçtiğimiz günlerde verdiği bir demeçte, Türkiye’nin AB üyeliğini önemsediklerini ve bu konuda ilerleme kaydedilmesi için gerekeni yapacaklarını söyleyerek, “Bence AB'nin önünde büyük bir stratejik seçim bulunuyor. Ya AB'nin dışında yeni bir Osmanlı İmparatorluğu kurulacak ve AB'nin rekabetçisi olacak. Veya güçler birleştirilecek, Türkiye AB üyesi olacak.” diye eklemişti. Bununla birlikte Ekim ayında başmüzakereci Egemen Bağış ile bir araya gelen Martonyi, Macaristan’ın Türkiye ile görüşmelerde en az bir fasıl kapatmayı amaçladığını, ancak bunun aynı zamanda Türkiye’nin siyasi şartlarına da bağlı olduğunu belirtmişti ve ülkesinin yapabileceklerinin sınırlı olduğunu sözlerine eklemişti.









